eşya depolama
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
bandstanddiaries.com
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
HAZRETİ HÜSEYİN’İN BASRA HALKINA SÖYLEDİKLERİ

HAZRETİ HÜSEYİN’İN BASRA HALKINA SÖYLEDİKLERİ

ABONE OL
23 Haziran 2026 11:04
HAZRETİ HÜSEYİN’İN BASRA HALKINA SÖYLEDİKLERİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tarihçi Taberi’nin naklettiğine göre Hz. İmam Hüseyin, Mekke’ye vardıktan sonra, Basra şehrindeki Malik b. Mesmei, Mes’ud b. Amr ve Münzir b. Carud gibi kabile reislerine birer mektup yazdı. O mektupların meali şöyle idi:

“Allah’a hamd, Peygamber’e salat ve selam olsun. Allah-u Teala Muhammed’i, insanların arasından seçti. Peygamberliği O’na ikramda bulundu… İnsanları hidayete davet ettikten ve kendisine verileni halka ulaştırdıktan sonra, O’nun ruhunu aldı. Biz de O’nun ailesi, evliyası ve varisleri idik ve insanlar arasında O’nun makamına daha layık olan kişilerdik. Fakat iktidar ve dünya saltanatına tapmış olan bir grup, öne atılıp bu hakkı bizden aldılar. Bizim bu hakka onlardan daha layık ve daha üstün olduğumuzu bildiğimiz halde, Müslümanların arasında fitne, ihtilaf ve ayrılık çıkmaması, düşmanın onlara musallat olmaması için bu duruma karşı koymayıp, Müslümanların rahatını kendi makamımıza tercih ettik. Kendi elçimizi sizin tarafınıza gönderip sizi, Allah’ın kitabına ve Peygamber’in getirmiş olduğu İslami uygulamalara davet ediyorum. Zira Peygamber’in getirmiş olduğu İslami kurallar ortadan kaldırılmış, yerine bid’at getirilmiştir. Eğer sözümü kabul eder ve beni dinlerseniz, ben de sizi doğru yola hidayet ederim.”

Hz. İmam Hüseyin, bu mektubunda Basra halkını, İslam’a muhalif olan düzene karşı mücadelesi hususunda kendisine yardım etmeye davet etmenin yanı sıra Ehl-i Beyt’in makamını, İslam dininin tahrife uğradığını ve başlatmış olduğu bu hareketin asıl hedefini ayrıntılı bir şekilde açıklamıştır.

HAZRETİ HÜSEYİN’İN MEKKE’DEKİ SON HUTBESİ

Hac mevsimi nedeniyle Müslümanlar grup grup Mekke’ye geliyorlardı. Bu durumu bir fırsat olarak gören Yezid, İmam Hüseyin’i gafil avlayıp öldürmek için Amr b. As’ı görevlendirmişti. Amr b. As, sözde “hac emini” unvanı altında Mekke’ye gelmişti. İmam Hüseyin bu komplodan haberdar olunca, Kutsal Kabe’nin ve Mekke’nin korunması, kan dökülmemesi için hac merasimine katılmadan, hac görevini Umre’ye çevirip Zilhicce ayının sekizinci günü Mekke’den Irak’a doğru hareket etti.

Fakat hareket etmeden önce Beni Haşim ailesine ve Mekke’de ikamet ettiği müddet içerisinde dostlarına ve kendisine katılan Ehl-i Beyt taraftarlarına şu hutbeyi irad ettiler:

“Bütün hamdlar Allah’a mahsustur. Allah neyi dilerse o olur. Kuvvet ve kudret ancak Allah’tandır. Allah’ın salat ve selamı O’nun Resulüne olsun.”

Hz. Hüseyin, daha sonra şöyle buyurdu:

“Gerdanlık kızların boynuna yakıştığı gibi, ölüm de insanoğluna yakışır. Yakup Peygamber’in Yusuf’u görmeyi arzu ettiği gibi ben de atalarımı görmeyi arzu ediyorum. Bana, varacağım bir katligah tayin edilmiştir. Allah’ın Levh-i Mahfuz’da yazmış olduğu böyle bir günden kurtuluş yoktur. Allah’ın razı olduğu şeye, biz Ehl-i Beyt de razıyız. O’nun imtihanı karşısında sabır ve istikamet gösteriyoruz. O da sabredenlerin sevabını bize verecektir. Resulullah’ın bedeninin parçası olan evlatlar, O’ndan hiçbir zaman ayrı düşmeyeceklerdir. Cennette de O’nun yanında olacaklardır.”

