17 Mart 2026 Salı
DOMUZLAR DİKTATORYASI / EMPERYALİST HAYDUTLAR
Ağrı Dağı Efsanesi
CUMHURİYET IŞIĞI İHTİYACI
Kendinizi gerçekten sevmeyi biliyor musunuz?
Trakya Üniversitesi’nde yangın tatbikatı
EDİRNE’NİN SESSİZ SORUNU: SUÇ VE ÇOCUKLAR -1
Trakya Üniversitesi’nde, olası acil durumlara karşı hazırlıklı olmak ve güvenlik bilincini artırmak amacıyla kapsamlı yangın tatbikatları gerçekleştirildi.
Trakya Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinatörlüğü tarafından titizlikle planlanan ve Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinin profesyonel destekleriyle hayata geçirilen tatbikatlar, üniversitenin tüm birimlerini kapsayacak şekilde düzenlendi.
Gerçekleştirilen tatbikatlarla, olası bir yangın anında doğru ve hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekildi. Uzmanlar, düzenli yapılan yangın tatbikatlarının çalışanların ve öğrencilerin acil durumlara hazırlıklı olmasını sağladığını, panik ortamının önüne geçerek güvenli tahliye ve etkili müdahale açısından kritik bir rol oynadığını ifade etti.
İtfaiye ekipleri tarafından katılımcılara yangın söndürme tüplerinin doğru kullanımı ve başlangıç aşamasındaki yangınlara müdahale teknikleri uygulamalı olarak gösterildi. Katılımcılar da gerçekleştirilen uygulama kapsamında yangın söndürme tüplerini kullanarak kontrollü şekilde yangına müdahale pratiği yaptı. Haber Merkezi
Edirne Kent Konseyi (EKK) Başkanı Özer Demir, yıkılan Orduevi binası yerine halka açık alan yapılması gerektiğini söyledi. Demir, “Sayın Valinin basına yaptığı açıklamalardan halka açık bir tesis olacağını olumlu bulmamızla birlikte, bir bölümünün otopark olarak düzenlenmesi ise hatalı bir uygulama olacaktır” dedi.
Demir, Orduevi’nin yerine ne yapılacağı konusunda kentliler ve ilgili kurumlardan görüş alınması gerektiğini belirtti. Demir, Orduevi’nin yerine halka açık bir tesis yapılmasının doğru olduğunu, alana otopark yapılmasının ise uygun olmayacağını ifade etti.
“Tarih Kenti Edirne’ye yakışır şekilde planlanması için fırsattır”
Demir, şunları kaydetti:
“Darbe koşullarında, ‘ben yaptım oldu’ anlayışıyla, hiç yapılmaması gereken yere inşa edilen Edirne Orduevi binası depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkıldı. Bu alana çok katlı bina yapılmış olması Selimiye Camii’nin silüetini olumsuz etkilemiş, o bölgede imar kirliliği ve rant odaklı yapılaşmayı kolaylaştırmıştır. Binanın depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılması, sadece binanın olduğu parselin değil o bölgenin tarihi dokuya uygun, kentlileri de sürece katarak, Tarih Kenti Edirne’ye yakışır şekilde planlanması için fırsattır. O alanda hayat bulmuş, Orduevini, Kurtuluş İlkokulunu ve Arap Han’ın izlerini de hatırlatmayı anlamlı buluyoruz. Ayrıca en merkezi yerde bulunan bu alan belli bir kesimin değil tüm kentlilerimizin ve misafirlerimizin kullanımına açık olmalıdır. Yıkılan Orduevi binası yerinin nasıl düzenleneceği ile ilgili ilk elden bilgi alabilmek için Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer’le görüşme talebimize yanıt verilmemiştir. Sayın Valinin basına yaptığı açıklamalardan halka açık bir tesis olacağını olumlu bulmamızla birlikte, bir bölümünün otopark olarak düzenlenmesi ise hatalı bir uygulama olacaktır.
“Aaraç trafiğini zorlaştıracaktır”
Konu Edirne Kent Konseyi Genel Kurulunda gündeme alınmış, delegelerimizin değerlendirmesi, şehir plancısı, mimar, harita mühendisi ve inşaat mühendislerinden oluşan uzmanların katkılarıyla aşağıdaki görüş oluşturulmuştur. Edirne gibi tarihi kent merkezlerinde en büyük sorunlardan biri araç trafiğini yoğunlaştırıcı karar ve uygulamalardır. Otopark düzenlemeleride daha fazla aracın merkezde birikmesi ile yaya hareketlerini kısıtladığı gibi, araç trafiğini de zorlaştıracaktır. Edirne Orduevi faaliyette iken araç giriş-çıkışı, trafik güvenliği ve akışını olumsuz etkilemekteydi. Atatürk Bulvarı ile Kıyık Caddesinin kesiştiği, araç ve yaya trafiğinin yoğun olduğu bu bölgeye otopark yapılması uygun değildir. Atanmış ve seçilmişlerin, kente dair kararları alırken, kentlileri ve ilgili kurumları karar alma süreçlerine davet etmeleri katılımcılığın ve şeffaflığın gereği olduğunu bir kez daha hatırlatarak kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.” Haber Merkezi
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) lise öğrencilerinin ara tatil dönemini verimli ve kültürel değerlerle iç içe geçirmesi amacıyla “Ara Tatil Rehberi” hazırladı.
MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından lise öğrencilerinin eğitim süreçlerinin akademik başarının yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimle desteklenmesi ve ara tatil dönemini etkili geçirmeleri amacıyla çalışma yürütüldü.
Bu kapsamda, ara tatilin ramazan ayına denk gelmesi dolayısıyla özel bir içerik oluşturuldu. Öğrencilerin tatili hem verimli hem de kültürel değerlerle iç içe geçirmelerini sağlamak için ramazan temalı “Ara Tatil Rehberi” kullanıma sunuldu.
Hazırlanan kitap, öğrencilerin tatil süresince hem dinlenmelerine hem de farklı disiplinler aracılığıyla medeniyet değerlerini keşfetmelerine olanak tanıyor.
Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri göz önünde bulundurularak hazırlanan rehber kitapta, Türk dili ve edebiyatından tarihe, felsefeden yapay zekaya kadar pek çok farklı branşta hazırlanmış özgün yazılar ve etkinlikler yer alıyor.
BAYRAMLAŞMA, DAYANIŞMA VE HOŞGÖRÜ TEMALARINA YER VERİLDİ
MEB tarafından hazırlanan kitap, klasik bir tatil ödevinin yanı sıra öğrencilerin okuma, anlama, yorumlama ve analiz etme becerilerini geliştirecek etkileşimleri de barındırıyor.
Kitapta, ramazan ayının ruhuna uygun olarak bayramlaşma, dayanışma ve hoşgörü temaları işleniyor. Kitapta yer alan etkinliklerde, öğrencilerin çevrelerine karşı duyarlılık geliştirmeleri ve aile büyükleriyle vakit geçirmeleri teşvik ediliyor.
Ayrıca kitapta yer alan metinler, öğrencilerin derslerde edindikleri bilgileri günlük hayat ve kültürel mirasla harmanlamalarına yardımcı oluyor.
Öğrenci, veli ve öğretmenlerin doğrudan ulaşabileceği şekilde tasarlanan rehber kitap, “OGM Materyal” platformu üzerinden dijital olarak erişime açıldı. (aa)
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, Çanakkale’de yazılan destanın Türk milletinin birlik, cesaret ve vatan sevgisinin en güçlü simgelerinden biri olduğunu vurguladı.
Başkan Irmak, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Irmak, mesajında, “18 Mart 1915, yalnızca askeri bir zafer değil, aynı zamanda milletimizin bağımsızlık uğruna gösterdiği eşsiz fedakarlığın, inancın ve kararlılığın tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Çanakkale Savaşı’nda vatan toprağını canları pahasına savunan kahraman ecdadımız, bizlere özgür bir ülke ve güçlü bir gelecek bırakmıştır. 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatan uğruna can veren tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyorum.” ifadelerini kullandı. Haber Merkezi
Osmanlı saray mutfağından günümüze ulaşan badem ezmesi, Kavala kurabiyesi ve deva-i misk gibi lezzetler, Edirne’de bayram öncesi yoğun talep görürken, şekerlemeciler siparişlere yetişebilmek için 24 saat üretim yapıyor.
Edirne’de Ramazan Bayramı öncesi şekerlemecilerde yoğun mesai yaşanıyor. Osmanlı saray mutfağının lezzetleri arasında yer alan badem ezmesi, Kavala kurabiyesi, deva-i misk, lokum çeşitleri ve kallavi kurabiye, geleneksel yöntemlerle üretilerek bayram sofraları için hazırlanıyor.
Kentte faaliyet gösteren şekerlemeciler, hem Edirnelilerden hem de kente gelen ziyaretçilerden artan talebi karşılamak amacıyla üretimlerini artırdı.
Şekerleme firması sahibi Kemal Kılıç, ramazan ayıyla birlikte Osmanlı saray tatlılarına ilginin arttığını söyledi.
Üretime yaklaşık 40 kişilik ekiple 24 saat esasına göre devam ettiklerini belirten Kılıç, Türkiye’nin farklı illerine sipariş gönderdiklerini ifade etti.
Bayramda gezme fikri olanların rotaların tarih, kültür başkenti Edirne’ye çevrilmesinin çok güzel olacağını belirten Kılıç, “Osmanlı saray mutfağının olmazsa olmazı badem ezmesi, bademli Kavala kurabiyesi, deva-i misk ve lokum çeşitleriyle üretimlerimiz sürüyor. Selimiye Camisi’ni ziyaret edecek misafirlerimizi bekliyoruz. Edirne’ye gelenler önce tava ciğerini tatsın, ardından bu kadim lezzetlerle buluşsun.” dedi.
“SİPARİŞLERE YETİŞMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Şekerleme ustası Muhammet Çetinkaya ise bayram yoğunluğunun üretim temposunu zirveye taşıdığını bildirdi.
Siparişlere yetişmek için gece gündüz çalıştıklarını belirten Çetinkaya, “24 saat üretim yapıyoruz. Talep çok yüksek, biz de en iyi şekilde karşılamaya gayret ediyoruz.” diye konuştu.
Şekerleme firması satış müdürü Semih İğdi de ramazan boyunca Edirne’nin özellikle Yunanistan ve Bulgaristan başta olmak üzere çevre ülkelerden yoğun ziyaretçi ağırladığını söyledi.
Kente gelen misafirlerin sadece tava ciğer değil, Osmanlı mutfağının nadide tatlılarına da büyük ilgi gösterdiğini belirten İğdi, “Badem ezmesi, lokum çeşitleri, kurabiyeler ve deva-i misk helvası en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Bayram denince akla baklava gelse de son yıllarda Osmanlı saray tatlılarına yönelim arttı. Özellikle misafirlerimiz baklava yerine bu özgün lezzetleri tercih ediyor. Biz de bayrama yetişebilmek için yoğun şekilde çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. (aa)