04 Mart 2026 Çarşamba
Turizm sektörünün en önemli organizasyonlarından ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı, Almanya’nın başkenti Berlin’de kapılarını açtı. Fuarda Edirne’nin standı özellikle gençler tarafından büyük ilgi gördü. Edirneli iş insanı Mustafa Altunhan, Edirne standını ziyaret eden Polonyalı gençlere Edirne’nin meşhur badem ezmesinden ikram etti.
ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı’nda Edirne Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün standı yerini aldı. Tarihi ve turizmiyle Edirne standı, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.
Edirneli iş insanı Mustafa Altunhan, standı ziyaret edenlere kentin meşhur lezzetlerinden badem ezmesi ikram etti. Edirne standına gelen Polonyalı gençler, hem badem ezmesinin tadına baktı, hem de Edirne ile ilgili bilgiler aldı. Haber Simge Sezen
Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’dan geçen ay 195 milyon 53 bin 70 dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Edirne 9 milyon 885 bin 920 dolar ihracat ile bölgede ikinci sırada yer aldı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre, Trakya’da deniz ve kara yolu ulaşımı açısından avantajlı konumda bulunan ve gelişmiş sanayisiyle üretim kapasitesini artıran Tekirdağ, 176 milyon 28 bin 40 dolarlık ihracatla ön plana çıktı.
Bölgenin Şubat ayı ihracatında Edirne 9 milyon 885 bin 920 dolar ile ikinci, Kırklareli ise 9 milyon 139 bin 110 dolarlık dış satımla üçüncü sırada yer aldı.
Sektörel bazda Tekirdağ’dan en fazla ihracat demir ve demir dışı metaller sektöründe yapılırken, Kırklareli ve Edirne’de hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü öne çıktı.
Tekirdağ’dan en fazla ihracat 27 milyon 317 bin 170 dolar ile Almanya’ya gerçekleştirilirken, Bulgaristan’a Edirne’den 1 milyon 465 bin 260 dolar, Kırklareli’nden ise 1 milyon 201 bin 480 dolarlık ürün gönderildi.
Söz konusu üç ilden geçen yılın ocak ve şubat aylarında 327 milyon 909 bin 510 dolarlık ihracat yapılırken, bu yılın aynı döneminde toplam ihracat 371 milyon 569 bin 620 dolara ulaştı. (aa)
Edirne’de başta Meriç Nehri olmak üzere nehirlerin taşması sonucu yaşanan sel felaketini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyan Edirne Milletvekili Ediz Ün, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Ün, taşkın nedeniyle zarar gören üreticilere yönelik bir destek, hibe ya da doğrudan tazmin mekanizmasının devreye alınıp alınmayacağını sordu.
Taşkın nedeniyle seddelerin patladığını, çok sayıda tarım arazisinin su altında kaldığını ve üreticilerin ciddi zarar gördüğünü belirten Edirne Milletvekili Ün, özellikle henüz ekim yapılmamış çeltik tarlalarının nehirden gelen kum ve mil ile dolduğuna dikkat çekti. Üretim sezonu başlamadan çiftçinin ağır bir maliyetle karşı karşıya bırakıldığını vurgulayan Ün, girdi maliyetlerinin zaten yüksek olduğu bir dönemde üreticinin bu yükü tek başına taşımasının mümkün olmadığını ifade etti.
Ün, önergesinde öncelikle Edirne’de meydana gelen taşkın sonucunda kaç hektar tarım arazisinin su altında kaldığını, bu alanların ne kadarının çeltik üretim sahası olduğunu, ne kadarında buğday ve diğer ürünlerin ekili bulunduğunu sordu. Tarım arazilerindeki toplam maddi zararın ne kadar olduğunun açıklanmasını isteyen Ün, bu zararın ne kadarının TARSİM kapsamında karşılanacağını ne kadarının ise sigorta kapsamı dışında kaldığını da Bakanlığa yöneltti.
Çeltik tarlalarının önemli bir bölümünün kum ve mil ile dolduğunu hatırlatan Ün, bu alanların toplam büyüklüğünün ne olduğunu ve söz konusu arazilerin ekim sezonu öncesinde temizlenmesi için Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından bir çalışma planı hazırlanıp hazırlanmadığını sordu. Eğer bir plan varsa bunun takviminin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Taşkın nedeniyle zarar gören üreticilere yönelik bir destek, hibe ya da doğrudan tazmin mekanizmasının devreye alınıp alınmayacağını da soran Ün, son 10 yıl içinde Meriç’te taşkın önleme, sedde güçlendirme ve ıslah çalışmaları için ne kadar bütçe ayrıldığını ve bu bütçenin ne kadarının harcandığını gündeme getirdi.
Meriç Havzası için uluslararası boyutu da gözeten kalıcı ve bütüncül bir taşkın yönetim planının bulunup bulunmadığını da sorgulayan Ün, varsa planın hangi aşamada olduğunu öğrenmek istedi. Seddelerin patlamasına neden olan teknik eksikliklerin tespit edilip edilmediğini ve sorumlular hakkında herhangi bir idari inceleme başlatılıp başlatılmadığını soran Ün, benzer taşkınların tekrar yaşanmaması için kısa, orta ve uzun vadede hangi somut önlemlerin alınacağını da Bakanlığa yöneltti.
Edirne’nin Türkiye’nin en önemli çeltik üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Ün, “Her taşkın sonrası aynı tabloyu yaşıyoruz. Kalıcı önlemler alınmadığı sürece hem çiftçimiz hem de ülkemizin gıda güvenliği risk altında kalmaya devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu. Haber Merkezi
Sağlık Bakanlığınca, aile hekimliği sisteminde “fazla kilolu” veya “obez” olarak kayıtlı yaklaşık 10 milyon vatandaşa kısa mesajla ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist hizmeti sunan sağlıklı hayat merkezlerine davet gönderildi.
Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, obezitenin Türkiye’de en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirtti.
Sağlıklı bir bireyin vücut kitle indeksinin 25’in altında olması gerektiğini vurgulayan Demirkol, “Bu rakam 25 ve 30 arasında çıktıysa fazla kilolu, 30’un üzerindeyse obez, 35’in üzerindeyse ise morbit obez tanımını tıbbi olarak kullanıyoruz.” dedi.
Demirkol, Türkiye’de fazla kilolu ve obez oranının toplamda yüzde 66 olarak tespit edildiğini anlatarak, “Her 3 vatandaşımızdan 2’si olması gerektiği kilonun üzerinde.” bilgisini verdi.
Obeziteyi etkileyen en önemli nedenlerin başında, hareketsiz yaşamın geldiğine dikkati çeken Demirkol, hazır paketli ve dondurulmuş gıdaların tüketilmesinin, geç saatte yenilen yemeklerin de obezite ve fazla kiloya neden olduğunu aktardı.
“HER 4 KİŞİDEN 1’İ OBEZ”
Demirkol, obezitenin kalp damar hastalıkları başta olmak üzere kanser dahil birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğunu bildirerek, “Ülkemizde de kronik hastalıklar diyabet, tansiyon ve kanserlerin görülmesinde obezite çok önemli sebepler arasında yerini almış durumda. Her 4 vatandaşımızdan 1’i de obez.” dedi.
“İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyasıyla vatandaşların yoğun olduğu alanlarda boy ve kilo ölçümleri yapılarak bu konuda büyük bir farkındalık oluşturulduğunu dile getiren Demirkol, vatandaşların en yakın sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirildiğini ve ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapi hizmetlerinden yararlandırıldığını söyledi.
Sağlıklı hayat merkezlerine daha önce aile hekimlerince yönlendirme yapıldığını hatırlatan Demirkol, “Artık vatandaşlarımız da kendileri randevu alıp direkt başvurabiliyorlar. Hastanelerimizle obezite konusunda entegrasyon yaptık. Oradaki hekimlerimiz de sağlıklı hayat merkezlerine gönderebiliyorlar. Türkiye’de şu anda 350’ye yaklaşan sağlıklı hayat merkezimiz var. Hepsinde diyetisyen ve fizyoterapistimiz bulunuyor.” diye konuştu.
