16 Temmuz 2026 Perşembe
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırdıklarını açıkladı.
Bakan Göktaş, Evde Bakım Yardımı’nın 2006 yılından bu yana engelli bireylerin öncelikle aile ortamında desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen önemli bir aile odaklı bakım hizmeti olduğunu vurgulayarak, “Engelli vatandaşlarımızın aile bütünlüklerini koruyarak evde bakım hizmeti almalarını öncelikli görüyoruz. Bu yardım ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı.
Evde Bakım Yardımı kapsamında 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde hak sahibi başına aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıldığını hatırlatan Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
“Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırdık. Hali hazırda 516 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı’ndan yararlanıyor. Yapılan bu ödemeyle birlikte 2026 yılı içinde bugüne kadar toplam 48,6 milyar liralık destek sağladık. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum.”
EVDE BAKIM YARDIMI 15 BİN 775 LİRAYA YÜKSELDİ
Göktaş, Temmuz ayı memur maaş katsayısındaki yeni düzenlemeyle Evde Bakım Yardımı’nın 15 bin 775 liraya yükseldiğini belirterek, artışlı ödemelerin ağustos ayında hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacağını bildirdi. Haber Merkezi
Edirne Mektebim Koleji Lise Müdürü Orhan Özger, “Tercih döneminde tüm velilerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bir okul seçerken sadece bugünü değil, dört yıl sonrasını; hatta çocuğunuzun on yıl sonrasını düşünün. Kampüsleri ziyaret edin, öğretmenlerle tanışın, eğitim sistemini inceleyin ve çocuğunuzun kendini geliştirebileceği ortamı seçin” dedi.
Özger, LGS sonuçlarının açıklanmasının ardından velilere okul seçiminde önerilerde bulundu. Özger, okulların eğitim sisitemi ve kampüslerinin iyi irdelenmesi gerektiğini aktardı.
“YAŞAM BECERİLERİNİN ŞEKİLLENDİĞİ EN KRİTİK DÖNEMDİR”
Özger, şunları kaydetti:
“Her yıl LGS sonuçları açıklandığında aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Puanlar konuşuluyor, yüzdelik dilimler hesaplanıyor, tercih listeleri hazırlanıyor. Oysa eğitim, yalnızca bir sınav sonucu değildir. Eğitim; bir çocuğun hayallerini, karakterini ve geleceğini inşa etme sürecidir. Bu yıl Edirne Mektebim Koleji olarak büyük bir gurur yaşadık. Öğrencimiz Remzi Türker Özcan, LGS’de 500 tam puan alarak Türkiye’nin en başarılı öğrencileri arasında yer aldı. Bu başarı elbette bizleri mutlu etti. Ancak bizi asıl gururlandıran, bu sonucun yıllara yayılan planlı çalışmanın, güçlü öğretmen kadromuzun, öğrencimizin azminin ve ailesinin desteğinin ortak ürünü olmasıdır. Başarı, tesadüfen ortaya çıkmaz. Başarı; doğru eğitim ortamının, doğru rehberliğin ve öğrenciyi merkeze alan bir sistemin doğal sonucudur.Bugün velilerimizin önünde önemli bir karar var: Çocukları hangi lisede eğitim hayatına devam edecek? Bu sorunun cevabı yalnızca taban puanlarda ya da okul isimlerinde aranamaz. Çünkü lise, üniversiteye hazırlığın başladığı; akademik başarının yanında kişiliğin, özgüvenin ve yaşam becerilerinin şekillendiği en kritik dönemdir.
“LİSE SEÇERKEN ŞU SORULAR MUTLAKA SORULMALIDIR”
Bir lise seçerken şu sorular mutlaka sorulmalıdır: ‘Öğrenci bireysel olarak takip ediliyor mu? Üniversite hazırlık sistemi güçlü mü? Rehberlik hizmeti sadece tercih döneminde mi, yoksa dört yıl boyunca öğrencinin yanında mı? Yabancı dil eğitimi öğrenciyi dünyaya hazırlıyor mu? Sanat, spor ve sosyal gelişim akademik başarı kadar önemseniyor mu? Okul, öğrenciyi yalnızca sınavlara mı hazırlıyor, yoksa hayata da hazırlıyor mu?’ Biz Mektebim Koleji’nde eğitime tam da bu pencereden bakıyoruz. Her öğrencinin farklı bir potansiyeli olduğuna inanıyor; akademik gelişimin yanı sıra özgüveni yüksek, sorumluluk sahibi, üretken ve değerlerine bağlı bireyler yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Güçlü akademik kadromuz, bireysel öğrenci takip sistemimiz, düzenli ölçme-değerlendirme uygulamalarımız, üniversite hazırlık programlarımız ve yabancı dil odaklı eğitim anlayışımızla öğrencilerimizi sadece bugüne değil, geleceğe hazırlıyoruz.
