04 Haziran 2026 Perşembe
CHP Edirne İl Başkanlı Yücel Balkanlı, TMO tarafından açıklanan buğday ve arpa fiyatlarına tepki gösterdi. Balkanlı, “Üretim yerine ithalatı teşvik eden anlayış, Türk çiftçisinin emeğini değersizleştirmiştir. Her hasat döneminde üreticinin karşısına çıkan tablo değişmemektedir; çiftçi zarar ederken ithalat lobileri kazanmaktadır” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, hububat alım fiyatlarını değerlendirdi. Ekmeklik ve makarnalık buğday için açıklanan ton başına 16 bin 500 TL, arpa için açıklanan ton başına 12 bin 750 TL alım fiyatlarının üreticinin beklentisinin çok altında kaldığını belirten Balkanlı, şunları kaydetti:
“AKP iktidarı 23 yıldır tarımı destekleyen değil, tarımı kaderine terk eden politikalar uygulamıştır. Bunun sonucu olarak bugün çiftçimiz borç yükü altında ezilmekte, bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını ödeyememekte, traktörünü satmak zorunda kalmakta, tarlasını ekmekten vazgeçme noktasına sürüklenmektedir.
Bir zamanlar kendi kendine yetebilen, tarımda dünyaya örnek gösterilen Türkiye; AKP’nin yanlış politikaları sonucunda bugün buğdaydan arpaya, samandan canlı hayvana kadar birçok üründe dışa bağımlı hale getirilmiştir.
Üretim yerine ithalatı teşvik eden anlayış, Türk çiftçisinin emeğini değersizleştirmiştir. Her hasat döneminde üreticinin karşısına çıkan tablo değişmemektedir; çiftçi zarar ederken ithalat lobileri kazanmaktadır.
Bugün açıklanan fiyatlar da göstermektedir ki iktidar, üreticinin gerçek maliyetlerini ve yaşam koşullarını dikkate almamıştır. Çiftçi üretmezse sofradaki ekmek küçülür, gıda fiyatları artar ve ülkenin gıda güvenliği tehlikeye girer. Tarımı ayakta tutamayan hiçbir ülke ekonomik bağımsızlığını da koruyamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; üreticinin alın terinin karşılığını aldığı, maliyetlerin altında ezilmediği, planlı üretimin teşvik edildiği, desteklerin zamanında ve yeterli düzeyde ödendiği bir tarım politikası savunuyoruz.
Bizim anlayışımızda çiftçi sadece seçim dönemlerinde hatırlanan değil, ülkenin stratejik gücü olarak görülen üreticidir.
Buradan iktidara sesleniyoruz: Bu fiyatlar çiftçiyi koruyan değil, üretimden uzaklaştıran fiyatlardır. Bu fiyatlar tarımı büyüten değil, tarımı küçülten fiyatlardır. Bu fiyatlar çiftçinin borcunu kapatan değil, borcunu büyüten fiyatlardır. Bu fiyatlar köyleri yaşatan değil, köyleri boşaltan fiyatlardır. Türkiye’nin ihtiyacı ithalatı artıran değil, üretimi güçlendiren politikalardır. Çiftçimizin emeğini yok sayan bu anlayıştan vazgeçilmeli, hububat alım fiyatları üreticinin maliyetleri ve insanca yaşam koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmelidir.” Haber Merkezi
Tekirdağ’da “Türkiye Çevre Haftası” kapsamında yapılan deniz dibi temizliğinde çok sayıda atık çıkarıldı. Otomobil lastikleri, ağlar, demir borular, battaniye, tekne parçaları, cam ve plastik şişeler ile çeşitli evsel atıklar çevre kirliliğine dikkati çekmek amacıyla balıkçı barınağının girişinde sergilendi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce düzenlenen etkinlikte, İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Liman Şube Müdürlüğü ile Süleymanpaşa Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli dalgıçlar, Barbaros Balıkçı Barınağı’nda deniz dibi temizliği yaptı.
