YENİ Parti İl Başkanı Yücel Balkanlı, 2027 yılı bütçesinde tarıma yüzde 0,2 pay ayrıldığını belirterek, iktidarın çiftçiyi gözden çıkardığını öne sürdü. Balkanlı, “Çiftçi üretmezse bu ülke nasıl doyacak? Köylü toprağını terk ederse gıda güvenliğimizi kim sağlayacak? Her yıl daha fazla ithalat yapmak zorunda kalırsak bunun ekonomik ve toplumsal bedelini kim ödeyecek?” dedi.
YENİ Parti İl Başkanı Yücel Balkanlı yaptığı yazılı açıklamada, 2027 bütçesinden tarıma yüzde 0,2 pay ayrılmasına tepki gösterdi. Türkiye tarım ülkesi olmaktan uzaklaştırıldığını belirten Balkanlı, çiftçinin her geçen gün biraz daha borca, üretim maliyetlerine ve çaresizliğe mahkûm edildiğini kaydetti.
Balkanlı, açıklamasında şunları ifade etti:
“İktidar ise üreticinin yaşadığı gerçekleri görmek yerine, büyük rakamlar açıklayarak tarımı destekliyormuş gibi bir tablo sunuyor. Oysa gerçek çok açık: Çiftçinin ihtiyacı gösterişli bütçe rakamları değil, tarlasına, ahırına ve emeğine yetecek gerçek destektir.
2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesi, tarımsal desteklerin millî gelirin yüzde 1’inden az olamayacağını hükme bağlıyor. 2026 yılı için açıklanan 77 trilyon liralık millî gelir tahmini esas alındığında, bu oran 770 milyar liraya karşılık geliyor. Ancak tarımsal destekler için ayrılan 168 milyar lira, açıklanan bu tutarın çok gerisinde kalıyor.
Üstelik yatırım ödeneklerini, kredileri, vergi harcamalarını ve başka kalemleri bir araya getirerek tarıma ayrılan kaynağın 888 milyar lirayı aştığını söylemek, çiftçinin eline geçen doğrudan desteğin yetersizliğini ortadan kaldırmıyor. Kredi borçtur, yatırım başka bir bütçe kalemidir; çiftçinin doğrudan desteği ise üretimin devam etmesi için temel güvencedir.
‘2027 BÜTÇESİ ÇİFTÇİYE YENİ BİR DARBE OLMAMALIDIR’
Bugünden uyarıyoruz: 2027 yılı tarım bütçesi de gerçek üretim maliyetlerini, enflasyonu ve çiftçinin borç yükünü dikkate almadan hazırlanırsa, Türkiye tarımında yaşanan çözülme daha da derinleşecektir.
Gübre, mazot, yem, tohum, elektrik ve sulama maliyetleri yükselirken desteklerin yetersiz kalması, üreticiyi her yıl biraz daha üretimden koparıyor. Çiftçi ürününü maliyetine, hatta maliyetinin altında satmak zorunda kalıyorsa; tarlasını ekmek için borçlanıyor, borcunu ödemek için yeniden borç alıyorsa burada sürdürülebilir bir tarım politikasından söz edilemez.
2027 bütçesi, çiftçinin üretimde kalıp kalamayacağını belirleyecek kritik bir sınavdır. İktidar, tarımsal destekleri gerçek anlamda artırmaz, üretim maliyetlerini düşürmez ve çiftçinin emeğini korumazsa bunun bedelini yalnızca çiftçi değil, bütün Türkiye ödeyecektir.
Bugün çiftçiyi üretimden uzaklaştıran anlayış, yarın ülkemizi daha fazla gıda ithalatına ve dışa bağımlılığa mahkûm edecektir. Üreticinin tarlasını boş bırakması yalnızca bir çiftçinin gelir kaybı değildir; soframızdaki ekmeğin, sütün, etin, sebzenin ve meyvenin geleceğinin tehlikeye girmesidir.
‘EDİRNE’NİN ÇİFTÇİSİ ÜRETMEK İSTİYOR, AMA ÜRETİMİN YÜKÜNÜ TEK BAŞINA TAŞIYOR’
Edirne, Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biridir. Buğdayıyla, ayçiçeğiyle, çeltiğiyle ve hayvancılığıyla ülkemizin gıda güvenliğine katkı sunan üreticilerimiz bugün hak ettiği karşılığı alamıyor.
Çiftçimiz emeğinin karşılığını almak, borç batağından kurtulmak ve gelecek yıl yeniden ekim yapabilmek istiyor. Ancak artan girdi maliyetleri, yetersiz destekler ve ürün fiyatlarındaki belirsizlik, üreticimizin belini büküyor.
Soruyoruz: Çiftçi üretmezse bu ülke nasıl doyacak? Köylü toprağını terk ederse gıda güvenliğimizi kim sağlayacak? Her yıl daha fazla ithalat yapmak zorunda kalırsak bunun ekonomik ve toplumsal bedelini kim ödeyecek?
Bir ülkenin çiftçisini korumak, yalnızca tarım politikası değil, millî güvenlik ve bağımsızlık meselesidir.” Haber Merkezi
GÜNDEM
22 Ekim 2026GÜNDEM
22 Ekim 2026GÜNDEM
22 Ekim 2026GÜNDEM
22 Ekim 2026GÜNDEM
22 Ekim 2026GÜNDEM
22 Ekim 2026GÜNDEM
22 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.