06 Eylül 2026 Pazar
Türkiye bir etnik mozaik değildir
Anlamını Kaybeden Sinemanın Hikâyesi
19 MAYIS 1919 VE ÖNEMİ
İş Dünyasının Geleceğinde Çalışan Refahının Önemi
Uluslararası Edirne Maratonu koşuldu
KIRKPINAR: BİR GÜREŞTEN ÇOK DAHA FAZLASI
11. Uluslararası Edirne Maratonu, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü dolayısıyla “Malazgirt Zaferi” temasıyla koşuldu. Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Gençlik ve Spor Kulübü Derneği organizasyonuyla gerçekleştirilen maratoda 16 ülkeden 1071 sporcu mücadele etti. Selimiye Meydanı’ndaki organizasyon öncesi sporcular, müzik eşliğinde dans etti. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından saat 07.00’de maratonun startını Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak verdi. Sporcular, kategorilerine göre 21, 10 ve 5 kilometrelik parkurlarda koştu. 21 kilometrelik parkurda Tunca ve Meriç köprüleri, Karaağaç Mahallesi ve Pazarkule Sınır Kapısı geçilerek bitiş noktasına ulaşıldı. Bazı sporcular çocuk arabasında taşıdıkları çocuklarıyla, bazıları ise yanlarında getirdikleri köpekleriyle koşuya katıldı. – Yaşlı atletlerden gençlere spor tavsiyesi Sporculardan 80 yaşındaki Ahmet Poyraz gazetecilere, gençlere spor yapmaları tavsiyesinde bulunarak, “10 kilometreyi hiç durmadan koştum. Baktım gençler yürüyor ama ben koşuyorum. Nasıl genç bunlar.” dedi. Poyraz, Uluslararası Edirne Maratonu parkurunu sevdiğini belirterek, 4 yıldır organizasyona katıldığını anlattı. 76 yaşındaki Emrullah Bayraktar da yaşıtlarının evde televizyon başında ya da kahvehanede vakit geçirdiğini dile getirdi. Zinde kalmak için maratonlara katıldığını ifade eden Bayraktar, “Yürüyüşler ve koşular yapıyorum. Haftada en az iki kez antrenmanım var. Motive oluyorum ve iyi dereceler de alıyorum. Bizim yaşlarda olanların sayısının artmasını isterim.” diye konuştu. Maratonda koşan OYAK Genel Müdürü ve Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, ikinci kez Uluslararası Edirne Maratonu’na katıldığını belirterek, “Bu organizasyon hem Edirne’nin tanıtımına hem de Türk sporuna katkı sunuyor. Arkadaşlarımla beraber koştum. Herkes maratona katılmalı. Bu yıl hakikaten yabancı oranı neredeyse yerli oranına eşitti. Tabii bu bizler için büyük bir mutluluk.” şeklinde konuştu. – “50 yaşındayım ve çok rahat koşuyorum” Organizasyonda 21 kilometre yarışını kadınlarda 1.41.51’lik dereceyle Yunan atlet Pelagia Diamantaki, erkeklerde 01.16.48’lik dereceyle Ümit Er kazandı. 10 kilometre yarışında ise kadınlarda 39.42’lik derecesiyle Derya Köse, erkeklerde 36.26 ile Nuh Aşçı birinci oldu. 21 kilometre yarışını kazanan Ümit Er, gazetecilere, geçen hafta Güney Kore’de düzenlenen Dünya Yarı Maraton Şampiyonası’nda masterlarda 5. olduğunu söyledi. Sporu çok sevdiğini belirten Ümit, “40 yaşında başlamış olmama rağmen Türkiye’de katıldığım bütün müsabakalarda yaş grubumda şampiyon oluyorum. Şu anda Türkiye şampiyonuyum. Geçen hafta da ülkemi Güney Kore’de temsil ettim. Güzel yani, gençlere koşmayı tavsiye ediyorum. Yaş önemli değil ben 40 yaşında atletizme başladım şimdi 50 yaşındayım ve çok rahat koşuyorum.” ifadelerini kullandı. Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Önder Akdağ ise gelenekselleşen maratonda sporcuların coşkuyla koştuğunu kaydetti. Maratonda dereceye giren sporcuların ödüllerini Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Gökçe Onur Öktem, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, OYAK Genel Müdürü ve Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş verdi. Edirne’nin tarihi simgelerini, mimari yapılarını ve lale figürünü kullanarak çini sanatıyla hazırlanan madalyalar sporculara verildi.
