Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, yeni eğitim ve akademik yılın başlaması dolayısıyla gençlerin ve ailelerin karşı karşıya kaldığı ekonomik çıkmaza dikkat çekti. Meriç, Türkiye’nin üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranının genel işsizlik oranının üzerine çıktığı dünyadaki tek ülke konumunda olduğuna dikkat çekti.
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, öğrencilerin ve gençlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
İktidarın ve ana akım iktisadın derin krizi “beceri uyumsuzluğu” olarak açıklayarak sorumluluğu bireylerin sırtına yıkmaya çalıştığını belirten Meriç, sokaktaki “gençler iş beğenmiyor” söyleminin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Meriç açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’de sanayi ve hizmet sektörü yüksek teknolojiye ve nitelikli emeğe dayalı bir büyüme sergilememektedir. İŞKUR araştırmalarına göre işverenlerin yüzde 68,4’ü pratik beceri, yüzde 59,6’sı iş deneyimi ararken; teorik bilgi ve diploma en son sıralarda yer almaktadır. Sistem sürekli diploma üretmekte, özellikle “apartman üniversitelerinin” varlığı ile herkes kâğıt üstünde üniversite mezunu olmakta; ancak yüksek nitelik gerektiren üretken işler yaratılamamaktadır.
Bu durum ise Zafer Partisinin benimsediği iktisat anlayışına göre irdelediğimizde ise, sınıfsal bölüşüm şoku burada tüm çıplaklığıyla belirginleşmektedir: İstanbul Planlama Ajansı (İPA) verilerine göre üniversite mezunları artık kendilerini “orta sınıf” değil, “eğitimli alt sınıf” veya prekarya (güvencesizler) olarak tanımlamaktadır. 2011-2023 döneminde profesyonel meslek mensuplarının esas iş gelirindeki artış, tüm meslek grupları arasındaki en düşük artış olmuştur. Bu durum bize yükseköğrenimin dikey sınıfsal hareketlilik sağlama gücünü tamamen yitirmiş olduğunu açıkça göstermektedir.
NEET KRİZİNDE TOPLUMSAL CİNSİYET BOYUTU
Türkiye’de 2,6 milyonu aşkın ne eğitimde ne istihdamda olan “ev genci” (NEET) bulunmakta ve ülkemiz yüzde 22,5 ile Avrupa Birliği ortalamasının iki buçuk katı oranla zirvede yer almaktadır. Yaş ilerledikçe bu durum kronikleşmektedir. En ağır tablo ise yaş aralığında her 10 yükseköğretim mezunu genç kadından 4’ünün ne eğitimde ne istihdamda olmasıdır. Bakım yükleri ve esnek-güvencesiz çalışma modelleri, kadın emeğini piyasa dışına itmektedir.
İktidarın duyurduğu İŞKUR GÜÇ programları ve esnek çalışma modelleri çözümü piyasa uyumunda ararken; İşsizlik Sigortası Fonu kamu kaynaklarıyla sermayenin ucuz ve esnek işgücü maliyetlerini sübvanse etmektedir. Kalıcı ve güvenceli kamusal istihdam yerine, güvencesiz ve esnek emek “workfare” (çalışma karşılığı sosyal yardım) rejimine dönüştürülmektedir.
İSRAF EDİLEN BEŞERİ SERMAYE VE BEYİN GÖÇÜ
Efektif talep yaratılmadığı ve sermaye birikimi düşük katma değerli faaliyetlerde yoğunlaştığı için gençlerimiz uzun süreli işsizlikle baş başa kalmaktadır. Yükseköğretim mezunlarının istihdama katılamaması devasa bir beşeri sermaye israfıdır. Olumsuz iş tecrübeleri gençlerde geleceğe dair umutsuzluk yaratarak iş aramaktan vazgeçmeye ya da nitelikli beyinlerin de “giderlerse gitsinler” anlayışı ile yurt dışına kaçışına (beyin göçü) yol açmaktadır.” Haber Merkezi
GÜNDEM
14 Eylül 2026GÜNDEM
14 Eylül 2026GÜNDEM
14 Eylül 2026GÜNDEM
14 Eylül 2026GÜNDEM
14 Eylül 2026GÜNDEM
14 Eylül 2026GÜNDEM
14 Eylül 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.