HZ. HÜSEYİN’İN KERBELA YOLUNDAKİ SÖZLERİ

Irak seferinden vazgeçmeyi Hz. Hüseyin’e teklif eden kişilerden beşincisi Arapların meşhur şairi Ferezdak’tır. Hz. Hüseyin, Mekke’den Irak’a doğru hareket ettiği zaman, Ferezdak da hac farizasını eda edebilmek için Mekke’ye doğru geliyordu. Merhum Şeyh Müfid, Ferezdak’ın kendisinden şöyle naklediyor:

“Ben Hicri 58. yılda annemle birlikte hac farizasını eda edebilmek için Mekke’ye gidiyordum. Harem’in yakınlarına vardığımda… Irak’a doğru giden Hz. Hüseyin’in kafilesi ile karşılaştım ve hemen huzuruna çıktım. Selam verip hal hatır sorduktan sonra: — Ey Resulullah’ın torunu! Hac farizasını eda etmeden Mekke’den böyle acele olarak çıkmanızın sebebi nedir? diye sordum. Hz. Hüseyin: — Eğer acele etmeseydim beni yakalayacaklardı, buyurdu.”

Ferezdak, daha sonra şöyle devam ediyor: “… İmam bana: ‘Irak halkının mevcut durumu nedir?’ diye sordu. Ben de ona: ‘Durumu bilirkişiden sorup öğrenmek istiyorsunuz. Biliniz ki halkın kalpleri sizinledir; ancak kılıçları aleyhinizedir. Mukadderat Allah’ın elindedir, dilediği şekilde yapar.’ dedim.

Hz. Hüseyin: ‘Doğru söyledin, mukadderat Allah’ın elindedir. Eğer kader dediğimiz olay dilediğimiz şekilde olursa Allah’a nimetleri karşısında şükrederiz; şükretmek için yardım dilenen de O’dur. Eğer işlerimiz dilediğimiz şekilde gitmezse, yine de niyeti hak ve batını takva olan bir kimse doğru yoldan çıkmamıştır.’ dedi. İmam Hüseyin’in sözü tamamlandığında ben: ‘Evet, sözünüz doğrudur, önünüze hayır çıksın.’ dedim ve daha sonra vedalaşıp ayrıldık.”

HZ. HÜSEYİN’İN KÜFE HALKINA İKİNCİ MEKTUBU

Hz. Hüseyin, Küfe yolu üzerindeki “Hacir” adındaki konağa vardığında, Müslim b. Akil’ye ve Küfe halkına bir mektup yazdı ve “Kays b. Müsehher-i Saydavi” vasıtasıyla gönderdi. Mektubun mahiyeti şöyle idi:

“Allah’a hamd, Peygambere salat ve selamdan sonra… Bize yardım etmek ve hakkımızı talep etmek için toplanmış olduğunuzu bildiren Müslim b. Akil’in mektubu bana ulaştı. Allah-u Teala’dan hepimize güzel ihsanda bulunmasını ve bu ittihada (birliğe) karşı da size en büyük sevapları lütufta bulunmasını niyaz ederim. Ben de Zilhicce ayının sekizi, salı günü Mekke’den ayrılıp size doğru hareket ettim. Elçim size ulaştığında işlerinizi süratle düzene koyun. Ben de bu birkaç gün içerisinde gelip size ulaşırım.”

HAZRETİ HÜSEYİN NİÇİN KÜFE’Yİ TERCİH ETTİ?

Eğer İmam Hüseyin, Küfe halkının davetini önemsememiş olsaydı ve bu facia farklı bir şekilde gerçekleşseydi, o zaman Küfe halkından yüz bin kişi “Hz. İmam Hüseyin neden bize sığınmadı, eğer bize sığınsaydı biz onun yanında olurduk ve onu korurduk” diyeceklerdi. Yine Hz. İmam Hüseyin, bunca mektup ve istek karşısında Irak ve Küfe seferinden vazgeçseydi makul bir mazereti olur muydu?

