Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Ayten Eren, “Kıyık gibi doğal eşik alanlarda betonlaşma hız kesmeden sürerken, Kocasinan’da yapılan sınırlı ağaçlandırma çalışmaları kamuoyuna ‘çevreci belediyecilik’ olarak sunulmaktadır. Toprağı yok ederek yeşil alan yaratamazsınız. Edirne’de ise tam tersi yapılmakta; toprak kapatılmakta, suyun doğal döngüsü kesilmekte ve kent ısı adalarına teslim edilmektedir.” dedi.
Eren, Kıyık semtinin betonlaşmasına tepki gösterdi. Eren, Edirne Belediyesinin beton dökerek iklim kriziyle mücadele edemeyeceğini aktardı.
“İklim krizine karşı hiçbir koruyucu işlev görmez”
Eren, açıklamasında şunları kaydetti:
“Yerel basında yer alan ‘Kıyık’ta betonlaşma, Kocasinan’da ağaçlandırma’ başlıklı haber,
Edirne’de kent planlamasının iklim krizini merkeze almayan, parçacı ve mahalleler arasında
eşitsizlik yaratan bir anlayışla yürütüldüğü konusunda vatandaşlarda tepkilere neden
olmuştur. Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak altını özellikle çiziyoruz: İklim krizine karşı kentler betonla değil, toprakla ve yeşil alanlarla hazırlanır. Bugün bilimsel olarak çok net biçimde bilinmektedir ki; beton ve sert zeminler, yağmur suyunun toprağa ulaşmasını engelleyerek yeraltı su
kaynaklarını besleyemez. Yaz aylarında geniş beton yüzeyler ısı adaları oluşturarak kent sıcaklığını birkaç derece daha artırır. Dar alanlara sıkıştırılmış süs bitkileri, iklim krizine karşı hiçbir koruyucu işlev
görmez.
“Kentin geleceği, ‘birilerinin uygun gördüğü’ projelere kurban edilmektedir”
Buna karşın; Betonların yerine geçirgen toprak yüzeyler. Yağmur suyunu toprağa ileten doğa temelli çözümler. Yazın gölge sağlayan, terleme yoluyla serinlik yaratan bol ve geniş yapraklı ağaçlar. Bir mahallede yapılıp diğerinde yok sayılmayan bütüncül bir kent peyzajı, iklim krizine uyumun en temel ve en düşük maliyetli araçlarıdır.Edirne Belediyesi’ni; Kıyık başta olmak üzere betonlaşmanın arttığı alanlarda uygulamaları ivedilikle gözden geçirmeye, yağmur suyu yönetimi, ısı adaları ve yeşil alan sürekliliğini esas alan iklim uyumlu bir kent planı oluşturmaya, bu süreci bilimsel, şeffaf ve katılımcı biçimde yürütmeye davet ediyoruz. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Beton dökerek iklim kriziyle mücadele edemezsiniz. Toprağı yok ederek yeşil alan yaratamazsınız. Edirne’de ise tam tersi yapılmakta; toprak kapatılmakta, suyun doğal döngüsü kesilmekte ve kent ısı adalarına teslim edilmektedir. İklim krizine karşı dirençli kentler; yağmur suyunu yeraltına ulaştıran geçirgen zeminlerle, ısı adalarını önleyen geniş yapraklı ağaçlarla ve doğayla uyumlu peyzaj planlarıyla inşa edilir. Kent yönetimi, ağaç dikme törenleriyle değil; betonu geri çekerek, toprağı açığa çıkararak ve
doğal alanları koruyarak sorumluluğunu yerine getirir. Bugün yapılanlar, iklim krizini yönetmek değil; kamuoyunu oyalamaktır. Daha vahimi, bu uygulamaların bilimsel bir planı yoktur. Kent peyzajı; Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nün, meslek odalarının ve bağımsız uzmanların görüşleri alınmadan, kapalı kapılar ardında belirlenmektedir. Kentin geleceği, ‘birilerinin
uygun gördüğü’ projelere kurban edilmektedir.
“Ağaç dikmek konusunda bir çalışma yapılmamaktadır”
Soruyoruz ve yanıt bekliyoruz: Kıyık niçin betonlaştırılmaktadır? Neden halkın yeşil alan ihtiyacı ve ağaç dikmek konusunda bir çalışma yapılmamaktadır? Kocasinan Mahallesine ve kent refüjlerine dikilen ağaçların seçimi, iklim krizi sonucu çok soğuk/çok sıcak durumu göz önünde bulundurulmuş mudur? Bu kararlar hangi iklim uyum planına, hangi bilimsel rapora dayanmaktadır?
Unutulmamalıdır ki; Kentler geleceğe betonla değil, toprakla hazırlanır. Bugün yapılan her yanlış planlama, yarının daha sıcak, daha susuz ve daha yaşanmaz Edirne’si anlamına gelmektedir. Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak uyarıyoruz: Bilimden, katılımcılıktan ve ekolojik ilkelerden uzak her uygulama, bu kentin geleceğine karşı işlenmiş bir sorumluluktur. Bugün atılan her yanlış adımın bedelini yarın Edirneliler; daha sıcak yazlarla, daha fazla sel baskınıyla ve daha yaşanmaz mahallelerle ödeyecektir. Bu kenti vitrin projelere, beton tutkularına ve keyfi planlara teslim etmeyeceğiz.
Kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz: Edirne’nin toprağı, suyu ve ağacı sahipsiz değildir.” Haber Merkezi
GÜNDEM
05 Mart 2026GÜNDEM
05 Mart 2026GÜNDEM
05 Mart 2026GÜNDEM
05 Mart 2026GÜNDEM
05 Mart 2026GÜNDEM
05 Mart 2026GÜNDEM
05 Mart 2026