Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Özlem Becan, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi” kapsamında ihtiyaç duyacağı taşınmazların acele kamulaştırılmasının önünün açıldığını söyledi.
“Trakya’nın toprağı oldu bittiyle alınamaz” diyen Becan, Edirne’de hangi ilçeler, hangi köyler ve hangi taşınmazlar bu karar kapsamında kamulaştırılacaktır? diye sordu.
“TRAKYA’YA YALNIZCA SONUCU MU BİLDİRECEKSİNİZ?”
Becan, şunları kaydetti:
“Kararın ekindeki harita Trakya’nın geniş bir bölümündeki ruhsat sahalarını göstermektedir. Ancak Trakya halkının önüne hâlâ en temel soruların cevapları konulmuş değildir. İktidara açıkça soruyoruz: Edirne’de hangi ilçeler, hangi köyler ve hangi taşınmazlar bu karar kapsamında kamulaştırılacaktır? Kaç dönüm tarım arazisi etkilenecektir? Kaç çiftçinin toprağı için acele kamulaştırma yoluna gidilecektir? Hangi köylerden boru hatları geçecek, hangi alanlarda yol, enerji nakil hattı, üretim kampı, idari kampüs veya depolama tesisi kurulacaktır? Ve en önemlisi: Bu toprakların gerçek sahiplerine ne anlattınız? Tarlasında üretim yapan çiftçiye sordunuz mu? Köylüyü bilgilendirdiniz mi? Yerel yönetimlere, meslek odalarına, ziraat örgütlerine, çevre kuruluşlarına projenin kapsamını bütün açıklığıyla sundunuz mu? Yoksa yine Ankara’da karar verip Trakya’ya yalnızca sonucu mu bildireceksiniz? Bu mesele birkaç parselin kamulaştırılması meselesi değildir. Bu mesele mülkiyet hakkıdır, tarımdır, üretimdir, sudur, çevredir ve Trakya’nın geleceğidir.
“ACELE KAMULAŞTIRMA KARARIYLA ÇIKIYORSUNUZ”
‘Acele kamulaştırma’ sıradan bir kamulaştırma yöntemi değildir. İstisnai nitelikte bir hukuki mekanizmadır. Böylesine önemli bir yetki kullanılıyorsa iktidarın görevi kamuoyuna yalnızca bir karar numarası ve bir harita göstermek değil; nedenini, kapsamını ve sonuçlarını bütün açıklığıyla ortaya koymaktır. Çünkü o haritadaki çizgilerin içerisinde boş araziler yok. Çiftçinin tapusu var. Buğday var. Ayçiçeği var. Çeltik var. Köylerimiz var. Su kaynaklarımız var. Nesillerdir işlenen topraklarımız var. Trakya, Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim bölgelerinden biridir. Bu nedenle burada atılacak her adım yalnızca bugünün enerji politikasını değil, yarının gıda güvenliğini ve tarımsal üretim kapasitesini de ilgilendirir. Enerji kaynaklarının araştırılmasına karşı çıkmakla, ‘Bu proje nerede yapılacak, hangi toprağı etkileyecek, çevresel ve tarımsal bedeli ne olacak?’ diye sormak aynı şey değildir. Biz tam olarak bunları soruyoruz. Ve iktidardan genel ifadeler değil, isim isim, köy köy, parsel parsel açıklama bekliyoruz. Edirne’de kamulaştırılması öngörülen taşınmazları açıklayın. Toplam yüzölçümünü açıklayın. Etkilenecek köyleri açıklayın. Tarım arazilerinin miktarını açıklayın. Su kaynakları üzerindeki olası etkileri açıklayın. Çevresel süreçleri açıklayın. Kamulaştırma bedellerinin nasıl belirleneceğini açıklayın. Projenin takvimini açıklayın. Bu soruların muhatabı iktidardır ve cevap vermek de iktidarın sorumluluğudur. Yıllardır çiftçiye ‘üret’ diyorsunuz. Mazotun, gübrenin, tohumun, ilacın maliyeti altında ezilen üretici toprağını terk etmemek için mücadele ederken şimdi aynı çiftçinin karşısına bir de acele kamulaştırma kararıyla çıkıyorsunuz.
“TARIMSAL VE ÇEVRESEL ETKİLERİ ORTAYA KOYUN”
Çiftçiden üretmesini isteyip toprağının geleceğini belirsiz bırakamazsınız. Üreticinin sırtına maliyeti yükleyip, toprağı hakkında alınan kararı birkaç satırlık Resmî Gazete metnine sığdıramazsınız. Biz iktidarın Trakya’ya şunu açıkça söylemesini istiyoruz: Bu projenin Trakya’ya gerçek maliyeti nedir? Ne kadar tarım toprağı etkilenecek? Kaç insanın mülkiyetine müdahale edilecek? Ve bütün bunların karşılığında Trakya’ya ne bırakılacak? Eğer bu proje gerçekten kamu yararı taşıyorsa, kamuoyundan saklanacak hiçbir şey olmamalıdır. Belgeleri açıklayın, etkilenecek alanları gösterin, vatandaşın karşısına çıkın ve sorularını cevaplayın. ‘Biz karar verdik, siz uyacaksınız’ anlayışını kabul etmiyoruz. Trakya’nın toprağı Ankara’daki bir masada yalnızca koordinatlardan ve ruhsat numaralarından ibaret görülemez. Bu toprakların hafızası vardır. Bu topraklarda üretim vardır. Bu topraklardan geçinen binlerce aile vardır. Dolayısıyla mesele yalnızca kamulaştırma bedelinin kaç lira olacağı da değildir. Toprak yalnızca para değildir. Bir çiftçinin yıllardır işlediği tarlanın, ailesinden kalan toprağın, köyünün ve üretim düzeninin karşılığını yalnızca metrekare hesabıyla ölçemezsiniz. Buradan iktidara bir kez daha sesleniyoruz: Trakya’nın geleceği hakkında Trakya’dan habersiz karar vermeyin. Edirne halkının önüne açık, anlaşılır ve eksiksiz bilgiyi koyun. Hangi alanın neden kamulaştırılacağını anlatın. Tarımsal ve çevresel etkileri ortaya koyun. İnsanların mülkiyet hakkına ilişkin sorularını cevapsız bırakmayın.” Haber Merkezi
GÜNDEM
22 Eylül 2026GÜNDEM
22 Eylül 2026GÜNDEM
22 Eylül 2026GÜNDEM
22 Eylül 2026GÜNDEM
22 Eylül 2026GÜNDEM
22 Eylül 2026GÜNDEM
22 Eylül 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.