“GÜÇLÜ YARINLAR, DOĞRU EĞİTİMLE BAŞLAR”
LGS’de elde ettiğimiz 500 tam puan, bizim için bir son değil; doğru eğitim anlayışının somut bir göstergesidir. Çünkü gerçek başarı, yalnızca sınav kazanmak değil; üniversitede, meslek hayatında ve yaşamın her alanında güçlü bireyler yetiştirebilmektir. Tercih döneminde tüm velilerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bir okul seçerken sadece bugünü değil, dört yıl sonrasını; hatta çocuğunuzun on yıl sonrasını düşünün. Kampüsleri ziyaret edin, öğretmenlerle tanışın, eğitim sistemini inceleyin ve çocuğunuzun kendini geliştirebileceği ortamı seçin. Edirne Mektebim Koleji olarak bizler, her öğrencimizi kendi potansiyeli doğrultusunda destekleyen, başarıyı bireysel gelişimle birlikte ele alan bir eğitim anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz. Kapımız; geleceğine güvenle yön vermek isteyen tüm öğrenci ve velilerimize açıktır. Çünkü biz inanıyoruz ki güçlü yarınlar, doğru eğitimle başlar.” Haber Merkezi
Edirne’de “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” dolayısıyla anma programları düzenlendi. Edirne Valisi Yunus Sezer ve protokol üyeleri, Saraçlar Caddesi’nde kurulan “15 Temmuz Anma Çadırı”nı ziyaretleri sonrasında Atatürk Anıtı’na geçti. Buradaki törende, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Ardından, Selimiye Camisi imam hatibi Yusuf Serenli Kur’an-ı Kerim okudu. Vali Sezer, törende yaptığı konuşmada, devletin içine sızmış hain yapının 15 Temmuz’da demokrasiye, milli iradeye, devletin birliğine ve ülkenin bağımsızlığına kastettiğini söyledi. 15 Temmuz gecesinde vatandaşların hainlere karşı büyük mücadele verdiğini dile getiren Sezer, “Aziz milletimiz, vatanına ve bayrağına sahip çıkarak o karanlık geceyi birlik ve beraberlik ruhuyla aydınlatmış, destansı bir direniş sergilemiştir.” dedi. Daha sonra, “15 Temmuz Şehitleri Sancak Koşusu”nda taşınan sancak, Vali Sezer’e teslim edildi. Sezer, sancağı öperek teslim aldı. Etkinlikler kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Millete Sesleniş” konuşması ekrandan izlendi. Programda, ilahiler ve kahramanlık türkülerinden oluşan eserler seslendirildi. Programa, Garnizon Komutan Vekili 9. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Bülent Barış Sarp, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ruhi Takındı, diğer protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Öte yandan, Meriç ve Tunca köprüleri kırmızı ve beyaz renklerle aydınlatıldı.(aa)
Edirne Kızılay Kan Bağışı Merkezi Müdürlüğü tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde kan bağışı etkinliği düzenlendi.
“Onlar vatan için kanlarını feda etmekten çekinmedi” mottosuyla 15 Temmuz kahramanlarının aziz hatırasını yaşatan Kan Bağışı Merkezi Müdürlüğü, bir cana umut olmak için gün boyunca kan bağışlarını kabul etti.
Kızılay Edirne İl Başkanı Gözde Emel Baytar da, mobil bağış çadırını ziyaret ederek yetkililerden bilgiler aldı ve vatandaşlarla sohbet etti.
Etkinlik hakkında açıklamalarda bulunan Baytar, “15 Temmuz’da bu aziz millet, vatanı için canını ve kanını feda etmekten çekinmedi. Onların bu büyük fedakarlığından aldığımız güçle, yılın her günü olduğu gibi bugün de Türk Kızılay olarak hayat kurtarmaya devam ediyoruz. Saraçlar Caddesi’nde başlattığımız kan bağışı kampanyasıyla, kahramanlarımızın hatırasını yaşatıyor ve tüm vatandaşlarımızı bir cana umut olmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Edirne Kızılay Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Batuhan Değiş de, Edirne’deki kan bağışı rakamları hakkında bilgiler verdi.