Eğer Küfe halkı, “Biz Hz. Hüseyin’in yolunda can ve malımızdan geçmeye hazırdık” iddiasında bulunsalardı veya “Bize önderlikte bulunması için İmam Hüseyin’e rica ettik, fakat o bizim isteklerimize itina göstermedi” deselerdi; İmam Hüseyin’in de onlara: “Ben sizin bana karşı vefasız olacağınızı bildiğim için isteklerinize olumlu cevap vermedim” demesi ikna edici bir cevap olur muydu? Küfe halkı, “Biz davetimizde samimiydik, sana karşı vefalı da kalacaktık” iddiasında bulunmazlar mıydı?

Başka bir ifadeyle, İmam Hüseyin burada tarihin kavşak noktasında bulunuyordu. Öyle ki İmam Hüseyin, Küfe halkının isteklerine olumlu cevap vermezse tarihin karşısında mahkûm olacaktı. Tarih; şartların oldukça elverişli ve müsait olduğuna, ama İmam Hüseyin’in bu mühim fırsattan istifade etmediğine veya etmek istemediğine ya da korku ve vahşet sebebiyle bu meseleden el çektiğine hükmedecekti.

“HZ. HÜSEYİN NEDEN KÜFE’Yİ SEÇTİ?” SORUSUNUN CEVABI

İmam Hüseyin niçin Küfe’yi tercih etti sorusunun cevabı çok açık ve anlamlıdır. İmam Hüseyin; hem kendisini, hem ailesini hem de insani ve İslami değerleri korumak amacıyla, Küfelilerin yapmış oldukları daveti çok samimi bulmamasına rağmen kabul etti. Yakınlarının Küfe’ye gitmemesi hususundaki ısrarlarına rağmen onun Küfe’de ısrar etmesinin en önemli sebeplerinden birisi de daha sonra tarih önünde “neden, niçin” soruları karşısında zor durumda kalmaması idi.

Bir taraftan da Medine ve Mekke’nin dışında kalmak ve buralarda bulunan İslami ve insani değerlere zarar gelmesini önlemekti. Yine İmam Hüseyin, Yezid’e biat etmeyip bu yolu seçmekle hem Küfelilerin istekleri doğrultusunda hareket etmiş oluyor hem de Yezid’in gerçek yüzünü göstermiş oluyordu. Yargılamayı tarihe bırakıyordu ve öyle de olmuştur.

İmam Hüseyin; İslam ve insanlık uğruna kendisini, kendi arzularıyla dostlarını, ehlini-ayalini tehlikeye atmak zorunda kalmıştı. Bu hareketiyle İmam Hüseyin; süt emen çocuğuna kadar tüm yakınlarına kast edenleri ve Muhammed soyuna reva görülecek olan bu zulmü bir bir, safha safha gözler önüne serip gösterecekti. Böylece Ümeyye oğullarının (Emevilerin) ve sözde inanmış görünenlerin zulümlerini tarihe kanlı bir sayfa olarak geçirecekti ve öyle de olmuştur.

İmam Hüseyin, dünya saltanatı ve zalimleri önünde eğilmeyerek taşıdığı asil kanını Allah yolunda akıttı ve zalimin önünde aman dilemeyerek gelecek nesillere bir ibret dersi verdi. İmam Hüseyin: “Ölüm, utanca düşmekten yeğdir; utanç ise ateşe girmekten beterdir” diyerek duygularını böyle dile getiriyordu.

İmam Hüseyin, bu asil davranışı ile dedesi Muhammed Mustafa’nın ve babası Aliyyü’l-Murteza’nın yakmış oldukları meşalenin günümüze kadar hiç sönmeden gelmesini sağlamıştır. Kerbela olayı bir hilafet meselesi gibi görünse de Kerbela olayı, aslında hayrın ve şerrin kavgasıdır; yani mazlumla zalimin kavgasıdır.

HAZRETİ ZEYNEB’İN OKUDUĞU ŞİİR

Hz. Hüseyin, Küfe yolu üzerindeki “Hüzeymiye” ismindeki konağa vardı ve bir gün orada kalıp dinlendi. İşte bu konakta Hz. Zeyneb, sabah erkenden kardeşinin huzuruna gelip: “Kardeşim, bu iki beyitlik şiir sanki gayıptan bana ilham oldu ve daha çok ıstırap ve üzüntüme yol açtı” dedi ve şiiri okudu:

Ey göz, yaşla dolup taş, ağla ağla durmadan, Çünkü kim ağlayacak şehitlere sonradan? Ağla o kervana ki takdir ile yürüyor, Ahde vefa etmeye, ölüm onu sürüyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort avcılar escort avcılar escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort esenyurt escort şirinevler escort avrupa escort
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler