Recep Çınar
Peygamber efendimiz (sav) bir hadislerinde; “Din nasihattir” buyurur.
İslam büyüklerinin/Âlimlerinin nasihatlerini bilmek ve onlara uygun yaşamak Müslümanlar için çok önemlidir, bir
ihtiyaçtır! Bu sebeple “İmamı Gazali’den bazı öğütleri” sizlerle paylaşmak istedim!
İmâm-ı Gazalî’yi halka tanıtan hacımca küçük, fakat tesiri bakımından büyük olan eseri Eyyühe’l-Veled. Dilimizde “Ey Oğul” şeklinde bilinen eseridir.
“Ey Oğul” adlı eser, batıda ve doğuda okuma rekoru kıran bir eserdir. “Müslümanın yirmi dört saati” demek olan bu kitap, ayrıca bir öğüt ve nasihatler bütünüdür. Bu çeşit çalışmaların tamamında olduğu gibi, İmam-ı Gazalî’nin bu eserinin baş kısmında “İman ve İslâm”ın esasları ile birlikte, ibadet konuları işlenmektedir. Ben, özet olarak ahlâkî bölümleri ve insan eğitimine yönelik kısımları aldım.
– Allah’tan kork !
Ey oğul! Allah’tan nasıl korkulması gerekiyorsa öyle kork. O’na kulluk görevini gereği gibi yap. Haram kıldığı şeylerden mümkün olduğu nispette kaçın. (Tabii ki önce neyin haram, neyin de helal olduğunu öğrenmek lazım) Allah’ın saadete uzanan yolundan ayrılma. Hayatını düzene sokan emirlerini sakın ihmal etme ki, yaşayışın sıhhat bulsun, gözlerin aydın olsun. Çünkü gizli ve kapalı hiçbir şey Allah’tan gizli ve kapalı değildir.
– Ağırbaşlı ol!
Ey oğul! Ağırbaşlı, terbiyeli, saygılı ve nezaketli olmaya çok dikkat et ve itina göster. Ancak böyle yaparken gurura kapılma. Sonra senden bu sıfatla söz edilir. Halka tepeden bakma. Sonra senden bu sıfatla bahsedilir.
– Boş sözden uzak dur!
Ey oğul! Aklının hemen kabul etmeyeceği şeyi söyleme. Lüzumsuz lâftan, çok gülmekten, şaka ve alaya almaktan, din kardeşinle tartışmaktan sakın. Böyle yapmak saygıdeğerliği götürür, kin ve düşmanlık kapıları açar.
– Herkese hoşnut davran!
Ey oğul! Dostuna da düşmanına da hoşnutluk göster. Başkasına eza (sıkıntı verme) ve cefa (zulüm) etmekten kendini alıkoy ve bunu onlardan korkup ürktüğün için de yapma. Sadece iyi bir huy olduğunu düşünerek öyle davran.
– Fitneden sakın!
Ey oğul! Düşman ülkesinde de olsan fitne ve fesat (bölücülük, sıkıntı yapma) çıkarmaktan sakın. Kendinden aşağı kimselere karşı çoluk çocuğunu, şeref ve itibarını yaygı yapma.
Malını kendinden fazla kıymetli ve üstün tutma.
– Fazla konuşma!
Ey oğul! Fazla konuşma. Sonra bulunduğun toplulukta taşınması güç bir yük olursun. Seninle beraber oturana karşı âlicenap (bağışlayıcı, şerefli) davran. Yanına oturmak isteyene güzel, nazik, hareket et. Başkasının gözüne dikkatle bakıp durma.
– Gözü aç ve savurgan olma!
Ey oğul! Kendini iyice sıkıntıya sokmuş bir miskin gibi gözü aç; mal kıymeti bilmeyen, ilerisini görmeyen bir sefih
(zevk ve eğlenceye düşkün) gibi savurgan olma. Sana ait hakları belirle. Dostuna saygılı, düşmanına insaflı ol.
– Orta yolu tut!
Ey oğul! Bütün işlerinde orta yolu tut. Çünkü işlerin en hayırlısı orta yoldur. Az konuş. Karşılaştığın her Müslüman’a selâm ver.
– Yürüyüşüne dikkat et!
Ey oğul! Ölçülü adımlarla yürü, ayaklarını yerde sürükleyerek yürüme. Sağa sola baka baka yürüme. Etrafı rahatsız ederek, başını şunun bunun kapısına doğru döndürme.
– İnsanları iyi tanı!
Ey oğul! Heveslerine ve nefsine uyan aşağılık çukuruna yuvarlanır. Zarif görünümlü insanlar fazla ilgini çekmesin, dış görünüşe pek aldanma. Çünkü insan, kalbiyle, düşüncesiyle ve diliyle adamdır, kıyafetiyle değil. Benzi sarı, zayıf kimseleri hor görme. Çünkü insan iki küçük et parçasıyla ölçülür: Kalbi ve dili. Öyleyse insanların bu iki değerinden faydalanmaya çalış.
– Nimetlere (yaşamak için helal olan her şey) şükret! Ey oğul! Allah’ın verdiği nimete daima şükret.
Sadakayı(yardımı)gizli ver!
Ey oğul! Sadaka verirken gizli vermek, kendine bir musibet (bela, felaket) geldiğinde bağırıp çağırmayarak, yaygara yapmayarak gizlemek gerekir. Bir günah işlediğinde ceza gelmeden hemen tövbe et. Sadaka vermek sıddıklar (samimi, doğru) nişanıdır. Onlar sıddıklar zümresindendir.
– Ey oğul! Tamahkâr(aç gözlü) olma. Kalbin katı ve kara olur. Çok mal arttırmak için hasislik (cimrilik) etme.
Salih(Mükemmel/iyi)insanların sohbetinde bulun!
Ey oğul, Âlimlerin (âlimler, bilginler) ve Salih insanların sohbet ve meclisinde bulunmayı elden bırakma.
– Ey oğul! Dargın ve küsülü (küskün) olanları barıştır ki, sen de yarın Kıyamet gününde mesrur (sevinçli) ve şad (şirin) olasın.
Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Bir kimse Ulema ve Salihlerin meclis ve sohbetine giderse, Cenab-ı Hak o kimsenin her bir adımına karşılık kabul olunmuş bir Hac sevabı ihsan eder.” Âlim ve Salih zatlar Allah’ın dostlarıdır. Onları ziyaret edenin sevabı Allah’ın evini ziyaret edenin sevabı gibidir.
Musa (AS) münacatında (yalvarış, yakarış), “Yâ Rabbi! Küsülü iki kişiyi barıştırana ne ecir verirsin? Senin rızanı kazanmak için halka zulmetmeyenlere nasıl bir mükâfat verirsin?” diye sordu.
Hak Teâlâ şöyle buyurdu: “Ben de yarın Kıyamet gününde O’na selâmet (esenlik) verip korktuğundan emin ederim.”
Müslümanlar olarak bize düşen, bu yüksek ahlakı elde etmek için birbirimizi teşvik edelim, yardımcı olalım. Bizim için en büyük kazanç bu olacaktır!
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, kendi kazdığı kuyuya düşen bile kendisini Yusuf (as) zannediyor!
DİN/İslam; her sahada insanın hayatını kuşatan bir Düzen, Sistem’dir! Biz Müslümanlara düşen her işte/sahada Allah’ın Dinine/ Sistemine uymaktır!
Dostça kalın…
GÜNDEM
26 Mart 2026GÜNDEM
26 Mart 2026GÜNDEM
26 Mart 2026GÜNDEM
26 Mart 2026GÜNDEM
26 Mart 2026GÜNDEM
26 Mart 2026GÜNDEM
26 Mart 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.