20 Ağustos 2026 Perşembe
YENİ Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak’ın, partisinin programına katılan Edirne Belediye personeli olan YENİ Parti Merkez İlçe Sekreteri Mehmet Koşan’ın, yıllık izinde olduğuna ilişkin açıklamasına cevap verdi. Akgüngör, “Sayın Engin Makak, gelin yarın Balkan Pazarı’nı birlikte gezelim. Esnafımızı birlikte dinleyelim. Vatandaşlarımızla birlikte sohbet edelim. Edirnelilerin bugün gerçekten neyi konuştuğunu birlikte görelim” dedi.
Makak, Edirne Belediye personeli olan YENİ Parti Merkez İlçe Sekreteri Mehmet Koşan ve 2 belediye personelinin mesai saatlerinde partinin programlarına katılmalarına eleştirileri devam ediyor. Makak’ın iddialarına Akgüngör’den bir açıklama geldi. Akgüngör, Makak’a cevabında vatandaşın gündeminin geçim sıktıntısı olduğunu ifade etti.
“BİZİM GÜNDEMİMİZ DEĞİŞMEYECEK”
Akgüngör, şunları kaydetti:
“Dün Kent Pazarı’nda gerçekleştirdiğimiz basın toplantısında ve ardından yaptığımız esnaf ziyaretlerinde Edirne’nin ve ülkemizin gerçek gündemini konuştuk. Vatandaşlarımızı dinledik, esnafımızla sohbet ettik ve sahada gördüklerimizi kamuoyuyla paylaştık. Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde polemik değil, vatandaşın yaşadığı hayat vardır. Bugün ise görüyoruz ki dün dile getirdiğimiz gerçek sorunlara cevap vermek yerine, yine farklı başlıklar üzerinden yeni bir tartışma oluşturulmaya çalışılıyor. Dün kamuoyuna yansıyan “mesai saatinde parti programına katıldı” iddiasına ilişkin resmi yıllık izin belgesini paylaştık. Böylece söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığı açık biçimde ortaya çıktı. Açıkçası Edirne’nin gündemini oluşturmayan böylesine bir konuyla kamuoyunun karşısına çıkmayı dahi doğru bulmuyoruz. Ancak kamuoyunu yanıltabilecek bir iddia ortaya atıldığı için sorumluluğumuzun gereğini yerine getirdik, resmi belgeyi paylaştık ve cevabımızı verdik. Biz isterdik ki bugün de hayat pahalılığını, geçim derdini ve vatandaşımızın yaşadığı sorunları konuşuyor olalım. Ne yazık ki görüyoruz ki belgeyle açıklığa kavuşan bir konu üzerinden yeni tartışmalar üretilmeye çalışılıyor. Oysa Edirne’nin gerçek gündemi bu değildir. Biz Edirne’nin vaktini de, Edirnelilerin enerjisini de bu tartışmalarla tüketmek istemiyoruz. Bizim derdimiz kimin izinli olduğu değildir. Bizim derdimiz, Edirnelinin geçinebiliyor olup olmadığıdır. Bugün bu yükü esnafımız taşıyor. Çiftçimiz taşıyor. Emeklimiz taşıyor. Gençlerimiz taşıyor. Biz de siyasetimizi işte bu gündem üzerine kurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle dün yaptığımız çağrıyı bugün bir kez daha yineliyoruz. Sayın Engin Makak, gelin yarın Balkan Pazarı’nı birlikte gezelim. Esnafımızı birlikte dinleyelim. Vatandaşlarımızla birlikte sohbet edelim. Edirnelilerin bugün gerçekten neyi konuştuğunu birlikte görelim. Biz konuşalım ama en çok Edirneli konuşsun. Son sözü de siyasetçiler değil, vatandaş söylesin. O zaman hep birlikte göreceğiz; Edirne’nin gerçek gündemi kişisel polemikler mi, yoksa geçim derdi mi? Biz polemikten değil, vatandaşımızın yanında durmaktan yana olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim gündemimiz değişmeyecek.” Haber Merkezi
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne’de yapılacak olan Çömlekköy Barajı Sulaması yapım sözleşmesinin imzaladığını açıkladı. Bakan Yumaklı, “2,7 milyar TL’lik dev sulama yatırımı Edirneli üreticilere hayırlı olsun’ dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne Çömlekköy Barajı için imzaların atıldığını açıkladı. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “2,7 Milyar TL maliyetle şehrimize kazandıracağımız Edirne Çömlekköy Barajı Sulaması yapım sözleşmesinin imzaları atıldı. Temelden 57 metre yüksekliğe ve 22,3 milyon metreküp su depolamasına sahip olacak Çömlekköy Barajı tamamlandığında; 56 bin 500 dekar tarım arazisine can suyu olacak. Edirneli üreticilerimize bereketli olsun” dedi. Haber Bahar Oduncu
Edirne Gazeteciler Derneği (EGD) Başkanı Gökhan Tuzladan, beraberinde Başkan yardımcıları Mehmet Şenol, Tamer Yavuz, Genel Sekreter Necmi Engin ve Yönetim Kurulu Üyesi Ergin Yıldız ile birlikte İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin ve yönetim kurulunu ziyaret etti. Edirne Gazeteciler Derneği (EGD) yönetimi, kentteki kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcilerine yönelik ziyaretlerini sürdürüyor.
