25 Mart 2026 Çarşamba
DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Makine Mühendisi Hüseyin Erkin, canlıların en önemli yaşam kaynağının su olduğunu söyledi. Erkin, “Dünyamızda ve gezegenimizde başta insanlar olmak üzere tüm canlıların en önemli yaşam kaynağından biri olan su varlığıyla gezegenimizde oluşan ekosistemin de temel mekanizmasını yaratmaktadır. Bu mekanizma iklimsel ve meteorolojik olaylarla kendi dinamiği içerisinde bir döngüde sürdürülebilir bir şekilde devam etmektedir” dedi.
Edirne’nin su sorunu “Su Kaynakları ve Yönetimi” panelinde konuşuldu. Edirne Barosu Av. Hayrettin Belli Konferans Salonu’nda gerçekleşen panelde DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Makine Mühendisi Hüseyin Erkin, Meteoroloji Mühendisi Birhan Dalkılıç, Jeoloji Mühendisi Can Yılmaz, Prof. Dr. Faruk Yorulmaz ve Avukat Çoşkun Molla suyun korunması hakkında konuşma gerçekleştirdi. Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, gelecek yıllarda su savaşlarının yaşanabileceğini söyledi. Edirne Baro Başkanı Gökhan Karakoç, su kaynaklarının korunması gerektiğini belirtti. Makina Yüksek Mühendisi Hüseyin Erkin ise afetlerin temelinde insan kaynağı olduğunu ifade etti.
“Su kıt bir kaynak”
Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, şunları söyledi:
“Su çok kıymetli bir obje ve kıt aslında. Hele de zaman geçtikçe sanayinin arttığı ve çevre kirliliğinin fazlalaştığı iklim değişikliğinin çok yaşandığı dönemlerden insanoğlu bunu da daha da fazla hissetmekte. Bir şey kıtsa ondan faydalanmak ve kullanmak için bazı kurallar gerekeceği açıktır. Bugün dünyamıza baktığımızda yaşadığımız savaştan belki petrol şu anda ön planda olarak gözüküyor ama esasında belki de su savaşları onu takip edebilecektir. Bu çok önemli bir kıymettir. Ülkemizi biz su kaynakları bakımından bol olduğunu zannederiz ama zaman geçtikçe şunu fark ettik ki aslında su kıt bir kaynak.”
“Su kaynaklarının korunması gerekiyor”
Edirne Baro Başkanı Gökhan Karakoç, şunları kaydetti:
“Yalnızca doğal bir kaynak olmayıp aynı zamanda temel bir insan hakkının da konusunu oluşturan alternatifsiz, stratejik ve zamanla tükenebilen bir element olan su ve suya erişim yaşam hakkının da ayrılmaz bir parçası olmakla sosyal devlet ilkesinin de en somut yansımalarından birini teşkil etmektedir. Bu yönüyle su meselesi sadece teknik ve çevresel değil aynı zamanda çok önemli bir hukuki sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanoğlu tarafından inşa edilmiş tüm kadim yerleşimlerde olduğu gibi mazisi birkaç bin yıla uzanan güzel şehrimizde de kuruluşundan bu yana suyla şekillenmiş bir tarih ve kültüre sahiptir. Ancak bugün geldiğimiz noktada iklim değişikliği, nüfus artışı ve çevresel baskılar su kaynaklarının korunması ve adil biçimde yönetilmesi gerektiğini her zamankinden daha güçlü bir şekilde karşımıza çıkarmaktadır.”
“Afetlerin temelinde insan kaynağı yatmaktadır”
Makina Yüksek Mühendisi Hüseyin Erkin, şunları söyledi:
“Dünyamızda ve gezegenimizde başta insanlar olmak üzere tüm canlıların en önemli yaşam kaynağından biri olan su varlığıyla gezegenimizde oluşan ekosistemin de temel mekanizmasını yaratmaktadır. Bu mekanizma iklimsel ve meteorolojik olaylarla kendi dinamiği içerisinde bir döngüde sürdürülebilir bir şekilde devam etmektedir. Zaman zaman iklimsel ve meteorolojik olaylar afetlere sebep olmaktadır. Bu afetlerin temelinde de maalesef insan kaynağı yatmaktadır. İnsanların yaratmış olduğu sebeplerden dolayı zarar görüp yaşamaktayız.” Haber Büşra Akıllı