Trakya’nın GAP’ı olarak nitelendirilen Çakmak Barajı ve Sulama Projesi’nde sona yaklaşıldı. AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, projenin tamamlanmasıyla su kayıpları ve üretim maliyetlerinin azalacağını belirterek, “Suyu toprağımızla buluşturmaya, üreticimizin yanında olmaya ve Edirne’mizin bereketine bereket katmaya devam ediyoruz” dedi.

Milletvekili Aksal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Çakmak Barajı ve Sulama Projesi’nin Trakya’nın en büyük yatırımlarından biri olduğunu belirtti. Aksal, proje ile geniş tarım arazilerinin sulama imkanına kavuşacağını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Proje ile kuraklığın tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin azaltılması, üreticimizin suya erişiminin güvence altına alınması, sulama maliyetlerinin düşürülmesi ve verimliliğin artırılması hedeflenmektedir.
Çakmak Barajı, kendi havzasının yanı sıra Meriç Nehri’nden aktarılan suyla da beslenmektedir. P2B Pompa İstasyonu ve iletim sistemi sayesinde Meriç’in suyu özellikle sulama sezonu dışında baraja aktarılıp depolanacak, ihtiyaç döneminde üreticimizin kullanımına sunulacaktır.
15 Eylül 2025 tarihinde Meriç Nehri’nden Çakmak Barajı’na su aktarımı başlatılmıştır.
Projenin tamamlanmasıyla 164 bin 530 dekar tarım arazisi modern sulama sistemlerine kavuşacaktır. Böylece çiftçimizin yağışa bağımlılığı azalacak, su tarlalara daha verimli ve kontrollü şekilde ulaştırılacaktır.
Çalışmalar kapsamında ana iletim ve sulama hatları, borulu sistemler, kanallar, pompa istasyonları ve sanat yapıları inşa edilmektedir. Ayrıca 27 bin 150 metre uzunluğundaki Meriç Boyu Ana Kanalı ile 30 bin 600 dekar tarım arazisinin sulanması planlanmaktadır.
Çakmak Barajı Sulaması 1. Kısım kapsamında Sifon-2 Demiryolu Geçişi, Eskiköy Pompa İstasyonu ile sulama ve iletim sistemine ait tamamlayıcı imalatlarda çalışmalar devam etmektedir.
Proje tamamlandığında su kayıpları ve üretim maliyetleri azalacak; başta çeltik, ayçiçeği ve buğday olmak üzere tarımsal verimlilik ve ürün kalitesi artacak, üreticimizin kuraklığa karşı dayanıklılığı güçlenecektir.
“Trakya’nın GAP’ı” Çakmak Barajı ve Sulama Projesi ile toprağımızı suyla, üreticimizin emeğini bereketle buluşturuyoruz.
Suyu toprağımızla buluşturmaya, üreticimizin yanında olmaya ve Edirne’mizin bereketine bereket katmaya devam ediyoruz.” Haber Merkezi
Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Hasköy, Şehitler, Işıklı ve Çandır köylerinde açılması planlanan bentonit maden ocağına karşı bölge halkı ve muhtarlar, Keşan Kent Konseyi olarak resmi kurumlara itiraz dilekçelerini ilettiklerini açıkladı.
Konseyden yapılan açıklamada, “Benez Madencilik tarafından daha önce 2022 yılında 5 köyü kapsayan 40 bin dekarlık alanda istenen, ancak köylülerin tepkisiyle durdurulan proje, 2026 yılının Nisan ayında 4 köy ve 19 bin 940 dekar alan olarak yeniden gündeme getirildi. 1 Temmuz 2026’da yapılması planlanan Halkın Katılımı Toplantısı (HKT) halkın tepkisi üzerine şirket tarafından geri çekilse de, aynı proje hiçbir somut revizyon yapılmadan 13 Ağustos 2026’da yeniden sunuldu” denildi.
Keşan Kent Konseyi öncülüğünde 28 Ağustos 2026 tarihinde dört köyde eş zamanlı bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Yapılan hazırlıkların ardından, yaşam alanlarını koruma iradesini ortaya koyan 270 vatandaşa ait resmi itiraz dilekçesi, 4 Eylül 2026 tarihinde Edirne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne teslim edildi. Vatandaşlar, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin derhal durdurulmasını ve projeye “ÇED Olumsuz” kararı verilmesini talep ediyor.
“GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAKTA KARARLIYIZ”
Keşan Kent Konseyi’nden yapılan açıklamada, şunlara yer verildi:
“Umarız yukarıdaki kurumlarda imza sahibi olan ve masa başında oturan yetkililer atalarının yüzlerce yıldır yaşadığı bu topraklara sahip çıkmak isteyen köylülerimizin taleplerini görmezden gelmezler. Kurulması planlanan bentonit ocağı; yoğun toz ve gürültü kirliliğine yol açacak, yeraltı su kaynaklarının çekilmesine ve kurumasına neden olacak, bölgedeki 1. sınıf tarım arazilerini ve orman ekosistemini geri dönülemez şekilde yok edecektir. Enez’in eşsiz doğası, köylümüzün ana geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık, maden şirketlerinin kâr hırsına kurban edilemez. Hele hele Şehitler ve Işıklı köyleri arasındaki dere ovasına DSİ tarafından yapılan kapalı devre sulama sistemi bu yıl hizmete açılmışken, bu duruma 11. DSİ Edirne Bölge Müdürlüğünün olumlu görüş verebileceğini düşünmek bile istemiyoruz. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki ve İzin Denetim Genel Müdürlüğü çok hızlı davranmıştır. Benez Madenciliğin son başvurusu ile ilgili, HKT Halkın Katılım toplantı tarihini 24 Eylül olarak açıklamıştır. Toplantı yeri ve saati bildirilmemiştir. Ağacımıza, toprağımıza, suyumuza ve geleceğimize sahip çıkmakta kararlıyız. Tüm yetkilileri sorumluluk almaya, ilgili kurumları olumsuz görüş bildirmeye ve tüm kamuoyunu bu haklı ve meşru direnişimize destek vermeye davet ediyoruz.” Haber Merkezi
Şifa deposu olarak bilinen kızılcık, satışa sunulmak üzere tezgaha çıktı. Edirne’de pazarda kilogramı 250 TL’den satılan kızılcık, fiyatıyla dikkat çekti.
Pazar tezgâhlarında mevsimlik ürünlerin hareketliliği sürerken, yerli kızılcık da satışa sunuldu. Tezgâhta yer alan kızılcığın kilogramının 250 TL olduğu görüldü.
Canlı kırmızı rengiyle dikkat çeken kızılcıklar, pazarda tüketicilerin ilgisine sunuluyor. Özellikle yöresel ve mevsimlik ürünleri tercih eden vatandaşlar için tezgâhlardaki yerli ürün çeşitliliği dikkat çekiyor.
Kızılcığın kilogram fiyatının 250 TL olarak belirlenmesi, pazar alışverişinde fiyatların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Haber Selman Eski
Trakya Üniversitesinin öncülüğünde yürütülen çalışmalarla yeniden hayat bulan Edirne Kırmızısı, Anadolu’nun kadim dokuma geleneğinin temsilcisi Yağcıbedir Halısı ile buluştu. Edirne Kırmızısı ve kök boyalarla renklendirilmiş geleneksel halıların yer aldığı sergi, tarihî Rüstempaşa Kervansarayı’nın bahçesinde açıldı.
Serginin açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Edirne Kırmızısı’nın ve kök boyanın somut örneklerinin sergide görülebileceğini belirtti. Tan, Trakya Üniversitesinin 2017 yılından bu yana Edirne Kırmızısı’nı yeniden hatırlatmak ve şehrin ticari ve kültürel hayatına kazandırmak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü, bu tür sergilerin de kent kültürünü canlandırma hedeflerine katkı sunduğunu ifade etti.
Edirne Gülü ve Edirne Kırmızısı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nilgün Becenen ise iki önemli değeri bilim ve sanat şehri Edirne’de buluşturduklarını belirterek temel amaçlarının geçmişi korumak, bilgiyi araştırmak ve kültürel değerleri yeni nesillere aktarmak olduğunu dile getirdi.
Balıkesir Sındırgı Yağcıbedir Halıcılar Derneği Başkanı Ekrem Yavaş da Yağcıbedir Halısı’nın rengini Edirne’den, ilmeğini ve desenini ise Saka Türklerinden alan kadim bir miras olduğunu belirtti.
Sergide, Edirne Kırmızısı’yla renklendirilen Türkiye Futbol Federasyonunun 2026-2027 Süper Lig Adnan Süvari Sezonu resmî maç topu da yer aldı. Edirne Kırmızısı’nı yeşil sahalara taşıyan top, ziyaretçilerden ilgi gördü.
Sergi, 13 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecek. Haber Merkezi