10 MİLYON VATANDAŞA SMS GÖNDERİLDİ
Aile hekimlerinin geçen yıl içerisinde kayıtlı nüfusları üzerinde çok geniş bir tarama yaptığını anlatan Demirkol, taramalarda yaklaşık 6,5 milyon kişiye obezite ve fazla kilo tanısı konulduğunu bildirdi.
Demirkol, aile hekimliklerinde tahlillerini yaptıranların sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirildiğini ancak yeterli başvurunun yapılmadığını tespit ettiklerini belirterek, “Bu sebeple de sistemimizde geçmiş yıldan da kayıtlı 10 milyon fazla kilolu vatandaşımıza SMS attık. Böylelikle onları, sağlıklı hayat merkezlerine diyetisyen ve fizyoterapi hizmetlerini ücretsiz almak üzere davet ettik.” bilgisini paylaştı.
Sağlıklı hayat merkezinde önemli bir yoğunluğun yaşanmaya başlandığını dile getiren Demirkol, “Ramazan ayındayız, kilo konusundaki hassasiyetler biraz daha üst seviyeye çıkar. Bunu da fırsat bilerek tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde bu SMS’lerle beraber bir yoğunluk başlamış oldu.” dedi.
KAYITLI VATANDAŞLARA DOĞRUDAN DAVET
Demirkol, obeziteyle mücadelede “uçtan uca takip” sistemini oluşturduklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Aile hekimlerimiz tarafından takip edilen yaklaşık 10 milyonun üzerinde fazla kilolu vatandaşımız var. Kayıtlı olan vatandaşlarımızı ilçe sağlık müdürlüklerimizin de liste halinde önüne düşürüyoruz. Böylelikle ilçe sağlık müdürlüğündeki obezite ile mücadele ekiplerimiz ve hekimlerimiz obezitede kayıt almış ve bununla ilgili tanı almış fazla kilolu vatandaşlarımızdan sağlıklı hayat merkezine gitmeyenleri arayarak bu farkındalıkları artırmaya çalışıyoruz. Onları aile hekimliğimize ve sağlıklı hayat merkezine davet ediyorlar. Bunun bir halk sağlığı problemi olduğunu, başta kalp damar sağlığı hastalıkları, diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıklara sebep olacağını ifade ederek en yakın sağlıklı hayat merkezine davet ettikleri bir sistem geliştiriyoruz. Biz sadece vatandaşlarımızdan kilo vermelerini değil sağlıklı kilo vermelerini istiyoruz. Bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz.” (aa)
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, Meriç Koleji 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin TEMA gönüllüsü olduğunu açıkladı. Çoğal, “Amacımız çocuklarımızda erken yaşta doğa bilinci ve çevre sorumluluğu oluşturmaktır” dedi.
Edirne’de Meriç Koleji öğrencileri TEMA Vakfı gönüllüsü oldu. Gönüllü kartları ve rozetleri, düzenlenen programda TEMA Vakfı Edirne İl Temsilci Yardımcıları Adile Eren ve Nurhan Akyüz tarafından öğrencilere takdim edildi.
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, öğrencilerin TEMA gönüllüsü olmasının gelecek için umut verici bir gelişme olduğunu belirterek, “TEMA Vakfı olarak temel amacımız; çocuklarımızda erken yaşta doğa bilinci ve çevre sorumluluğu oluşturmaktır. Gönüllülük, yalnızca sembolik bir aidiyet değil; toprağa, suya, havaya ve tüm canlılara karşı bilinçli bir sorumluluk üstlenmektir. Meriç Koleji öğrencilerimizin gönüllü ailemize katılması, geleceğimiz adına umut verici bir gelişmedir” dedi.
Eğitim kurumlarıyla kurulan iş birliğinin önemine dikkat Çeken Çoğal, “Çevre bilincinin yaygınlaştırılmasında okullarımızın desteği son derece kıymetlidir. Bu anlamlı sürece katkı sağlayan Meriç Koleji kampüs müdürü Nazif Çotuk, idareci Esme Aksu Çelik ve öğretmenleri Aylin Özmen, Ayşe Ayla Özdemir ‘e teşekkür ediyor; öğrencilerimizin doğa dostu bireyler olarak yetişmesine sundukları katkıyı takdirle karşılıyoruz” ifadelerini kullandı. Haber Merkezi