14 Temmuz 2026 Salı
Edirne Gazeteciler Derneği (EGD) Başkanı Gökhan Tuzladan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, demokrasiye, milli iradeye ve Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik her türlü girişimin karşısında olmaya devam edeceklerini belirtti.
EGD Başkanı Gökhan Tuzladan, 15 Temmuz’un, milletin iradesine, demokrasiye ve bağımsızlığa kasteden hain darbe girişiminin, milletin cesareti ve kararlılığıyla bertaraf edildiği tarih olduğunu belirtti. Tuzladan mesajında, “O karanlık gecede şehit olan kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Demokrasiye, milli iradeye ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine yönelik her türlü girişimin karşısında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyor; birlik ve beraberliğimizin ülkemizin en büyük gücü olduğuna inanıyoruz.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün yıl dönümünde tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı. Haber Merkezi
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Edirne İl Temsilciliğince düzenlenen yaz okulu programı devam ediyor.
TÜGVA Edirne İl Temsilciliğinden yapılan açıklamaya göre, yaz okulunda çocuklara Kur’an-ı Kerim ve değerler eğitiminin yanı sıra spor, atölye çalışmaları, oyunlar ve çeşitli yarışmalarla eğitim ve sosyal etkinlikler sunuluyor.
Program kapsamında çocukların yaz tatilini verimli geçirmeleri, sosyal becerilerini geliştirmeleri ve yeni arkadaşlıklar edinmeleri amaçlanıyor.
Açıklamada, yaz okulunun eğitim, spor ve sosyal faaliyetleri bir araya getirerek çocukların kişisel gelişimlerine katkı sağlamayı hedeflediği belirtildi. (aa)
Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’ni (USK) acil toplantıya çağırarak, 1 Ağustos itibarıyla çiğ süt fiyatlarının en az 30 TL olarak revize edilmesini talep etti. Suiçmez, “Ufacık bir su alıyorsunuz 20 lira. Bir çay çoğu yerde 20-25 lira. Yem fiyatları arttı. Üretimde bir düşüş var. 1 Ağustos’tan geçerli olmak şartıyla sütün en az 30 lira belirlenmesi lazım ki bu insanlar böyle daha arzulu, daha istekli üretime devam etsin. Yoksa bırakıyor adam, bunun gizlisi saklısı yok” dedi.
Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, son olarak Mayıs ayında 24.30 TL olarak belirlenen çiğ süt alım fiyatının 1 Ağustos’ta 30 TL olması gerektiğini açıkladı. Suiçmez, basın mensuplarına yaptığı açıklamada artan girdi maliyetleri nedeniyle süt fiyatının üreticinin talebine göre belirlenmesi gerektiğini kaydederek, “Temmuz ayında, sıcaklardan dolayı süt üretiminde Mayıs ayına oranla yüzde 7 ile 10 arasında düşüş var. Yani doğal bir şey bu, sıcakta hayvan süt verimini düşürüyor, meralar kuruyor. Bugün ayın 14’ü. Ulusal Süt Konseyi’nin mesajlarını görüyorum ara sıra. Toplanmalarıyla ilgili hiçbir haber yok, rastlayamadık. Ben buradan seslenmek istiyorum; Ulusal Süt Konseyi böyle eften püften haberlerle değil. Vakit kaybetmeden tekrar toplanarak bu süt fiyatlarının gözden geçirilmesi ve 1 Ağustos’tan itibaren geçerli olarak fiyatların tekrar revize olması lazım. Orada oturdukları yerden baktıkları gibi kağıt üzerinden veyahut oradan buradan aldıkları verilerle bu işler olmuyor. Yani süt maliyet fiyatlarını geçenlerde açıkladılar. Neye göre açıklıyor süt maliyet fiyatlarını? Oturduğu yerden oradan açıklıyorlar. 30-35 litre ortalama üzerinden süt fiyatı maliyeti çıkartıyorlar bir inekteki verimi. Aile işletmelerinin ortalaması şu anda en iyisi 20 litre. 30 litreyi alamıyorlar çünkü o imkanları, o altyapıyı yapamamış. Kolay değil o hayvana bakmak orada” dedi.
‘ÜRETİCİ ÜRETİMDEN KAÇMAMASI İÇİN ŞART’
Bir litre çiğ sütün bir bardak çay fiyatına eş değer olduğunu belirten Suiçmez, şunları kaydetti: “Üreticiye ödenecek süt fiyatı 30 liranın altında olmamalı. 30 lira olması lazım. Ufacık bir su alıyorsunuz 20 lira. Bir çay çoğu yerde 20-25 lira. Bunları kıyaslamak doğru değil belki ama bizim de maliyet girdilerimiz arttı. O çiftliklerde insanlar çalışıyor. Yem fiyatları arttı. Üretimde bir düşüş var. Market raflarında son tüketiciyle, ilk üretici arasındaki makas uçurum oldu aradaki fark. Ulusal Süt Konseyi bundan üç ay önce bir süt fiyatı belirledi. Biz nasıl o zaman fazla sesimizi çıkarmadıysak k, hayli düşüktü o fiyat, buna rağmen bizim üreticimiz üretmeye devam etti. Ama şu anda geldiğimiz noktada hiç kimsede çıt yok. Ben merkez birliklerine de seslenmek istiyorum buradan. Farklı konularla gündemde durulabilir. Ben takip ediyorum sosyal medyayı. Farklı bir şeyler konuşuluyor ülkede, hayvancılık anlamında söylüyorum. Şu anda bizim esas gündemimiz Temmuz ayının sonuna doğru Ulusal Süt Konseyi toplanıp bu süt fiyatlarının revize etmesi gerekir. Bu üreticinin üretimden kaçmaması için şart.
‘ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI ALMAK ZORUNDA’
Bakın üretim çok zor. Bu sıcaklarda şu anda inanın köylere gideniniz vardır. Şu anda 30 derecenin üzerinde sıcaklık var. Şu anda insanlar kışlık samanını, zaresini hazırlamaya uğraşıyor. Kolay çıkmıyor o süt ineğin memesinden. Gıdım gıdım çıkıyor. Bu insanlar uğraşıyor burada. Alın terinin karşılığını almak zorunda. Bunlar alıştı. Her sene her dönemde böyle fiyat açıklanırken ya üreticinin 15 günü çalınıyor, ya 20 günü çalınıyor, gelenek haline getirdiler neredeyse ulusal süt konseyi. Orada oturan beyefendiler lütfen. 1 ağustostan geçerli olmak şartıyla sütün en az 30 lira belirlenmesi lazım ki bu insanlar böyle daha arzulu, daha istekli üretime devam etsin. Yoksa bırakıyor adam, bunun gizlisi saklısı yok. Bizim Türkiye’nin hayvancılığı hala yüzde 50-60’lar civarında aile işletmelerinden müteşekkil oluyor. Yani aile işletmeleri bizim için çok önemli. Sosyal açıdan da baktığınızda çok önemli, ekonomik açıdan baktığımızda da çok önemli. Onun için süt fiyatları belirlenirken bir aile işletmesinin süt verim ortalaması maliyeti hesaplanarak fiyat belirlenmeli. Çok profesyonel bir çiftlikte ki verilerle süt maliyeti hesapladığınızda bu olmaz.” Haber Seyide Esen
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, FETÖ’nün hain darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz gecesi yaşananların hafızalarda taze tutulması gerektiğini belirtti. Hatipler, “15 Temmuz 2016 gecesi olanları hem taze bir hafızada tutmak, hem de olayları Türkiye merkezli olarak bölgesel ve küresel bazda değerlendirmek gerekir” dedi.
Hatipler, Trakya Üniversitesi Senatosunca Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen 15 Temmuz Özel Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hain darbe girişimini şiddetle kınadığını söyledi.
Darbe girişiminden gerekli derslerin çıkarılmasının önemli olduğunu ifade eden Hatipler, “15 Temmuz 2016 gecesi olanları hem taze bir hafızada tutmak, hem de olayları Türkiye merkezli olarak bölgesel ve küresel bazda değerlendirmek gerekir.” dedi.
Hatipler, Türkiye’nin ayağındaki zincirleri kırıp bir küresel aktör olmaya çalıştığı dönemlerde içeriden ya da dışarıdan hain saldırılarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Bunun en canlı örneğinin 15 Temmuz’da yaşandığını vurgulayan Hatipler, “PKK terörünün kontrol altına alınacağı, KCK’nın belinin kırılacağı günlerde enteresan bir şekilde Türkiye hain darbe girişimiyle karşı karşıya geldi. Çok şükür bu darbe girişimini milletimizin sağduyusu ile Türkiye çok büyük zarar görmeden ve onları akamete uğratarak atlatmış oldu. Bu tür organizasyonlar ilk değil. Son olmasını arzu ediyoruz. Bu hain girişimlere karşı bizlere düşen canla başla memleketimiz için, vatanımız için çalışmak, hiçbir şeyden korkmadan, Türkiye için, ülkemiz için, üniversitemizin çalışmak.” diye konuştu.
“TRAKYA ÜNİVERSİTESİ BALKANLAR’DA BİLİM DİPLOMASİSİ YAPIYOR”
Toplantıda, Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sabri Can Sannav, “15 Temmuz’un 10. Yılında Balkanlar : Tarihten Geleceğe Güvenlik ve Stratejik Vizyon” başlıklı konferans verdi.
Balkanlar’da yaşanan savaşlar, ekonomik sorunlar ve toplumsal dönüşümün, FETÖ’nün bölgedeki yapılanmasına olanak sağladığını belirten Sannav, örgütün eğitim kurumları, öğrenci yurtları ve burs programları ve kültür merkezleri aracılığıyla Balkanlara inceden ve derinden nüfuz ettiğini ifade etti.
Sannav, FETÖ’nün, Balkanlar’da 40 eğitim kurumu, çok sayıda öğrenci yurdu ve 20 bine yaklaşan öğrenci kapasitesiyle geniş bir eğitim ağı oluşturduğunu, Türkiye’nin darbe girişimi sonrası bu ağı yok etmek için büyük çaba harcadığını dile getirdi.
Türkiye’nin Balkanlar’da güvenlik, eğitim, kalkınma, kültür, insan kaynağı, din hizmetleri ve bilim alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji izlediğini vurgulayan Sannav, “Trakya Üniversitesi de Balkan üniversiteleriyle yaptığı akademik ve bilimsel iş birlikleriyle bilim diplomasisi yapmaktadır.” dedi.
Program, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tarık Sarıoğlu’nun “Darbelerden Demokratik Direnişe: Türkiye’de Askeri Müdahalelerin Tarihsel Seyri ve 15 Temmuz Kırılması” başlıklı konferansıyla sona erdi.
Toplantıya rektör yardımcıları ve senato üyeleri katıldı. (aa)
Edirne 15 Temmuz Derneği Başkanı Veysel Güner, 15 Temmuz’da tarihin en karanlık gecelerinden birinin yaşatılmak istendiğini belirtti. Güner, “O gece kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına kadar milyonlarca vatandaşımız tek yürek olmuş, bayrağımızı yere düşürmemiş, ülkemizin geleceğine yön vermiştir.” dedi.
Edirne 15 Temmuz Derneği Başkanı Veysel Güner, Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği gün olmadığını vurgulayan Güner, “15 Temmuz 2016 gecesi, tarihimizin en karanlık gecelerinden biri yaşanmak istenirken, milletimiz gösterdiği eşsiz cesaret ve kararlılıkla demokrasiye, bağımsızlığına ve vatanına sahip çıkmıştır. O gece kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına kadar milyonlarca vatandaşımız tek yürek olmuş, bayrağımızı yere düşürmemiş, ülkemizin geleceğine yön vermiştir.” ifadelerini kullandı.
Millet iradesinin hiçbir güç karşısında teslim olmayacağını o gece tüm dünyaya gösterdiğini dile getiren Güner, “15 Temmuz, sadece bir darbe girişiminin engellendiği tarih değil, millet iradesinin hiçbir güç karşısında teslim olmayacağını tüm dünyaya gösteren bir demokrasi destanıdır. Aziz şehitlerimizin fedakârlığı ve kahraman gazilerimizin cesareti sayesinde bugün özgür ve bağımsız bir ülkede yaşamaya devam ediyoruz.” dedi.
15 Temmuz’un gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması gerektiğine dikkat çeken Güner, birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine işaret etti.
Edirne 15 Temmuz Derneği olarak milli birlik ve beraberlik bilincini yaşatmaya devam edeceklerini belirten Güner, “Bizlere düşen en önemli görev o gece yaşananları unutmamak, unutturmamak ve gelecek nesillere en doğru şekilde aktarmaktır. Birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece ülkemize yönelik hiçbir hain girişim amacına ulaşamayacaktır. 15 Temmuz Derneği olarak, milli birlik ve beraberlik ruhunun yaşatılması, demokrasi bilincinin güçlendirilmesi ve şehitlerimizin aziz hatıralarının daima yaşatılması için mücadeleye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Güner, 15 Temmuz şehitleri ile tüm şehitleri rahmet ve minnetle andığını belirterek, “Gazilere sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun.” dedi. Haber Merkezi