07 Mart 2026 Cumartesi
EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLDU!
Ağrı Dağı Efsanesi
CUMHURİYET IŞIĞI İHTİYACI
Kendinizi gerçekten sevmeyi biliyor musunuz?
‘Kadınlar toplumun en güçlü dayanağıdır’
UNESCO DÜNYA MİRASI BİR KENTTE KENTLİ OLABİLMEK: EDİRNE -7
Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Celil Özcan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Özcan, “Türk Kadını 1950’den itibaren Atatürkçü bakıştan uzak iktidarlarca hep görmezden gelinmiş, sürekli gerilemiş, AKP iktidarı döneminde ise, birçok hak ve kazanımları yanında, başta İstanbul Sözleşmesi olmak üzere yasal güvencelerini de büyük ölçüde kaybetmiştir” dedi.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Celil Özcan, dernek binasında yaptığı açıklamada 8 Mart’ın sadece kutlama günü değil, Türk kadınının dünyada bulundukları yeri sorgulama fırsatı olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Özcan, açıklamasında şunları kaydetti:
“Dünya Kadınlar Günü’nün 8 Mart’ta kutlanmasının nedeni 8 Mart 1857 tarihinde ABD’de 40 bin dokuma işçisi kadının ücretlerinin ve çalışma koşullarının insan onuruna yakışır hale getirilmesi talebiyle başlattıkları greve yönelik polis saldırısında yaşamlarını yitiren 129 kadın işçinin anısını yaşatmak, bu vesile ile kadın haklarına yönelik toplumsal farkındalık yaratmaktır. Dünya Kadınlar Günü; 1911 yılından itibaren çeşitli ülkelerde fiilen kutlanmış, 1977 yılında Bileşmiş Milletlerin 8 Mart’ı, “Kadın Hakları İçin Birleşmiş Milletler Günü” ilan etmesiyle de dünya genelinde ve ülkemizde kutlanır olmuştur.
Her ne kadar dünya kadınlarının ve kadınlarımızın böyle özel bir günleri var ise de gerçekte insan haklarından tam olarak yararlanabildiklerini söylemek mümkün değildir. Birkaç gelişmiş ülke dışında pek çok coğrafyada ve özellikle İslam aleminde maalesef hâlâ kadının adı yoktur. Türk Kadını ise, 1950’den itibaren Atatürkçü bakıştan uzak iktidarlarca hep görmezden gelinmiş, sürekli gerilemiş, AKP iktidarı döneminde ise, birçok hak ve kazanımları yanında, başta İstanbul Sözleşmesi olmak üzere yasal güvencelerini de büyük ölçüde kaybetmiştir.
Atatürk ilke ve devrimlerinden uzaklaşmanın, Cumhuriyetimizin kuruluş ayarlarını terk etmenin, devletimizin hamurundaki namus mayasını eksiltmenin, akıl ve bilim yolunu reddetmenin bedelini başta kadınlarımız, ulus olarak çok ağır ödedik, ödüyoruz.
Bütün bu olumsuzluklara karşın ülkemizde de dünyada da çok güçlü ve örgütlü bir kadın dayanışması ve direnci vardır. Bu dayanışma ve direnç, cinsiyetçi ön yargıları ve eşitsizlikleri aşmak konusunda dünden bugüne inançla ve kararlılıkla yoluna devam etmektedir, edecektir.
8 Mart sadece bir anma ve kutlama günü olarak değil, kadınlarımızın ülkemizde ve dünyada bulundukları yeri sorgulama fırsatı olarak da değerlendirilmelidir.
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, 2026 yılının milletçe kadına saygıyı içselleştirdiğimiz bir yıl olmasını diliyor, çarenin Yeniden Atatürk Cumhuriyeti olduğunu yineliyor, kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.”
Haber Merkezi