13 Mart 2026 Cuma
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Milli mücadelenin tıbbiyeli kahramanı Hikmet Boran’ı anan Özcan, “Türk milletinin dün olduğu gibi bugün de nice Tıbbiyeli Hikmetleri vardır. Onlar, vatanlarına sevdayla, milletlerine aşkla bağlı Cumhuriyet yurttaşlardır, kim ne derse desin hiçbir yere gitmediler, gitmezler” dedi.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, 14 Mart Tıp Bayramı’nın sadece Türkiye’de kutlandığını belirerek, “Çünkü; cebren ve hile ile aziz vatanının bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış, memleketinin her köşesi bilfiil işgal edilmiş ve fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşürülmüş Türk milletin tıbbiyeli evlatlarının, okullarını karargâh olarak kullanan ve kendilerini aşağılayan işgalci İngiliz’e haddini bildirdiği bir şanlı direniş ve Millî Mücadele’nin ilk kıvılcımıdır 14 Mart 1919” dedi.
Özcan, açıklamasında şunları kaydetti:
“Mondros Mütarekesi’nin ardından İstanbul’u işgal eden İngilizler kısa süre sonra Askeri Tıbbiye’ye yerleştiler.
Yatakhanelere ve tuvaletlere el koydular. Üniforma giymelerini yasakladıkları öğrencileri pijama ve gecelik entarileri ile derslere girmek zorunda bıraktılar, yatakhanelerine lazımlık koydurdular. Bu hakaretlere karşı tıbbiyeliler bir protesto eylemi düzenlemeyi planladılar. O günkü adıyla Tıphane-i Amire’nin (sonradan Askeri Tıbbiye-i Şahane, bugün İstanbul Tıp Fakültesi) kuruluş tarihi olan 14 Mart 1827’nin yıldönümünü kutlamak bahanesiyle izin aldıkları bilimsel toplantıyı İstanbul halkına moral verecek bir direniş gösterisi olarak düzenlemek üzere örgütlendiler. Büyük katılımla yapılan toplantı sırasında okulun iki kulesi arasına geceden asıp sakladıkları Türk Bayrağı’nı hocaların ve öğrencilerin alkışları ve İngilizlerin şaşkın bakışları arasında çatıdan aşağıya salarak bütün İstanbul’dan görülecek şekilde binanın ön cephesini boydan boya bayrağımızla kapladılar. O günden beri Tıp Bayramı’dır 14 Mart.
19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın Eylül başında Sivas’ta ulusal bir kongre toplanması için çağrı yaptığını duyan tıbbiyeliler delege olarak iki arkadaşlarını seçtiler, ancak harçlıkları sadece Hikmet’i göndermeye yetti. Kongrede bazı delegelerin İngiliz ve Amerikan mandasını savunan konuşmaları üzerine söz alan Hikmet doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya dönerek “Paşam, murahhası bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklâl davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler, mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olurlarsa olsunlar, şiddetle red ve takbih ederiz. Farz-ı muhal, manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel’in ederiz” dedi. Hikmet’i sükunetle dinleyen Paşa, “Efendiler, gençliğe bakın; Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin! Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır” dedikten sonra Hikmet’e dönerek “Evlat müsterih ol, gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez, Ya İstiklâl Ya Ölüm!” diyerek sözlerini ve manda tartışmalarını sonlandırdı.
Askeri Tıbbiye’nin iki asırlık yaşamının en zorlu dönemi, 1911 ile 1922 yılları arasını kapsayan aralıksız savaşlar sürecidir. Bu 12 yılda vatanlarını ve devletlerini kurtarmak için Atatürk ve arkadaşları gibi Tıbbiyeliler de cepheden cepheye koşmuş, büyük bedeller ödemiş, imparatorluğun yıkılış ve Cumhuriyetin doğuş sancılarına tanıklık etmiş, hatta 1921 yılında son sınıf öğrencilerinin tamamı şehit düşmüş, o yıl Askeri Tıbbiye mezun verememiştir.
Türk milletinin dün olduğu gibi bugün de nice Tıbbiyeli Hikmetleri vardır. Onlar, vatanlarına sevdayla, milletlerine aşkla bağlı Cumhuriyet yurttaşlardır, kim ne derse desin hiçbir yere gitmediler, gitmezler.
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; Tıbbiyeli Hikmet bilinci ile gece gündüz halkımızın hizmetinde olan değerli hekimlerimizin Tıp Bayramı’nı kutluyor, bütün sağlık emekçilerimize şükranlarımızı sunuyor, çarenin Yeniden Atatürk Cumhuriyeti olduğunu yineliyoruz.” Haber Merkezi