05 Mart 2026 Perşembe
Trakya Üniversitesi (TÜ) Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, Türkiye’de yaklaşık her 20 yılda 3 büyük deprem meydana geldiğini söyledi. Kaya, “1999’daki Kocaeli ve Düzce, 2010 Van ve 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremler dikkate alındığında son 26 yılda 5 büyük deprem yaşandı. Bu gerçeği bilerek gerekli önlemleri almak zorundayız” dedi.
Kaya, Ayşekadın Yerleşkesi Aheste Sosyal Tesisleri’nde Deprem Haftası dolayısıyla Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Türkiye’nin Deprem Gerçeği” konulu konferansta, Türkiye’nin deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğunu belirtti.
Yer kabuğu hareketlerinin bölgede sürekli devam ettiğini ifade eden Kaya, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede artçı sarsıntıların sürdüğünü dile getirdi.
Deprem istatistiklerine ilişkin bilgi veren Kaya, Türkiye’de yaklaşık her 10 günde bir 4 büyüklüğünün üzerinde deprem meydana geldiğini belirtti.
‘20 YILDA 3 BÜYÜK DEPREM YAŞIYORUZ’
6,5 büyüklüğünden itibaren depremlerin ciddi şekilde hissedilmeye başlandığını ifade eden Kaya, şunları kaydetti:
“Son 125 yılda Türkiye’de 6,5 büyüklüğünün üzerinde 47 deprem meydana geldi. Yaklaşık her 2,5 yılda bir bu büyüklükte bir depremle karşılaşıyoruz. Bu tür depremler hem ciddi şekilde hissediliyor hem de hasara yol açabiliyor.”
Dünya literatürüne göre büyük depremlerin 7 büyüklüğünden itibaren değerlendirildiğini aktaran Kaya, Türkiye’de de hem artçı hem de şiddetli depremlerin yaşanmaya devam ettiğini söyledi.
Kaya, “Türkiye’de son 125 yılda 7 büyüklüğünün üzerinde 19 deprem meydana geldi. Sonuç olarak yaklaşık 20 yılda 3 büyük deprem yaşıyoruz. 1999’daki Kocaeli ve Düzce, 2010 Van ve 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremler dikkate alındığında son 26 yılda 5 büyük deprem yaşandı. Bu gerçeği bilerek gerekli önlemleri almak zorundayız.” diye konuştu.
Kaya, sunumunun ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı. Konferansa Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Mustafa Tan ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. (aa)
Edirne Valiliğince Selimiye Meydanı’nda kurulan “Ramazan Sokağı”nda Osmanlı geleneği helva sohbetleri gerçekleştirildi. Etkinlik çadırında düzenlenen programda sanat yönetmeni Murat İçkır, semazen ekibiyle birlikte vatandaşlarla buluştu.
Programda konuşan İçkır, insan hayatının Mevlana’nın “Hamdım, piştim, yandım” sözüyle anlam kazandığını belirterek, helvanın da pişirilme sürecinin ardından gerçek lezzetine ulaştığını ifade etti.
Helva sohbetleri geleneğinin Osmanlı döneminden bu yana sürdürülen önemli kültürel buluşmalardan biri olduğunu dile getiren İçkır, bu tür etkinliklerin toplumda birlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini söyledi.
Etkinlikte ney dinletisinin ardından sema gösterisi sunuldu. Vatandaşlar programa ilgi gösterdi.
Osmanlı döneminden günümüze ulaşan helva sohbetleri, özellikle kış aylarında düzenlenen sosyal ve kültürel buluşmalar olarak biliniyor.
Anadolu mutfak kültürünün önemli unsurlarından helva, bu sohbetlerde yalnızca bir ikram değil, aynı zamanda birlik, paylaşım ve dayanışmanın simgesi olarak yer alıyor.
Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış Edirne’de ise bu gelenek, tarihsel ve kültürel mirasın etkisiyle şehir yaşamında önemli bir yer tutuyor.
Helva sohbetleri, günümüzde çeşitli kültürel etkinliklerle yaşatılmaya devam ediyor. (aa)
CHP önceki dönem Edirne Milletvekili ve Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, TÜİK’in büyüme verilerine göre tarımda yüzde 8,8 ile tarihin en büyük küçülmesinin yaşandığını açıkladı. Gaytancıoğlu, “Hani biz diyoruz ya ‘Tarım çok kötü gidiyor, tarımsal üretim geriliyor. Her şeyi ithalatla çözmeye çalışıyorsunuz. Çiftçiyi tarladan uzaklaştırdınız. Çiftçi tarlasını terk ediyor, çiftçi borçlanıyor, gıda enflasyonu durmuyor.’ Boşuna söylemiyoruz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) önceki dönem Edirne Milletvekili ve Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Türkiye’de tarımın tarihin en büyük küçülmesini yaşadığını belirtti.
‘ÇİFTÇİNİN 1 TRİLYON 239 MİLYAR LİRA BORCU VAR’
Gaytacıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
“TÜİK büyüme verilerini açıkladı. Türkiye yüzde 3,6 büyüdü. Yani Türkiye ekonomisinde belirgin bir büyüme var. Ama tarım Cumhuriyet tarihinde en kötü küçülmeyi yaşadı. Hani biz diyoruz ya ‘tarım çok kötü gidiyor, tarımsal üretim geriliyor. Her şeyi ithalatla çözmeye çalışıyorsunuz. Çiftçiyi tarladan uzaklaştırdınız. Çiftçi tarlasını terk ediyor, çiftçi borçlanıyor, gıda enflasyonu durmuyor.’ Boşuna söylemiyoruz. Yüzde 8,8 düşüş var. Cumhuriyet tarihinin en kötü düşüşü. Yani bunların hepsi gerçek oldu. Tarımsal üretim geriliyor. Çiftçi borçlanıyor, Ziraat Bankası, özel bankalar, Tarım Kredi Kooperatiflerine 1 trilyon 239 milyar lira çiftçinin borcu var. İthalatla çözüm aranıyor, başta buğday olmak üzere ayçiçeği, mısır, tütün, pamuk, soya, nohut, fasulye, mercimek, canlı hayvan, kırmızı et hepsine 22,5 milyar dolar verdik. Kendi çiftçimize yasa ile hak ettiği desteğin maalesef beşte birini verdik. İşte böyle çiftçi desteklenmezse, borç içinde kalırsa, köyden kente göç ederse, köy okulları kapatılırsa sonuç da bu olur. Türkiye gibi bir zamanlar kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan ülkemiz tarımda küçülüyor. Bunu söylediğimiz zaman maalesef haklı oluyoruz” dedi. Haber Seyide Esen
Mart ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Mart ayı için yaklaşık 4,74 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 3,76 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Mart ayına yönelik 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladıklarını bildirdi.
Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti.
Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı.
Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini kaydeden Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
“Bu doğrultuda Mart ayı için yaklaşık 4,74 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 3,76 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Haber Merkezi
Akaryakıt fiyatlarında jeopolitik gelişmelerden kaynaklı artışın önüne geçilmesi amacıyla geçici olarak eşel mobil sistemi devreye alındı. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı.
Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgilere göre kararla, jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlandırılması ve vatandaşların bütçesine etkisinin azaltılması için geçici olarak eşel mobil sisteminin devreye alınması kararlaştırıldı.
Sistem, 2 Mart günü baz alınarak, bu tarihten itibaren bazı petrol ürünlerinin fiyatı artarsa, artış tutarının yüzde 75’ine kadar bu ürünlerin ÖTV’sinin indirilmesi suretiyle uygulanacak.
Bu kapsamda, benzinde litre başına 14,8277 liraya, motorinde litre başına 13,9006 liraya, LPG’de kilogram başına 11,3830 liraya kadar indirim olabilecek.
Bu ürünlerin fiyatı düşerse de azalış tutarının yüzde 75’ine kadar ÖTV’si artırılacak ve artırılan bu tutar da 2 Mart’ta uygulanan ÖTV’yi geçmeyecek.
10 LİRALIK ARTIŞIN SADECE 2,5 LİRASI VATANDAŞA YANSIYACAK
Uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurundaki değişim nedeniyle meydana gelecek fiyat artışının, akaryakıt ve LPG fiyatlarına sınırlı olarak yansıması amacıyla bu ürünler üzerindeki ÖTV’nin yüzde 75’i ile buna bağlı KDV’den vazgeçilecek.
Örneğin, söz konusu ürünlerdeki fiyat artışının 10 lira olması halinde, bu tutarın sadece 2,5 lirası piyasa fiyatına yansıyacak, geri kalan 7,5 lira ise vergiden karşılanacak.
Böylece, yüksek miktarda bütçe gelirinden feragat edilerek enflasyonla mücadele önceliklendirilmiş, akaryakıt ve LPG fiyat artışlarının piyasaya sınırlı yansıması sağlanmış olacak. (aa)