Çalışmada, denizden otomobil lastikleri, ağlar, demir borular, battaniye, tekne parçaları, cam ve plastik şişeler ile çeşitli evsel atıklar çıkarıldı.
Toplanan atıklar, çevre kirliliğine dikkati çekmek amacıyla balıkçı barınağının girişinde sergilendi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ali Kemal Atlı, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye Çevre Haftası kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlediklerini söyledi.
Denizlerin korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Atlı, çevre temizliği konusunda duyarlılığın artırılması gerektiğini belirtti.
Farkındalık oluşturmak amacıyla dalgıç ekiplerle deniz dibi temizliği yaptıklarını ifade eden Atlı, daha temiz bir çevre için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini kaydetti. (aa)
Edirne merkeze bağlı Değirmenyeni Köyü’nde bugün aniden bastıran şiddetli sağanak ve dolu yağışı hayatı felç etti.
Değirmenyeni Köyü’nde bugün öğle saatlerinden sonra aniden bastıran sağanak yağış, kısa sürede yerini fındık büyüklüğünde doluya bıraktı. Dolu yağışının bölgedeki tarım arazilerinde de hasara yol açmasından endişe ediliyor. Yetkililer, olumsuz hava şartlarına karşı vatandaşları sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Haber Merkezi
Edirne, “3 Haziran Dünya Bisiklet Günü” ve “Çevre ve Şehircilik Haftası” kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kentteki bisiklet severler, hem sağlıklı yaşama dikkat çekmek hem de çevre bilincini artırmak amacıyla düzenlenen Bisiklet Halk Turu’nda bir araya geldi.
Atatürk Anıtı önünde toplanan çok sayıda bisikletçi; Saraçlar Caddesi, tarihi Tunca ve Meriç köprüleri güzergahını takip ederek pedal çevirdi. Renkli görüntülerin sahne olduğu tur, Söğütlük Millet Bahçesi’nde başarıyla son buldu.
81 İLDE EŞ ZAMANLI PEDAL ÇEVRİLDİ
Etkinlikte konuşan Bisiklet Federasyonu Edirne İl Temsilcisi Utku Zorlutuna, organizasyonun önemine değinerek, “3 Haziran Dünya Bisiklet Günü ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle turumuzu gerçekleştiriyoruz. Bisiklet turuna dernekler ve topluluklar yoğun katılım göstererek bir araya geldi. Aynı zamanda federasyonumuz tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak bu tur gerçekleştiriliyor” dedi.
PANKARTLARLA ÇEVRE MESAJI
Tura katılan bisikletliler, sadece pedal çevirmekle kalmadı; taşıdıkları pankartlarla da çevre kirliliğine ve israfa dikkat çekti. Katılımcıların ellerindeki dövizlerde, “Poşete veda doğaya merhaba”, “Atma sakla, tamir et parla”, “İsrafı durdur dünyayı güldür”, “Dünya bize emanet” mesajlarıyla çevreye dikkat çekti.
Etkinlik sonunda bir araya gelen katılımcılar, çevre kirliliğine karşı farkındalık çağrısını yinelerken, Edirne genelinde bisiklet yollarının artırılması yönündeki taleplerini dile getirdi.
Haber Tunara Eryonar
Foto kamera: Numan Özgür Metin
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Nefes Kredisi 8 Haziran itibarıyla yeniden başlayacak, krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. İlk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor.
Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ’lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak.
KOBİ’lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB’a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek.
BİR FİRMA AZAMİ 3 MİLYON LİRA KREDİ KULLANABİLECEK
İşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek.
Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak.
Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor.
“KOBİ’LERİN YAŞADIĞI EN BÜYÜK SIKINTI FİNANSMANA ERİŞİM”
Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
“Böyle bir dönemde KOBİ’lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ’lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi’nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ’lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen’e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir.” (aa)