DOLAR 32,5751 0.14%
EURO 34,9075 0.67%
ALTIN 2.438,930,27
BITCOIN 21731360,73%
Edirne
13°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Köprüden Önce Son Çıkış

Köprüden Önce Son Çıkış

ABONE OL
27 Mart 2024 13:32
Köprüden Önce Son Çıkış
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

Seçim tarihi yaklaştıkça adaylar Mahalle – Köy, Çarşı – Pazar dolaşarak oy toplamaya çalışıyor. Saadet Partisi İl Genel Meclis Üyesi 1. Sıra adayı olarak ben de arkadaşlarla seçim çalışmalarına katılıyorum. Bu ziyaretlerde kendi projelerimizi takdim ettiğimiz gibi seçmenlerin şikâyet, talep ve beklentilerini de dinlemiş oluyoruz.

Ancak seçmenin o kadar çok şikâyeti var ki, Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi; “Derdim çoktur hangisine yanayım, Yine tazelendi yürek yarası!”  İnsanlarımız, uzun yıllar sağcısı ile solcusu ile oyalandı! Geç de olsa anlamaya başladılar. Saadet Partisi olarak bizim kendilerine vermeye çalıştığımız mesaj, çözümün “Milli Görüş Belediyeciliği”nde olduğu. Çünkü bu ispatlanmış bir iddia!

Yaşları müsait olanlar hatırlar, 1994 Yerel Seçimlerinde o zamanki Milli Görüş’ün Partisi (Refah Partisi) Türkiye nüfusunun 3/2 sinin yaşadığı başta İstanbul, Ankara, Konya…  gibi büyük şehirler olmak üzere birçok il, ilçe ve kasabalarda Belediye seçimlerini kazanmıştı. CB ve AKP Genel Başkanı R.T. Erdoğan o zaman İstanbul’dan Refah Partisi Belediye Başkan Adayı idi ve seçildi.

Seçildi, ama Belediye koltuğuna oturup önündeki problemleri görünce adeta şaşırdı! Kendi tabiri ile İstanbul’un durumu; “Çöp – Çamur – Çukur” idi! Temizlik işçileri maaşlarını alamadıkları için toplu boykot yapmış, işi bırakmışlardı. Yeni seçilen Başkan Erdoğan, ne yapacağını şaşırmış ve durumu Genel Merkeze (Erbakan Hoca’ya) iletmişti.

Necmettin Erbakan Hoca, Refah Partisi’nin İstanbul İl Teşkilatına talimat vererek “tüm üyeler süpürgesini, küreğini (takım taklavatını) alıp, çöp taşımaya müsait aracı olanlar da araçlarını kullanıp şehri temizleyecek! Ve kısa zamanda şehir temizlendi. Hemen ardından çalışanların ödenmeyen maaşları ödendi ve İstanbul’da “Milli Görüş” Belediyeciliği böyle ispatlandı. Bunu yapabilen kaç parti var? İşte, Milli Görüş Belediyeciliğinin farkı bu! Arkadaşlarla Ramazan ay’ı münasebetiyle gündüzleri esnaf, akşamları da mahalle ziyaretleri yapıyor, Yatsı ve Teravih Namazlarını mahalledeki camide kıldıktan sonra kahvelerde vatandaşlarla buluşuyor ve kendilerini mesajımızı veriyor, onları da dinliyoruz. Çoğu dert küpü!

Geçtiğimiz günlerde İstasyon Mahallesi, Karaağaç, Yıldırım Hacı Sarraf, Yıldırım Beyazıt, Saraçhane ve Talat Paşa Mahallelerini ziyaret ettik. Birkaç mahalleden bazı örnekler vermek ikstiyorum!

İSTASYON MAHALLESİ: Bu yeni mahallenin planlamasında ilk düğme yanlış iliklenmiş!  Nasıl mı? O semt, nehir yatağına yakın bir ovada! Birkaç metre altında su var! Sanki yer kıtlığı varmış gibi güzelim ziraat arazisi yok edilmiş! Diğer taraftan ne doğru dürüst yolu yol, ne de imar planı plan! O akşam hafiften yağmur da yağıyordu, bütün yollarda su ve çamur birikintisi oluştu! Planda sanki “Labirent modeli” örnek alınmış!

Bu devirde böyle bir planla mahalle oluşturmaya kargalar bile güler! 