Göreve geldiği günden bu yana ziyaretlerini aralıksız sürdüren EGD yönetimi, gerçekleştirdiği görüşmelerde gazetecilerin yaşadığı sorunları, yerel basının karşı karşıya kaldığı güçlükleri ve çözüm noktasında atılması gereken adımları gündeme taşıyor.
Edirne Gazeteciler Derneği Başkanı Gökhan Tuzladan, ziyaretlerin yalnızca haber ilişkileri çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, gazetecilerin sorunlarının da farklı platformlarda anlatılması ve çözüm önerilerinin ilgili kurumlara aktarılması amacıyla çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Tuzladan, “Göreve geldiğimiz günden bu yana başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere STK’lar ve siyasi parti temsilcilerini ziyaret ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Buradaki amacımız, belki her gün beraber olsak da sadece haber için değil, gazetecilerin yaşadığı sorunların da bilinmesi için bu ziyaretleri gerçekleştirmek. Gazetecilerin sorunlarını ve çözüm önerilerini her platformda dile getiriyoruz” dedi.
“DERNEĞİN VARLIĞINI EDİRNE’DE HİSSETTİRMEK İSTİYORUZ”
Edirne Gazeteciler Derneği’nin yaklaşık 40 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Tuzladan, derneğin 2027 yılında 40. kuruluş yılını kutlayacağını belirterek, derneğin saygınlığını daha da güçlendirmek ve gazetecilik mesleğinin itibarını yükseltmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Tuzladan, “Edirne Gazeteciler Derneği olarak yaklaşık 40 yıla yakın geçmişi olan bir derneğiz. 2027 yılında derneğimizin 40. yılını kutlayacağız. Bu noktada derneğin saygınlığını artırmak, derneğin varlığını Edirne’de daha fazla hissettirmek ve gazetecilik mesleğinin saygınlığını yüceltmek adına birtakım çalışmalar yapıyoruz. Bunları da ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
İYİ PARTİ YÖNETİMİYLE GAZETECİLERİN SORUNLARI KONUŞULDU
Edirne Gazeteciler Derneği yönetim kurulu üyeleri, ziyaretler kapsamında İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı ve İl Başkanı Hakan Şahin ile bir araya geldi.
Gerçekleştirilen görüşmede, Edirne’de yerel basının yaşadığı sorunların yanı sıra ülke genelinde gazetecilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar da gündeme getirildi. EGD yönetimi, söz konusu sorunların İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve parti genel merkezine iletilmesini, çözüm konusunda siyasi partilerin de sorumluluk üstlenmesini istedi.
İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, gazetecilik mesleğinin zor şartlar altında sürdürüldüğünü bildiklerini söyledi.
Şahin, gazetecilerle her zaman haber amaçlı sahada bir araya geldiklerini ancak bu tür ziyaretlerin karşılıklı görüş alışverişi açısından önemli olduğunu belirterek, gazetecilerin yaşadığı sorunların çözümü noktasında İYİ Parti Edirne teşkilatı olarak ellerinden gelen desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.
Şahin ayrıca, gündeme getirilen sorunları genel merkeze ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’na aktararak çözüm noktasında destek olmaya çalışacaklarını kaydetti.
