Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Fatih Bayramoğlu, çiftçilerin zenginleşmek için değil borç ödemek için üretim yaptığını belirtti. Partisinin Edirne İl Başkanlığını ziyaret eden Bayramoğlu, “Bütün traktörler kamyonların üzerinde, hacizlerde. Çiftçimiz artık borcunu ödeyebilmek için, günü kurtarabilmek için ekim yapıyor” dedi. Bayramoğlu, çiftçinin borcunun son bir yılda yüzde 300 artarak, 1,4 trilyon liraya ulaştığını kaydetti.
Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Fatih Bayramoğlu, partisinin Edirne il başkanlığı ziyaretinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeniden Refah Partisi’nin ‘Köyde refah var’ projesi çerçevesinde Edirne’ye geldiğini belirten Bayramoğlu, burada esnaflar ve üreticilerle buluştuğunu kaydetti. Ziyaretlerde çiftçileri dinlediklerini belirten Bayramoğlu, “Doğrudan çiftçiye dokunmadan, derdini dinlemeden yapacağınız projeler tam ve etkili çözüm oluşturmuyor. Bu anlamda parti bütün üst yönetimi, MKYK üyelerimiz ve MYK üyelerimiz, hepsi şu an sahada” dedi.
‘ÇİFTÇİYİ VE TÜKETİCİYİ SÖMÜREN BİR EL VAR’
Bayramoğlu, çiftçinin yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin şunları kaydetti:
“Bakıyorsunuz, tarlada 3 lira etmeyin ürün, pazarda 30 lira. 10 liraya etmeyen ürün, bakıyorsunuz 100 lira. Arasında ciddi bir makas var. Demek ki arada bir el var. Bu hem çiftçiyi sömürüyor hem tüketiciyi sömürüyor ve bu anlamda vatandaşımız problemler yaşıyor. Şimdi çiftçimizi konuşuyoruz bugün. Mazota baktığımızda yüzde 50 artmış son bir yılda. Gübreye baktığımızda yüzde 63 artmış. Yine üreye bakıyorsunuz, o da yine yüzde 50’leri geçen bir zamla karşılaşmış. Daha bunun fidesi var, tohumu var. Bunların hepsinde en az yüzde 40’la, yüzde 100 oranlarında artışlar var. Son bir yılı kastediyorum. Eğer ki böyle 3-4 yıla giderseniz yüzde 500’ler, binler arasında, yani en az 5 kat, 10 kat maliyet artışlarının olduğunu da görüyorsunuz. Çiftçimiz bu çerçevede mücadele veriyor.
‘ÇİFTÇİNİN BORCU SON BİR YILDA YÜZDE 305 ARTMIŞ’
Bu muazzam bir rakam. Çiftçimiz de traktörünü kaybediyor. Bütün traktörler kamyonların üzerinde, hacizlerde. Artık borcunu ödeyebilmek için, günü kurtarabilmek için çiftçimiz şu an ekim yapıyor. Biz çiftçimizin yanına gittiğimizde bize bunları anlatıyorlar. Diyorlar ki: “Biz artık geçinmek veya zenginleşmek için üretim yapmıyoruz. Bir borç batağı içerisindeyiz ve bu borç batağını ödeyebilmek adına ekimimizi yapıyoruz.” Gerçekten çiftçilerimizin çok az bir kısmının, o da dönemsel şekilde, yüzü gülüyor. İşte bir yıl bakıyorsunuz patates yüz güldürüyor, bir bakıyorsunuz öbür sene hiçbir şekilde patates eken bin pişman. İşte ülkemizde dallarda kalan ürünler, bakıyorsunuz markette, pazarda çok büyük rakamlara ulaşmış ve vatandaşımız tüketilmez hâle gelmiş. Bu sorunlar temel anlamda çiftçimizin ekonomik sorunları.
‘ÇİFTÇİMİZİ TÜCCARIN ELİNE MAHKÛM EDEN BİR FİYAT POLİTİKASI VAR’
Bugün taban fiyat uygulaması çok sınırlı ürünlerde. Bundan 15-20 sene öncesine gittiğinizde nohuta veya kuru fasulyeye, ayçiçeğine taban fiyatlar söz konusuydu fakat şu anda bunlar kaldırıldı. Yerine ‘tavsiye fiyat’ dediğimiz, direkt olarak çiftçimizi tüccarın eline mahkûm eden bir fiyat politikası söz konusu. Fındık gibi, çay gibi taban fiyatları olanlar ise hiçbir şekilde tatmin olamayacakları bir fiyat ile karşı karşıya kaldılar. arpa ve buğday gibi taban fiyatları olanlarda yüzde 15 ile 25 arasında bir fiyat zammı yapıldığını görüyorsunuz taban fiyatlara. Fakat aynı dönemde TÜİK’in bile açıklamış olduğu enflasyonda ki bu enflasyon, biliyorsunuz güvenilir bir enflasyon değil. Tarım üretici fiyat endeksinin yüzde 40’larda olduğunu görüyorsunuz.
Biz bugün çiftçimize neden taban fiyatları yüksek veremiyoruz? Niçin taban fiyatları genişletemiyor bu politikayı? Mesela bir ayçiçekte niye taban fiyat yok? Veya fındıkta taban fiyat var da neden o fiyatlar üreticinin yüzünü güldürmüyor? Türkiye’de bir kanun var. Tarım Kanunu diyor ki: “Türkiye’nin millî gelirinin yüzde 1’ini tarım sektörüne ayıracaksınız.” Bu bir kanun maddesi. Fakat inanın bunun yüzde yarımını bile şu anda iktidar çiftçiye aktarmıyor. Bu çok büyük bir problem. Yani 120 milyar liranın bu anlamda bir aktarıldığını düşündüğümüzde. Büyük bir paradan bahsediyorsunuz. Yani 120 milyar liranın bir an için bütün Türkiye sathında hem hayvancılıkla uğraşanlara hem tarımla uğraşanlara dağıtıldığını ve sübvansiyon için kullanıldığını düşündüğümüzde ortada ne çiftçinin borcu kalır ne traktörleri haczedilir ne de yüzlerini güldürmeyen fiyat politikaları kırar. Her bir sorunu çözecek bize bir kaynak oluşmuş olur.
‘MİLLETİMİZ AKIN AKIN PARTİMİZE GELİYOR’
Türkiye’nin çözümü ne AK Parti’dir ne Yeni Parti’dir ne de CHP’dir. Türkiye’nin tek bir çözüm noktası vardır. O da Millî Görüş anlayışıdır. Bunun da bedelini zaten yıllar içerisinde her zaman Millî Görüş’e ödetmişlerdir. Ama bu sefer Türkiye’nin üçüncü büyük siyasi partisi olduğumuzu hatırlatarak konuşuyorum. Milletimiz akın akın Yeniden Refah Partimize geliyor. Yeniden Refah Partimiz’e çok büyük bir güven var ve talepler var. Bizim artık bir ittifaka girmemizi istemiyor vatandaşımız. Sahada bunu söylüyor. Tek başımıza gitmemiz gerektiğini de ifade ediyor. İnşallah biz de buna göre bir hazırlık yapıyoruz.” Haber Seyide Esen
GÜNDEM
28 Ağustos 2026GÜNDEM
28 Ağustos 2026GÜNDEM
28 Ağustos 2026GÜNDEM
28 Ağustos 2026GÜNDEM
28 Ağustos 2026GÜNDEM
28 Ağustos 2026GÜNDEM
28 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.