Değiş, “2026 yılının başından bugüne kadar 10 bin 500 ünite kan bağışı kabul edildi. Edirne’de aktif nüfus olarak tanımladığımız bağış yapabilecek kişi sayısı 250 bin civarındadır. Bizim hedefimiz yıllık bazda 20 binin üzerine çıkabilmektir. Şu anda gayet iyi gidiyoruz. Bu hedefimizi gerçekleştirdiğimiz takdirde 18-65 yaş arası aktif nüfusun yüzde 7,5’ine yakınından bağış toplamış olacağız. Bu da Türkiye ortalaması olan yüzde 5,5’in üzerinde bir orana ulaşacak. Gönüllü şekilde kan bağışı gerçekleştiren tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz.” şeklinde konuştu. Haber Merkezi

2016 yılının 15-16 Temmuz gecesinde ülkemizin yakın tarihte uğradığı en alçak saldırıların başında gelen 15 Temmuz hain darbe girişimi yaşandı. Atlantik ötesinden yönlendirilen FETÖ’nün şanlı ordumuza sızmış unsurları alçakça bir istila ve işgal girişimine yeltenmiş, ancak Türk Milleti’nin kararlı tutumuyla hüsrana uğratılmışlardı. Bu hadise elbette bir gece içinde olup bitmiş değildi. Takiyye yöntemiyle uzun yıllar boyunca toplumun ve devletin hemen hemen bütün kesimlerine nüfuz eden, topluma ve dünyaya sözde eğitim veren okullar ve Türkçeyi sözüm ona dünyada yayma gibi “güler yüzlü” bir imaj sergileyen sinsi bir yapı, maalesef devleti yönetenlerin de kâh göz yummaları kâh desteklemeleri ile büyümüş ve devleti bütünüyle kontrol altına alma noktasına gelmişti. 15 Temmuz gecesi ortaya konulan direniş ve kararlılık Türkiye’yi kontrol altına alma girişimine dur dedi, ama ülkemizin ve milletimizin büyük bir sarsıntı geçirmesine, devlet yapımızın ve kurumlarımızın zafiyete düşmesine sebebiyet verdi. Aradan geçen yıllara rağmen hâlâ bu sarsıntının etkileri sürmektedir.
Bu vesileyle tekrar hatırlatmak isteriz ki, büyük çoğunluğu iyi niyetle, altın nesil yetiştirmek, millete hizmet etmek gibi duygularla devşirilen, kandırılan insanlarımız, maalesef milletlerarası bir ihanet şebekesinin aleti durumuna düşürüldüler. Bu sebeple, yeni nesillerimizin benzer yapıların tuzağına düşmemesi için devlete ve bizlere büyük görevler düşmektedir.
Türkiye’yi derinden etkileyen bu gibi hadiselerin bir daha vuku bulmaması için demokratik hukuk devletinin kuralları çerçevesinde, bu tür örgütlenmelerle etkili bir şekilde mücadele edilmesi, devlet yönetimince liyakat, adalet, şeffaflık gibi ilkelere riayet edilmesi ve fikri, vicdanı, irfanı hür nesiller yetiştirmeyi esas alan bir eğitim sisteminin kökleşmesi şarttır. Devlet görevlilerinin, şu veya bu cemaat, grup ve tarikatın talimatlarına göre değil; devlet çarkının içinde hareket etmesi, devletimizi yönetenlerin bundan sonraki süreçler için asla göz ardı etmemeleri gereken bir durumdur. Devlete ve demokrasiye kastedenlere verilecek en iyi cevap; devletimizi ve demokrasimizi hukukun üstünlüğü, adalet, liyakat ve istişare ilkeleri çerçevesinde daha da güçlendirmek ve Büyük Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla yürümektir.
Sultan Alp Arslan’dan Atatürk’e bu vatanı bizlere bırakan ecdadımızın, vatan ve millet uğrunda canlarını feda eden bütün şehitlerimizin, 15 Temmuz gecesi demokrasi ve vatan mücadelesi için hainlerin kurşunlarına karşı dimdik duran 251 şehidimizin ruhları şad olsun.
Haber Merkezi