eşya depolama
hoşgeldin bonusu yeni bonus veren siteler casino siteleri
DOLAR 38,0104 0.16%
EURO 41,8060 -0.8%
ALTIN 3.692,92-2,72
BITCOIN %
Edirne
13°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

KURTUBA’DAN AYRILIŞ VE ALMANYA’YA DÖNÜŞ!

KURTUBA’DAN AYRILIŞ VE ALMANYA’YA DÖNÜŞ!

ABONE OL
6 Kasım 2024 10:40
KURTUBA’DAN AYRILIŞ VE ALMANYA’YA DÖNÜŞ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ne güzeldi Endülüs, ne güzeldi Endülüs’ün unutulmaz tarkihi eserleri, Gırnata ve Kurtuba’da. Ne güzeldi İslam kardeşliği. Ancak zamanımız kısıtlı ve yavaş yavaş doluyordu. Zaten daha gezerek gidecek ve 2 gün sürecek yolumuz vardı, Almanya’nın Köln şehrine kadar.

Sonunda Endülüs’te kısa sürede tanıştığımız Müslüman kardeşlerimizden ayrılmak zorunda idik. Ayrılacağımız zaman kucaklaşıyor, helalleşiyorduk. Abdullah İmran’a sıra geldiğinde önce,  “ne olursunuz tüm Müslüman kardeşlerimiz olarak elinizden hiçbir şey gelmiyorsa, hiç değilse bize dua edin! Edin ki, Endülüs tekrar İslam’a dönsün” diyerek boynumuza sarıldı ve gözü yaşları dökerek ayrıldık.

İki arkadaş arabamıza binerek 2 gün sürecek olan yolculuğumuza başladık. Almanya’ya dönüşümüz değişik güzergâhtan oldu. Kurtuba’dan ayrıldıktan sonra Zaman zaman ben, zaman zaman da arkadaşım Eşref’in kullandığı aracımızla Toledo, Madrid, Zaragoza gibi İspanya’nın önemli şehirlerini birer birer geride bırakarak, İspanya ile Fransa arasında sınır teşkil eden meşhur Pirene dağlarını da aşarak Fransa’ya girdik. Ve Paris üzerinden Almanya’ya dönmüş olduk. Aslında gezilecek önemli bir şehir daha vardı “Sevilla”! ancak zamanımız yetersiz olduğundan oraya gidemedik.

Endülüs seyahatimiz bir rüya gibi böyle geldi geçti.  Böylece kitaplarda okuyup hayalimizde yaşadığımız Endülüs’ü Mevla’nın lütfu ile kısa da olsa gezip görme imkânına sahip olduk. Gezmek, görmek, tarih ile iç içe yaşamak ne güzel şey!

Daha sonraki yıllarda da kısa da olsa  2 defa daha İspanya/Endülüs Bölgesine gitmek nasip oldu! Birinde 4 arkadaş bir yaz tatilinde Türkiye’ye gelmeyerek arabamıza binip İspanya’da (Endülüs’ü) gezerek oradan da Fas’a geçip bilhassa Kuzey bölgeleri gezip,  dönüşte de Fransa’nın bazı şehirlerini 2 hafta kadar gezdik.

Bir diğerinde ise 30 kadar bir grup ile uçakla İspanya’ya gidip Endülüs’ü ziyaret ettik.

Endülüs: Her Taşı Bizim Tarihimiz!

Kurtuba, bir dağ silsilesinin eteklerinde geniş ve verimli bir vadi üzerinde kurulmuş bir şehir. Kurtuba’nın büyük ölçüde genişletilmesi, içtimai müesseselerle geliştirilmesi ve imarına “Ed Dâhil” ünvanı ile anılan 1. Abdurrahman zamanında başlanmıştır. Bu zat, evvela şehre civar dağlardan su taşımak için büyük bir su kemeri yaptırmıştı. Getirilen su kurşun borularla şehre dağıtılıyordu. Su depoları taştan veya demirden yapılıyordu.

