15 Nisan 2026 Çarşamba
Her ne kadar uzakta olsam da yerel basından Edirne’de olup bitenlerden haberdar olabiliyorum. Mesela ayağı çukura giren kişi belediyeden şikayetçi olmuş. Yine de şükretmeli. Çünkü çukura düşüp hayatını da kaybedebilirdi. Sanayi Sitesi’nin yollarını görmüyor mu Başkan? Belediye başkanları maalesef CHP mitinglerinde boy gösterip genel başkanın gözüne girmeyi tercih ettiklerinden belde sakinlerinin canhıraş feryatlarını duymuyorlar. Edirne’mizde ve ilçelerinde otopark sorununu çözen belediye var mı mesela? DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin soruyor mesela;” Edirne Belediyesi’nin su analiz raporu sitesinde neden yok?”
****
Edirne böyle de Uzunköprü farklı mı? Hep doğalgaz çalışmalarına sığınılıyor ama borular döşendikten sonra da aylarca yol tamiratlarının yapılmadığı da bir gerçek. Atatürk mahallesi sakinlerine durumu bir sorarsanız konu daha iyi anlaşılır. Halbuki belediyelerin öncelikli görevi alt yapı olmalıdır. Ana arterler bile sürücüleri bıktırıyor sayın başkanlar!
***
Uzunköprü’de Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin temeli atıldı nihayet. Uzun yıllardan beri sürüp giden tartışmalardan sonra bu noktaya gelinmesi sevindirici. Hiç kimse Sivil Toplum Örgütlerinin ve Kavacık Köylülerinin sert muhalefetini karalamaya kalkmasın. Onlar verimli toprakların heba edilmesinin ve köy sınırına yaslanan bir sanayinin doğru olmadığını haykırmışlardı. Bugün seçilen yer daha önceden öngörülüp uzlaşmayla yola çıkılsaydı bugüne kadar bırakın temel atma törenini, çatılar kapanmış, bacalar tütüyor olacaktı. Ama maalesef bizde her güzel adım, siyasetin ve siyasetçilerin politik rant hesaplarıyla patikalarda çamura saplanıyor.
Temel atma törenleri siyasi partilerin şovlarına dönüşüyor. İktidar veya muhalefet partileri sanki paralar halkın cebinden çıkmıyormuş gibi yatırımları kendilerine mal edip törenleri birbirlerini suçlama seanslarına dönüştürüyor. Halbuki vergiler toplanırken hiç kimsenin yakasındaki parti rozetine bakılmıyor. Kim yaparsa yapsın, protokolda eşitlik olsa, her siyasi temsilciye konuşma ve bu mutluluğu paylaşma fırsatı verilse toplum kucaklaşması daha kolay sağlanabilir diye düşünüyorum.
Bu dediğim dün zordu ama bugün imkansız gibi görünüyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, muhalefeti yok sayan bir iktidar anlayışını ileri demokrasi gibi sunmaya ve kabul ettirmeye çalışmaktadır. Devletin Valisi, Kaymakamı, Savcısı, Hakimi, Polisi, Öğretmeni kendisini iktidar partisinin bir üyesi gibi görürse tarafsızlık yemininin bir anlamı olabilir mi? Siz CHP’li belediye başkanlarına reva görülen uygulamaları adil yargılama olarak kabul edebilir misiniz?
“Bir ülkede adalet yoksa, kanunlar sadece güçlünün sopasıdır.” diyor Maurice Duverger. Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı ise, istese bile bu konumuyla tüm partilere eşit davranabilir mi? İktidar değiştiğinde yeni iktidar devr-i sabık yaratırsa ne diyeceksiniz?
Neyse OSB’de atılan temeller çoğalır da iş bulamayıp başka diyarlara akan göç tersine döner inşallah. İlçemizin bu hayırlı teşebbüsüne önderlik eden, katkı koyan her kuruma ve onların yöneticilerine teşekkür etmemiz sorumluluğumuzun ve Uzunköprü sevdamızın gereğidir.
****
Yine yerel basında bir haber dikkatimi çekti geçen hafta. Tarihi Enez Kalesi restorasyonuna yatırım programında 1000 tl, yazıyla bin lira ödenek ayrılmış. Şaka gibi. Bu ne anlama geliyor belli. Demek ki Saros Körfezi’nin incisi olabilecek bu ilçeye iktidarın yaptığı üvey evlat muamelesidir. Zaten Belediyenin de yaptığı önemli bir çalışma olmadığı gibi, sahildeki konutlardan bunca vergi toplamasına rağmen oraya da bir çivi çaktığı yok! Yazık oluyor güzelim ilçeye. Belediye Başkanı Sahil Dernek üyelerinin raporlarına ve önerilerine ilgi gösterse inanın güzel şeyler başarılabilir hem sahilde, hem de ilçe merkezinde.
***
Uzunköprü İlçe Milli Eğitim Müdürü bir açıklama yaparak ilçede artık mescidi olmayan okul kalmadığını açıklamış. Ne desem yanlış anlaşılacak biliyorum ama yine de sormak isterim: Sayın Müdürüm, elini vicdanına koyarak cevap vereceksin, eğitim kurumlarımızın tek ve en acil ihtiyacı bu mudur? Bu çalışmanız bir anket sonucu mu gerçekleştirilmiştir? Uzunköprü’de okullarımızda kaç öğrencimiz eğitim görmekte ve kaç öğrencimizin mescid talebi bulunmaktadır?
Acaba kaç çocuğumuz okula aç geliyor, cebine harçlık konulamadığı için kaç çocuğumuz kantini uzaktan seyredip evine aç dönüyor? Devlet tüm kademelerde öğrencilerimize bir öğün ücretsiz yemek vermeyi de ihtiyaç olarak kabul etmekte ve gereğini yapmakta mıdır?
Okullarımızın temizliği ve hijyen koşullarının sağlıklı olabilmesi için yeterli personel sağlanabilmiş midir? Öğretmen açığı giderilmiş, sözleşmeli öğretmenlerin mağduriyeti önlenmiş midir?
Mesele mescid değildir. Müslüman için yeryüzünün her yeri mesciddir. Uygun bir alan, boş bir oda varsa orası mescid için kullanılabilir. Talep bence bazı öğretmenlerden gelmiştir ve haklarıdır. Ama bunun basın açıklamasıyla duyurulması talep kadar masum değildir. Öğretmenlerin manevi ihtiyaçları için bu kadar duyarlı olan Bakanlığın, aynı hassasiyeti öğretmenlerin maddi talepleri için de göstermesi genel arzumuzdur.
Biz eğitim başarısında Avrupa ülkelerinden çok gerilerdeyiz. PISA sonuçları ortadadır. Eğitimde sık sık yaşanan sistem değişiklikleri çocukları da, velileri de canından bezdirmiştir. Mescid meselesini çözdüğümüze göre acilen okullarımızın teknik donanımlarını arttırmaya yönelmeli, mesleki eğitimi canlandırmalı, başarı odaklı bir eğitimin planlarını yapmalıyız.