07 Mart 2026 Cumartesi
Edirne Tabip Odası’nın 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği Meslekte 30-40 ve 50. Yıl Plaket Töreni Edirne Tabip Odası Sosyal Tesislerinde yapıldı. Dr. İnayet Dikim’e meslekte 50 yıl plaketi Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya tarafından verildi. Haber Merkezi
Eğitim-İş Edirne Şubesi Basın Yayın Sekreteri Deniz Tetik, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Tetik, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tarihsel kökeni itibarıyla bir anma ya da sembolik kutlama günü değil emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü sınıf mücadelesinin simgesidir” dedi.
Tetik, kadın kamu emekçilerinin aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği, yükselme ve yönetici pozisyonlarından dışlanma, mobbing, sendikal baskılar ve iş-yaşam dengesini imkânsız kılan uygulamalarla karşı karşıya olduklarını ifade etti.
“Kadınların emekleri sömürülmekte”
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tarihsel kökeni itibarıyla bir anma ya da sembolik kutlama günü değil emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü sınıf mücadelesinin simgesidir. Bugün, özellikle kamuda çalışan kadın emekçilerin karşı karşıya bırakıldığı yapısal sorunların görünür kılınması ve bu sorunları üreten politikaların sorgulanması açısından kritik bir eşiktir. Türkiye’de kamusal çalışma yaşamı, uzun süredir neoliberal politikalarla yeniden yapılandırılmakta güvencesizlik, düşük ücret, performans baskısı ve siyasal sadakate dayalı yönetim anlayışı kalıcı hale getirilmektedir. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesim ise kadın emekçilerdir. Kadınlar kamuda hem emekleri üzerinden sömürülmekte hem de toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla sistematik biçimde ikincilleştirilmektedir. Kadın kamu emekçileri, aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği, yükselme ve yönetici pozisyonlarından dışlanma, mobbing, sendikal baskılar ve iş-yaşam dengesini imkânsız kılan uygulamalarla karşı karşıyadır. Bunun yanı sıra bakım emeğinin neredeyse bütünüyle kadınların sorumluluğuna bırakılması, kamuda çalışan kadınları çifte yük altında ezmektedir. Bu durum bireysel tercihlerle değil, bilinçli sosyal ve ekonomik politikalarla üretilmektedir. Öte yandan kadına yönelik şiddetin toplumsal ölçekte artması, kadınların yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığını göstermektedir. Şiddeti önlemekle yükümlü kamusal mekanizmaların zayıflatılması, cezasızlık politikaları ve kadınları koruyan hukuki düzenlemelerin etkisizleştirilmesi, bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Kadın emeğinin değersizleştirilmesi ile kadın yaşamının değersizleştirilmesi aynı siyasal zihniyetin ürünüdür.
“Kadınlara yönelik ayrımcılığın sona ermesi gerekir”
Eğitim-İş Sendikası açısından 8 Mart, kadınların yalnızca temsil edildiği değil, özne olduğu bir mücadele hattının ifadesidir. Sendikal mücadelenin, toplumsal cinsiyet eşitliğini tali bir başlık olarak ele alması mümkün değildir. Eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, liyakate dayalı kamu yönetimi, şiddetsiz ve güvenli çalışma ortamları sağlanmadan kamuda adaletten söz edilemez. Kadınların kamusal alandan dışlanmasına, emeğin değersizleştirilmesine ve laiklik karşıtı uygulamalarla kadınların yaşam tarzlarına müdahale edilmesine karşı mücadele, sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mücadele aynı zamanda demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin savunusudur. Eğitim-İş olarak, kadınlara yönelik ayrımcılığın sona ermesi ve şiddetle etkin mücadele için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini savunuyoruz. Bu kapsamda, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesini, 6284 sayılı yasanın eksiksiz uygulanmasını ve ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanmasını talep ediyoruz. 8 Mart, kadınların taleplerinin hatırlatıldığı bir gün olmanın ötesinde, bu taleplerin neden hâlâ karşılanmadığının sorgulandığı bir mücadele günüdür. Eğitim-İş, emekçi kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmeye; kamuda ve toplumda bu eşitsiz düzeni değiştirme kararlılığını sürdürmeye devam edecektir. Emekçi kadınların örgütlü mücadelesi, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun özgürleşmesinin ön koşuludur.” Haber Merkezi
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Gencan, “Çünkü biliyoruz ki bir kadın güçlenirse, bir aile, bir nesil ve bir şehir değişir. Kadınların şiddetten uzak, güvenli ve eşit bir yaşam sürdüğü bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadınların sesi ne kadar güçlü çıkarsa, demokrasi de o kadar güçlenecek, Cumhuriyetimizin değerleri daha da kök salacaktır” dedi.