Keza, 1. Abdurrahman devrinde Kurtuba’da meşhur Cami-i Kebir’in yapımına başlanmış, oğlu zamanında tamamlanmıştır.  Zamanın içinde bu cami, Batı İslam dünyasının en önemli mabedini oluşturmuştur. Kurtuba Camii, 93 adet haşmetli mermer sütunları ile ormana açılmakta ve dış avlusu ile gayet geniş bir alanı kaplamaktaydı. Başkent Kurtuba, 110 binden fazla evi, yüzlerce Camileri, Büyük Çarşıları, çok sayıda Dükkânları, yüzleri aşkın Otel ve Hamamları ve yarım milyonu aşkın nüfusu ile Abbasilerin başşehri Bağdat’la yarışıyordu. Avrupalı tarihçiler bu şehir için “Ziynet-i Alem: Dünyanın süsü” deyimini kullanmışlardı. Kaynaklarda yer alan bilgilere göre gelişmiş bir aydınlatma sistemine de sahipti. Geceleyin bir insan şehrin, sokak lambalarıyla aydınlatılmış belli başlı merkezlerinde yürüyebilirdi. Halk için park ve bahçe tipi gezinti yerleri hayli çoktu.

Gırnata şehri ve El-Hamra Sarayı!

Vadi ve tepeler üzerine kurulmuş bir şehirdir. 15. Asırda şehrin nüfusu 400 bine ulaşmıştı. El-Hamra Sarayı, Nasriler (Benü Ahmer) Hanedanından El-Galib (1232-1273) tarafından Gırnata’nın karşısındaki manzaralı tepelerden biri üzerine yaptırılmıştı. Yapımında kullanılan kızıl renkli taşlardan veya Hükümdarın lakabından yani, “İbnül Ahmer”  diye anılmasından dolayı “El-Hamra” denilmiştir. Zarif süslemeleri, mermer kaplama taşları üzerine işlenmiş arabesk tarzındaki kabartma desenleriyle bu saray, günümüze kadar ulaşabilmiştir. Saray, kırk bin kişiyi barındıracak kapasiteye sahipti.

Ziya Paşa öyle diyor; ”Ger Endülüs olmasa ziyadar,  Kim Avrupa’yı ederdi bidâr!                                                     

 (Eğer Endülüs ışık saçmasaydı, Avrupa’yı bilgisizlik uykusundan kim uyandırırdı?)

Asr-ı Saadet’ten günümüze 14 asırlık dönemde nice İslam Devletleri kurulmuş. Ama birlik ve beraberlik sağlanamayıp, medeniyet değerlerimizden uzaklaşılınca hep tarihin derinliklerine gömülmüşler!

Peygamberimiz (sav) bir hadislerinde; “Seyahat edin sıhhat bulun” diyor. Bunun manasının şöyle olacağı söyleniyor; “İnsan ruhu, kâinatta geçerli olan hareket kanununa tabi olarak hareket etmekle istirahat eder, mutlu olur. Çalışan kimselerin, tembellik döşeğinde yatanlardan daha mutlu olmalarının hikmeti de budur.”                                                                                                                                                                       Ayrıca, her yenilikte bir lezzet vardır. Seyahatte de yeni mekânlar, yeni havalar, yeni insanlar, arkadaşlar, yeni meşgaleler olur. Bu çok yönlü yeniliklerden dolayı da ruhta bir ferahlık oluşur, bu da sağlığa yardım eder.

Kur’an-ı Kerim’de yeryüzünü gezmek ile ilgili 10’dan fazla ayet var! Onlardan bazıları şöyle;

  • “Peki, onlar hiç yeryüzünde dolaşarak, kendilerinden önce gelip geçenlerin sonu nasıl olmuş diye bakıp ibret almazlar mı? Allah onları yerle bir etmişti. Bu kâfirleri de aynı son beklemektedir!” (Muhammet Suresi-10. Ayet)
  • “De ki: “Yeryüzünde dolaşın da, daha öncekilerin akıbeti nasıl olmuş ibretle bakın! Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.” (Rum Suresi- 42. Ayet)
  • De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da Allah’ın varlıkları ilk defa nasıl yarattığına ibretle bakın. Allah, kıyametten sonraki âhiret hayatını da işte böyle yaratacaktır. Şüphesiz Allah’ın her şeye gücü yeter. (Ankebut Suresi-20. Ayet)
  • Sizden önceki toplumların hayatında nice ilâhî kanunlar tatbik edilmiş ve bunların sonuçları yaşanmıştır. İsterseniz yeryüzünde şöyle bir gezip dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir bakın! (Al-i İmran;137)

Tabii ki, tarihte yaşanmış İslam Medeniyetlerini tanımak için geniş kapsamlı “İslam Tarihi” de okumak, mümkünse o coğrafyaları gezmek gerekir!

Allah (cc) seyahati arzu eden kullarına da inşallah nasip eder!

Dostça kalın…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler