Recep Çınar
Günümüz insanının anlaşma, haberleşme ve iletişim kurma araçlarından biri de medyadır. Medya insanların, olaylar ve diğer insanlarla kurduğu bir iletişim ortamıdır. Bu ortamda ise Gazete, Televizyon, Dergi, İnternet… gibi araçlar aracılığı ile iletişim sağlanmaktadır.
Sosyal Medya ise; İletişim araçları ve platformlar üzerinden oluşturulan sosyal etkileşim ve paylaşım ortamları demektir. Teknolojinin insan hayatına getirdiği yenilik ve kolaylıkların yanı sıra, birçok zararlarının da olduğu bir gerçektir. İnsan bu zararlardan kendisini ve ailesini koruyamaz ise ağır bedeller ödeyebilir!
Bu zararların bazılarını şöyle sıralayabiliriz.
Zihin kirliliğine ve bilgi dezenformasyonuna (doğru olmayan veya kasıtlı olarak çarpıtılmış bilgilerin yayılması) sebep olması!
Bazı araştırmalara göre modern teknolojinin insan hayatına getirdiği yenilik ve kolaylıkların yanı sıra, kişinin zihni meşguliyetini artırdığı gösterilmiştir. Daha çok görmeye dayalı bu dijital sosyal ağların hafıza kirliliği oluşturduğu, sözlü öğrenme becerisini zayıflattığı, unutkanlığı artırdığı, dinleme becerisini bozduğu, empati kurma becerisini azalttığı, zihni sürekli meşgul ettiği için (gelen mesajlar, iletişimler ve gereksiz diyaloglarla) kişideki zararı büyüttüğü ortaya konmuş ve giderek bu zararın arttığı dillendirilmiştir.
İnternet, bilgiyi çok hızlı ve kolay erişilebilir hale getirdi. Ancak bu durum insanların doğru bilgiye ulaşabildikleri anlamına gelmiyor! İnsan çok farklı alanlardan, çok fazla bilgi ile karşı karşıya kalıyor.
Bir konuyu araştırmak üzere harcanan emeğin yerini arama motorları aldı. Araştırılan konuya ilişkin bilgiler herkesin sorgulamaksızın kabul ettiği bilgi kaynağı haline geldi. Çok az insan internetteki bilgi kirliliğinin içerisinden doğru bilgiyi süzebiliyor. Kaynağı belirsiz, doğrulanmamış pek çok yalan haber ya da dedikodu internet üzerinden ve sosyal medya aracılığı ile çok kısa bir süre içinde yayılabiliyor. Yanlış bilgi üzerine inşa edilen kanaatler ve kararlar, insanı farklı yanlışlıklara sürükleyebiliyor.
Bir takım odaklar ise kendi çıkarları doğrultusunda çarpıtılmış verileri ya da yalan haberleri çok hızlı biçimde dolaşıma sokabilmektedirler. İslam coğrafyasında planlanan operasyonların zemini, bu tür bilgi dezenformasyonları ile ayrıca sosyal medya etkin bir şekilde kullanılarak, yalan ve kasıtlı haberlerle oluşturulmaktadır.
Hucurat Suresindeki şu ayet Müslümanlar için ilke mesabesindedir;
“Ey iman edenler! Eğer bir fasık (Allah’ın yasaklarını bilerek çiğneyen) size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hcurat S. :6) Yalan söylemek, İslam dininde büyük günah olarak kabul edilir ve bu konuda birçok hadis bulunmaktadır. Peygamberimiz (sas) bir hadislerinde; “Yalan, imanın karşıtıdır. Kişi yalan söyledikçe, imanı o kadar azalır” diyor.
Kendi kültür, örf ve adetlerimize uymayan, hele hele dinimizin bize tanıdığı meşru (İslam Hukuku) dairenin dışında kalan davranışların başkaları tarafından fark edilmesi, açıkça bilinmesi sosyal hayatımız için son derece zararlıdır.
Rabbimiz (cc), Kamer Suresi 49. Ayette ise: “Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” diyor!
Müslüman’ın her yaptığı işte ölçüsü, “Kur’an ve Sünnet” olmalıdır!
Dostça kalın…
GÜNDEM
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026GÜNDEM
04 Mayıs 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.