ZİYARETİN ANISINA ÖZEL HEDİYE
Ziyaretin sonunda Edirne Gazeteciler Derneği Başkanı Gökhan Tuzladan, dernek adına İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin’e, üzerinde Edirne Gazeteciler Derneği logosunun bulunduğu özel tasarım masa seti takdim etti.
Karşılıklı iyi dileklerin iletilmesinin ardından ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Edirne Gazeteciler Derneği yönetiminin, önümüzdeki günlerde kentteki farklı kamu kurumları, STK’lar ve siyasi parti temsilcileriyle gerçekleştireceği ziyaretlere devam edeceği bildirildi. Haber Merkezi
SÜRKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Özkaya, 1 Eylül’de başlayacak av sezonu öncesi balıkçıların bütün hazırlıklarını tamamladığını belirterek, “Bu sene palamut bol, bütün işaretler bunu gösteriyor. Son yılların palamudu en bol sezonunu geçireceğiz.” dedi.
Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜRKOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya, 1 Eylül itibarıyla denizlerde başlayacak av sezonuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bu yıl ilk defa küçük ölçekli balıkçılar için palamut ve torik avcılığı sezonunun 15 gün öne çekilerek 15 Ağustos’ta başlatıldığını anımsatan Özkaya, yine ilk kez uzatma ağlarına müsaade edildiğini bildirdi.
Özkaya, palamut avına başlandığını, 1 Eylül’de endüstriyel balıkçıların sahneye çıkacağını belirterek, “Bu sene palamut bol, bütün işaretler bunu gösteriyor. Son yılların palamudu en bol sezonunu geçireceğiz. Yani herkesin sofrasında palamut bulunacak.” diye konuştu.
Palamudun bol olduğu sezonlarda hamsinin az olduğuna işaret eden Özkaya, bunun, palamutların hamsiyle beslenmesinden kaynaklı olduğunu söyledi.
“GENÇLERİN SEKTÖRDE KALMASINI İSTİYORUZ”
Balıkçıların bütün hazırlıklarını tamamlayarak ağlarını onardığını ve tekne bakımlarını yaptığını anlatan Özkaya, şunları ifade etti:
“Balıkçılar hazır ancak gittikçe artan girdiler var. Başta yakıt olmak üzere diğer girdiler balıkçıların üzerine yük olarak geliyor. Balık biraz pahalı olduğu zaman tüketici, ‘biz üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak ucuz balık yemeyecek miyiz?’ diye soruyor. Sucul kaynaklar 86 milyonun ortak malı. Burada tüketiciye, balıkçılara ve kamuya iş düşüyor. Kamu denetimini yapacak, balıkçı yer, zaman ve boy yasağına uyacak, tüketici de bu kurallara uymayan balığı tüketmeyecek. Çünkü biz sürdürülebilirlik istiyoruz. Umudumuz bu sene herkesin balık yemesi, mümkünse ucuz yemesi. Bereket çoğaldıkça arz-talep dengesiyle balık fiyatının düşmesini bekliyoruz.”
Özkaya, denizlerin korumasının önemine işaret ederek, bol ve bereketli olarak büyüklerden aldıkları denizleri, çocuklara ve torunlara da bol, bereketli ve sürdürülebilir şekilde teslim etmeleri gerektiğini söyledi.
Herkesin ortak malı olan su ürünlerinin gelecek nesillere ulaştırılması gerektiğini belirten Özkaya, “Balık azaldıkça, genç nesil balıktan çekiliyor. Balıkçı tayfaları yaşlanmaya başladı. Biz, gençlerin bu sektörde kalmasını istiyoruz.” dedi.
Özkaya, hep birlikte sürdürülebilir şekilde avcılık yaparak sezonu kazasız, belasız geçirmek istediklerini dile getirdi.
“GELENEKSEL BALIKÇILIK DESTEKLENİYOR”
Palamut ve torik avcılığında uzatma ağlarıyla avlanan küçük ölçekli balıkçılar için sezonun 15 gün erkene çekilmesi kararını da değerlendiren Özkaya, şunları kaydetti:
“Endüstriyel balıkçılar yüklü miktarda balık yakalıyor. Küçük balıkçı zaten iki veya üç kasa balık avlayabiliyor. Avladığı balığı satmakta da sıkıntı yaşıyor, para kazanamıyor. Onun için şimdi 15 gün önceden, yani büyük endüstriyel balıkçılar sahaya girmeden söz konusu küçük balıkçılar ağını atıyor, balık yakalıyor, pazara sunup para kazanıyor. Bu durum, geleneksel balıkçılığı da destekliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da bu konuda adım attı. Bu yönden balıkçılar adına kendilerine teşekkür ediyorum. İnşallah bu faydayı geleneksel balıkçılar görür ve para kazanır.” (aa)
Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayınlamış olduğu genelge ile ilgili eleştiride bulundu. Balkanlı, “Türkiye’nin geleceği olan çocuklarımız ve onların yetiştirilmesinden sorumlu öğretmenlerimiz, bir ‘yaz-boz tahtası’ anlayışının deneme alanı haline getirilemez” dedi.
Balkanlı, 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 44 maddelik genelgeyi, emekli bir öğretmen ve okul yöneticisi olarak büyük bir kaygıyla okudup değerlendirdiğini ifade etti. Balkanlı, öğretmeni korumayan, ölçütleri açık olmayan düzenlemelerin eğitimde kaliteyi kaygıyı artırdığını kaydetti.
“HUKUKI GÜVENLIK ILKESINE UYGUN OLMAK ZORUNDADIR”
Balkanlı, şunları ifade etti:
“Eğitim; günlük siyasi tercihlerle, her yıl değiştirilen talimatlarla ve okulların uygulamakta zorlanacağı belirsiz düzenlemelerle yönetilemez. Türkiye’nin geleceği olan çocuklarımız ve onların yetiştirilmesinden sorumlu öğretmenlerimiz, bir ‘yaz-boz tahtası’ anlayışının deneme alanı haline getirilemez. Genelgede öğretmenlerin mesleki itibarından, kılık kıyafetinden, çalışma biçimlerinden ve görev anlayışından söz edilirken; öğretmenlerin ekonomik sorunlarına, ağırlaşan çalışma koşullarına, özlük haklarının iyileştirilmesine ve gerçek anlamda mesleki itibarın nasıl güçlendirileceğine ilişkin somut ve bağlayıcı çözümler ortaya konulmamıştır. ‘Mesleğin vakarı’, ‘kamu hizmetinin ciddiyeti’ ve ‘toplumsal hassasiyetler’ gibi sınırları ve ölçütleri açık biçimde ortaya konulmayan ifadeler, eğitim çalışanları açısından yeni bir belirsizlik ve idari takdir alanı yaratma riski taşımaktadır. Öğretmeni korumayan, ölçütleri açık olmayan düzenlemeler eğitimde kaliteyi değil, kaygıyı artırır. Öte yandan norm kadro fazlası öğretmenlerin farklı kurumlara atanması ve ihtiyaç bulunmayan alanlarda öğretmenlerin görevlendirmelere yönlendirilmesi konusunda da öğretmenin çalışma güvencesi, aile bütünlüğü, uzmanlık alanı ve özlük hakları mutlaka korunmalıdır. Norm kadro sorununu öğretmenin üzerine yüklemek yerine, bu sorunu doğuran planlama ve istihdam politikaları sorgulanmalıdır. Genelgede öğrenci güvenliği, dijital eğitim, sınav uygulamaları, özel eğitim, okul güvenliği, kantinler, okul dışı öğrenme, aile katılımı, mesleki eğitim ve seçmeli dersler gibi çok sayıda alana ilişkin yeni yükümlülükler getirilirken, okulların insan kaynağı, bütçe, fiziki altyapı ve uygulama kapasitesinin yeterli olup olmadığı yeterince açık değildir. Ayrıca eğitim mevzuatının üzerinde veya dışında sonuç doğurabilecek uygulamaların kanun, yönetmelik ve yönergelerle uyumunun açık biçimde ortaya konulması gerekir. Genelge ve yazılar, kanun ve yönetmeliklerin yerine geçemez. Eğitim çalışanlarının haklarını etkileyen her düzenleme hukuka, eşitlik ilkesine, öngörülebilirliğe ve hukuki güvenlik ilkesine uygun olmak zorundadır.” Haber Merkezi