KARAAĞAÇ MAHALLESİ: Osmanlı döneminde Tarihi ve mükemmel tren istasyonu, 5-6 ülke Konsoloslukları, 2 İpek koza üretimi fabrikası, Otelleri, kırmızı kumla döşeli yolları, önleri çiçeklerle donatılmış içinde  “sükûnet” bulunan tarihi meskenleri, birbiri ile kesişen geniş, “Uçak Pisti”ni andıran Caddeleri… ile “Küçük Paris” olarak anılan Karaağaç Mahallesi de o şatafatlı halini son yüzyılda maalesef kaybetti! Ne yolu yol, ne doğru dürüst kaldırımı var, ne de temizlik, tertip düzeni. Güzelim tarihi tren istasyonu değerlendirileceği yerde ne hikmetse yol değiştirildi! Halk bunu yanlış buluyor, “buna başka formül bulunabilirdi. Mesela, tren hattı Yunanistan topraklarına girmeden Karaağaç’a gelebilir buradan da Edirne’ye bağlanabilirdi. Böylece tarihi İstasyonun faaliyeti devam ettirilmiş olurdu” diyorlar.

Karaağaç havası, suyu ve coğrafi konumu ile Edirne’nin en güzel semtlerinden biri. Şu anda Tren İstasyonu Bölgesi hariç Karaağaç adeta bir köy görünümünde! Merkezi bölgede kafeteryasından lokantasına, kahvehanesinden oteline varınca bayağı yapılaşmalar var. Bilhassa hafta sonları Edirne insanı adeta Karaağaç’a akın ediyior. Ama merkezi yönetimin de Belediye’nin de yaptığı pek bir şey yok! Karaağaç’a giriş köprüsünün sol tarafındaki üstü açık lağım kanalı aylar değil yıllardır üstünün kapatılmadığına halk bir anlam veremiyor! Halbu ki, Karaağaç, Edirne’de en temiz havaya sahip bir semt.Geçtiğimiz yıllarda restore edilerek hizmete açılan Demirtaş Camii minaresinin tepesindeki hilal eğrilmiş, düşmek üzere! İlgililerden biran önce bunun düzeltilmesi bekleniyor!

YILDIRIM – HACI SARRAF MAHALLESİ.  Bir zamanlar “Sarrafların” (Altın ve Gümüş Ticareti yapanlar) Mesken edindiği bölge “ferah” bir semt. Şimdi daha ziyade Roman Vatandaşlarımızın bulunduğu bu semt adeta sıradan bir köy! Belki de Edirne’de hizmet görmeyen yerlerin başında gelir. Başınızı yukarı kaldırdığınızda her taraf elektrik telleri ile dolu! Sıradan atılan asfaltlar, evlerin birçoğu gecekondu türü! Birçok semtte olduğu gibi yapılan bazı işler  “günü kurtarma” kabilinden! Burada sadece birkaç mahalleden örnekler verdim. Edirne’nin bilhassa eski yerleşim semtleri adeta dert küpü!

Ziyaret ettiğim eski semtlerin birbirinden pek farkı yok! Hepsinde ayni sorunlar, ayni şikâyetler; Pilansızlık, Alt yapı, Üst yapı, Temizlik, WC, Otopark, Su, Trafik, Yeşil alan… sorunları.

Bir zamanlar “Şehirler Sultanı” olarak anılan Edirne, günümüzde adeta ”sorunlar yumağı” haline getirilmiş bir şehir oldu! Birkaç fotoğraf bile bunu anlatmaya herhalde yeter!

Peki, ne olacak?  Böyle gelmiş, böyle gitmemeli! Onun için bu seçimlerde çok daha fazla düşünmeliyiz! Şunu da bilelim ki, Belediye Başkanı yönetmekten ziyade halka hizmet için seçilir. Milli Görüş Belediyecilik anlayışı “insan Merkezlidir!” insana hizmet için seçilir.

Seçimler bir bakıma önceki yönetimleri sorgulama fırsatı da olmalı! Şehrimizi bu güne kadar yönetenler ne vaat yapmışlar, ne kadarını yerine getirmişler?

Geç kalınmış olsa da artık Edirne’nin liyakatli, dürüst, israfa, yandaşlığa, ranta… meydan vermeyen aşkla, şevkle hizmet edecek Belediye’ye ihtiyacı var. Bunun için, “Milli Görüş Belediyeciliği”ni denememiz lazım! Şurada seçimlere iki gün kaldı. Yani, köprüden önceki son çıkıştayız! Sonra, “keşke” dememek için iyi düşünelim!

Dostça kalın…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.