20 Ağustos 2026 Perşembe
SÜRKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Özkaya, 1 Eylül’de başlayacak av sezonu öncesi balıkçıların bütün hazırlıklarını tamamladığını belirterek, “Bu sene palamut bol, bütün işaretler bunu gösteriyor. Son yılların palamudu en bol sezonunu geçireceğiz.” dedi.
Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜRKOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya, 1 Eylül itibarıyla denizlerde başlayacak av sezonuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bu yıl ilk defa küçük ölçekli balıkçılar için palamut ve torik avcılığı sezonunun 15 gün öne çekilerek 15 Ağustos’ta başlatıldığını anımsatan Özkaya, yine ilk kez uzatma ağlarına müsaade edildiğini bildirdi.
Özkaya, palamut avına başlandığını, 1 Eylül’de endüstriyel balıkçıların sahneye çıkacağını belirterek, “Bu sene palamut bol, bütün işaretler bunu gösteriyor. Son yılların palamudu en bol sezonunu geçireceğiz. Yani herkesin sofrasında palamut bulunacak.” diye konuştu.
Palamudun bol olduğu sezonlarda hamsinin az olduğuna işaret eden Özkaya, bunun, palamutların hamsiyle beslenmesinden kaynaklı olduğunu söyledi.
“GENÇLERİN SEKTÖRDE KALMASINI İSTİYORUZ”
Balıkçıların bütün hazırlıklarını tamamlayarak ağlarını onardığını ve tekne bakımlarını yaptığını anlatan Özkaya, şunları ifade etti:
“Balıkçılar hazır ancak gittikçe artan girdiler var. Başta yakıt olmak üzere diğer girdiler balıkçıların üzerine yük olarak geliyor. Balık biraz pahalı olduğu zaman tüketici, ‘biz üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak ucuz balık yemeyecek miyiz?’ diye soruyor. Sucul kaynaklar 86 milyonun ortak malı. Burada tüketiciye, balıkçılara ve kamuya iş düşüyor. Kamu denetimini yapacak, balıkçı yer, zaman ve boy yasağına uyacak, tüketici de bu kurallara uymayan balığı tüketmeyecek. Çünkü biz sürdürülebilirlik istiyoruz. Umudumuz bu sene herkesin balık yemesi, mümkünse ucuz yemesi. Bereket çoğaldıkça arz-talep dengesiyle balık fiyatının düşmesini bekliyoruz.”
Özkaya, denizlerin korumasının önemine işaret ederek, bol ve bereketli olarak büyüklerden aldıkları denizleri, çocuklara ve torunlara da bol, bereketli ve sürdürülebilir şekilde teslim etmeleri gerektiğini söyledi.
Herkesin ortak malı olan su ürünlerinin gelecek nesillere ulaştırılması gerektiğini belirten Özkaya, “Balık azaldıkça, genç nesil balıktan çekiliyor. Balıkçı tayfaları yaşlanmaya başladı. Biz, gençlerin bu sektörde kalmasını istiyoruz.” dedi.
Özkaya, hep birlikte sürdürülebilir şekilde avcılık yaparak sezonu kazasız, belasız geçirmek istediklerini dile getirdi.
“GELENEKSEL BALIKÇILIK DESTEKLENİYOR”
Palamut ve torik avcılığında uzatma ağlarıyla avlanan küçük ölçekli balıkçılar için sezonun 15 gün erkene çekilmesi kararını da değerlendiren Özkaya, şunları kaydetti:
“Endüstriyel balıkçılar yüklü miktarda balık yakalıyor. Küçük balıkçı zaten iki veya üç kasa balık avlayabiliyor. Avladığı balığı satmakta da sıkıntı yaşıyor, para kazanamıyor. Onun için şimdi 15 gün önceden, yani büyük endüstriyel balıkçılar sahaya girmeden söz konusu küçük balıkçılar ağını atıyor, balık yakalıyor, pazara sunup para kazanıyor. Bu durum, geleneksel balıkçılığı da destekliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da bu konuda adım attı. Bu yönden balıkçılar adına kendilerine teşekkür ediyorum. İnşallah bu faydayı geleneksel balıkçılar görür ve para kazanır.” (aa)
Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayınlamış olduğu genelge ile ilgili eleştiride bulundu. Balkanlı, “Türkiye’nin geleceği olan çocuklarımız ve onların yetiştirilmesinden sorumlu öğretmenlerimiz, bir ‘yaz-boz tahtası’ anlayışının deneme alanı haline getirilemez” dedi.
Balkanlı, 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 44 maddelik genelgeyi, emekli bir öğretmen ve okul yöneticisi olarak büyük bir kaygıyla okudup değerlendirdiğini ifade etti. Balkanlı, öğretmeni korumayan, ölçütleri açık olmayan düzenlemelerin eğitimde kaliteyi kaygıyı artırdığını kaydetti.
“HUKUKI GÜVENLIK ILKESINE UYGUN OLMAK ZORUNDADIR”
Balkanlı, şunları ifade etti:
“Eğitim; günlük siyasi tercihlerle, her yıl değiştirilen talimatlarla ve okulların uygulamakta zorlanacağı belirsiz düzenlemelerle yönetilemez. Türkiye’nin geleceği olan çocuklarımız ve onların yetiştirilmesinden sorumlu öğretmenlerimiz, bir ‘yaz-boz tahtası’ anlayışının deneme alanı haline getirilemez. Genelgede öğretmenlerin mesleki itibarından, kılık kıyafetinden, çalışma biçimlerinden ve görev anlayışından söz edilirken; öğretmenlerin ekonomik sorunlarına, ağırlaşan çalışma koşullarına, özlük haklarının iyileştirilmesine ve gerçek anlamda mesleki itibarın nasıl güçlendirileceğine ilişkin somut ve bağlayıcı çözümler ortaya konulmamıştır. ‘Mesleğin vakarı’, ‘kamu hizmetinin ciddiyeti’ ve ‘toplumsal hassasiyetler’ gibi sınırları ve ölçütleri açık biçimde ortaya konulmayan ifadeler, eğitim çalışanları açısından yeni bir belirsizlik ve idari takdir alanı yaratma riski taşımaktadır. Öğretmeni korumayan, ölçütleri açık olmayan düzenlemeler eğitimde kaliteyi değil, kaygıyı artırır. Öte yandan norm kadro fazlası öğretmenlerin farklı kurumlara atanması ve ihtiyaç bulunmayan alanlarda öğretmenlerin görevlendirmelere yönlendirilmesi konusunda da öğretmenin çalışma güvencesi, aile bütünlüğü, uzmanlık alanı ve özlük hakları mutlaka korunmalıdır. Norm kadro sorununu öğretmenin üzerine yüklemek yerine, bu sorunu doğuran planlama ve istihdam politikaları sorgulanmalıdır. Genelgede öğrenci güvenliği, dijital eğitim, sınav uygulamaları, özel eğitim, okul güvenliği, kantinler, okul dışı öğrenme, aile katılımı, mesleki eğitim ve seçmeli dersler gibi çok sayıda alana ilişkin yeni yükümlülükler getirilirken, okulların insan kaynağı, bütçe, fiziki altyapı ve uygulama kapasitesinin yeterli olup olmadığı yeterince açık değildir. Ayrıca eğitim mevzuatının üzerinde veya dışında sonuç doğurabilecek uygulamaların kanun, yönetmelik ve yönergelerle uyumunun açık biçimde ortaya konulması gerekir. Genelge ve yazılar, kanun ve yönetmeliklerin yerine geçemez. Eğitim çalışanlarının haklarını etkileyen her düzenleme hukuka, eşitlik ilkesine, öngörülebilirliğe ve hukuki güvenlik ilkesine uygun olmak zorundadır.” Haber Merkezi
Türkiye’nin nüfusu, 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.
Buna göre, 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın ilk 6 ayında 228 bin 434 kişi arttı. Nüfus, 1 Mayıs-1 Temmuz döneminde de 123 bin 904 kişi yükseldi. Böylece ülke nüfusu, 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.
Erkek nüfusun oranı yüzde 50,01 (43 milyon 170 bin 975 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,99 (43 milyon 149 bin 627 kişi) olarak kaydedildi. (aa)
Lalapaşa Belediyesi’ne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından çöp konteyneri hibe edildi. Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, “Belediyemize ve ilçemize sağladıkları kıymetli desteklerden dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkür ediyoruz” dedi.
Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde çöp konteynerleri yenilendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hibe edilen konteynerler, ilçeye getirilerek kullanıma sunuldu.
Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın destekleriyle belediyeye kazandırılan yeni çöp konteynerlerini teslim aldıklarını belirtti. Geldi, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın destekleriyle belediyemize kazandırılan yeni çöp konteynerlerimizi teslim aldık.
Çevreye duyarlı belediyecilik anlayışımızla; vatandaşlarımızın evsel atıklarını daha temiz, sağlıklı ve hijyenik koşullarda bırakabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
İlçemiz genelinde kullanım ömrünü tamamlamış, hasarlı ve işlevini yitirmiş çöp konteynerlerimizi peyderpey yenileriyle değiştirerek hem çevre temizliğimizi güçlendirecek hem de daha sağlıklı bir kent yaşamı için hizmet etmeye devam edeceğiz.
Belediyemize ve ilçemize sağladıkları kıymetli desteklerden dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkür ediyoruz.
Daha temiz bir çevre, daha güzel bir Lalapaşa için çalışmaya devam ediyoruz. İşimiz gücümüz Lalapaşa” ifadelerini kullandı. Haber Tunara Eryonar
Edirne Belediyesi’nin kadın temizlik personelleri, kentin farklı noktalarında görev başında. Ellerine süpürgelerini alan kadın çalışanlar, cadde ve sokakları temizleyerek Edirne’nin daha temiz ve düzenli bir kent olması için yoğun mesai harcıyor.
Sabahın erken saatlerinden itibaren kentin farklı bölgelerinde çalışmalarını sürdüren kadın temizlik personelleri, cadde ve kaldırımlardaki çöpleri temizleyerek çevre düzenine katkı sağlıyor. Sahada özveriyle çalışan ekipler, vatandaşlardan da takdir topluyor.
Edirne Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, kent genelindeki çalışmaların planlanan program kapsamında sürdürüldüğü belirtilerek “Kentimizin farklı noktalarında çalışmalarımız devam ediyor. Üstyapıdan çevre düzenlemelerine, temizlikten peyzaj çalışmalarına kadar ekiplerimiz planlanan program kapsamında sahada görev yapıyor. Edirne’miz için çalışmaya devam ediyoruz.” ifadelerine yer verildi. Haber Ergin Yıldız