İnsanlar zamanla değişir. Öncelikler, beklentiler, ihtiyaçlar ve bakış açısı dönüşür. Ancak bunu bilmemize rağmen çoğu ilişki, iki insanın hiç değişmeyeceği varsayımıyla sürdürülmeye çalışılır. Hatta “hiç değişme, hep böyle kal” sözleri verilir. Oysa ilişkiler durağan değil, canlı yapılardır. Değişen her şeyle birlikte, yeniden uyumlanarak güncellenebilen ilişkiler ayakta kalabilir.
Değişime uyumlanarak yeniden güncellenmek; eskiyi silmek, yaşananları yok saymak ya da kendinden vazgeçmek değildir. Güncellenmek, değişen iki insanın ilişkiyi yeniden ayarlama sürecidir. Bir nevi yeniden yapılanma.
İhtiyaç halinde, İlişkileri yeniden güncellemek gerekebilir. Çünkü, dile getirilmeyen değişimler ilişkideki uyumu bozabilir. Değişen ihtiyaçlar dile getirilmediğinde, şimdiye bir etkisi olmayan eski roller sürdürülmeye çalışıldığında, hayattan beklentiler güncellenmediğinde, “eskiden böyle değildin” cümleleri sık kullanılmaya başlanır. Burada asıl sorun değişmek değil, değişimin ilişkiye yansıtılmaması olmalı.
Bir ilişkide taraflardan biri farkındalık kazanıp, gelişip, dönüşürken, diğeri yıllar önceki beklentilerle kalabilir. Bu durum ilişkilerde kaçınılmaz bir gerilime neden olabilir. Değişen taraf anlaşılmadığını, duyulmadığını hissederken, diğer taraf bu değişimi bir tehdit olarak görebilir.
Yeniden güncellenebilen ilişkilerde şu ortak özellikler vardır; Konuşabilme cesareti, ben dili ile iletişim, esneklik, onarım kültürü, birlik vizyonu, savunmadan çok merak duygusu. Bu başlıkları önceki yazılarımda daha detaylı bulabilirsiniz. Bu özelliklere sahip olan ilişkilerde değişim bir tehdit olarak algılanmaz, birlikte gelişme fırsatı olarak görülür.
Bazı durumlarda ise yeniden güncellenebilmek zorlaşır. Özellikle çaba tek taraflıysa, ilişkiye dair beklentiler ortadan kalktıysa ve iletişim yoksa, suçlayıcı bir dil hakimse, ilişkiyi değişime karşı uyumlayabilmek imkânsız hale gelebilir. İşte bu noktada mesele yeniden güncellemekten çok gerçeklerle yüzleşmek olur.
Değişen her şeye karşı uyumlanarak yeniden güncelleme yapma sürecinde, yeniden seçim yapma ihtiyacı hissedilebilir. Aynı yerde kalmakta ısrarcı olmak mı? Yoksa birlikte hareket edebilmek için değişme cesareti edinmek mi? Bu sorulara verilecek cevaplar ilişkinin yönünü belirleyici olacaktır.
İlişkiye başlarken uzun ve belirsiz bir yola çıkarız. Yolun başında belirlediğimiz rota, yıllar sonra aynı kalmayabilir. Hayat değişir, ihtiyaçlar değişir, yön değişir. Navigasyonu güncellemeden yola devam etmeye çalışmak, ilişkiyi beklenmedik yerlere götürebilir.
Değişime birlikte uyumlanmak, ilişkiyi güncel ihtiyaç ve duygulara göre yeniden güncelleyebilmek için, “biz şimdi neredeyiz ve nereye gitmek istiyoruz?” sorusunu sorabilmeliyiz. Güncellenme işte bu soru ile başlayabilir.
GÜNDEM
10 Şubat 2026GÜNDEM
10 Şubat 2026GÜNDEM
10 Şubat 2026GÜNDEM
10 Şubat 2026GÜNDEM
10 Şubat 2026GÜNDEM
10 Şubat 2026GÜNDEM
10 Şubat 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.