Başkan Filiz Gencan mesajında kadınların toplumsal yaşamın her alanında emeği, üretimi ve katkısıyla hayatın temel gücü olduğunu vurgulayarak, kadınların eşit ve özgür bireyler olarak yaşamın her alanında daha görünür olması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Başkan Filiz Gencan mesajında şu ifadelere yer verdi:
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle, bu kadim şehrin her sokağında izi, her evinde bereketi ve her fidanında emeği olan siz değerli kadınlarımızı en içten duygularımla selamlıyorum.
‘Dünyada her şey kadının eseridir’ diyen Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı çağdaş yolda ilerleyen bir şehir olarak, kadınların emeğinin, aklının ve üretiminin olmadığı hiçbir hizmeti eksiksiz saymıyoruz.
Kadınlar hayatın her alanında üretimin, emeğin ve umudun taşıyıcısıdır. Tarlada üretimde, iş hayatında, bilimde, sanatta ve siyasette kadınların emeği toplumumuzu güçlendiren en önemli değerlerden biridir. Kadınların eşit haklara sahip olduğu bir toplum, daha adil ve daha güçlü bir toplumdur.
‘KURSLARLA BİNLERCE KADINIMIZA YENİ UFUKLAR AÇIYORUZ’
Görev süremiz boyunca kadınlarımızın sosyal ve ekonomik yaşamda daha fazla yer alması için birçok projeyi hayata geçirdik. Kadın Emek Pazarlarımızla evde üreten kadınlarımızın emeklerini ekonomik değere dönüştürmelerine destek olurken, kadın çiftçilerimize verdiğimiz desteklerle üretimin gücüne güç kattık.
Hizmete açtığımız Konak Edirne ile hemşehrilerimize ve şehrimize gelen kadın misafirlerimize sıcak bir yuva sunarken, Yenidoğan Paketi uygulamamızla annelerimizin mutluluğunu paylaşmaya devam ediyoruz. Düzenlediğimiz paneller, etkinlikler ve eğitim programlarıyla kadınların sosyal yaşamda daha aktif rol almasını destekliyoruz. Kadın merkezlerimizde verdiğimiz eğitimler ve kurslarla binlerce kadınımıza yeni beceriler kazandırıyor, yeni ufuklar açıyoruz.
Çünkü biliyoruz ki bir kadın güçlenirse, bir aile, bir nesil ve bir şehir değişir.
Kadınların şiddetten uzak, güvenli ve eşit bir yaşam sürdüğü bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadınların sesi ne kadar güçlü çıkarsa, demokrasi de o kadar güçlenecek, Cumhuriyetimizin değerleri daha da kök salacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım olmak üzere aziz şehitlerimizin kıymetli annelerinin ve emeğiyle hayatı güzelleştiren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” Haber Merkezi
Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Havsa Canlı Hayvan Pazarı’nı denetledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, hayvan hastalıklarıyla mücadele ve hayvan hareketlerinin kontrolü kapsamında denetim gerçekleştirildi.
Yapılan kontrollerde pazara getirilen hayvanların sağlık durumları, sevk belgeleri ve kayıtları incelenerek mevzuata uygunluk değerlendirildi.
Denetime Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Onur Yalçın Toptaş, Havsa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Doğan ile teknik personel katıldı.
Hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edilmesi ve hayvan hareketlerinin kontrol altında tutulması amacıyla denetimler devam edecek. (aa)
Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden çilek ve karpuz tezgahlarda yerini aldı. Edirne’de çileğin kilogram fiyatı 300, karpuzun kilosu ise 250 liradan satılıyor. Esnaf Abdül Kaçak, vatandaşların yaz meyvelerini özlediğini, bütçesine göre alışveriş yaptıklarını ifade etti.
Vatandaşlar alışverişlerini yapmak için Edirne’de 1. Murat Mahallesi’nde kurulan Cumartesi pazarını tercih etti. Pazar esnaflarından Abdül Kaçak, Ramazan Bayramı sonrasında fiyatlarda düşüş beklediklerini söyledi.
“Çileğin paketi 100 liraya kadar düşer”
Esnaf Kaçak, şunları söyledi:
“Çileğin kilosu 300 lira. Paketleri 650 gram geliyor, 200 liradan satıyoruz. Dutların paketi de 200 lira. Yarım kilo civarı geliyor. Karpuzun da kilosu 250 lira. İnsanlar yaz meyvelerini özlemiş. Pahalı da olsa az da olsa almaya çalışıyorlar. Bayramdan sonra fiyatlar daha düşük olur. Sel felaketi olduğundan dolayı çilekler büyümedi. Geciktiği içinde fiyatlar yükseldi ama bayramdan sonra inşallah fiyatlarımız da düzelecek. Daha da aşağıda olacak. Çileğin paketi 100 liraya kadar düşer.” Haber Büşra Akıllı