eşya depolama
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
bandstanddiaries.com
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
Recep Çınar

Recep Çınar

09 Şubat 2026 Pazartesi

Siyaset kirlenirse!

Siyaset kirlenirse!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

Su, maddi kirleri temizler. Ama kendisi kirlenirse, temizleme özelliğini kaybetmiş olur!

Siyasetin ise toplumun hem maddi, hem de manevi kirlerini temizleme özelliği vardır. Tabii ki siyaset ahlaklı, dürüst ve adil olursa! Eğer siyaset bu özelliklerini kaybederse, o zaman değil toplumu maddi ve manevi bakımdan temizlemek, kendini bile temizleyemez! Günümüzde yaşanan da bu değil mi?

Diğer taraftan günümüzde sapla saman birbirine karıştırılıyor. Siyaset = Politika şeklinde algılanıyor. Hâlbuki bu terimler farklı medeniyetleri temsil eder. Buna bir de “Laiklik” eklenince iş çığırından çıkıyor!

Nedir bu “Laiklik”? (sıra ona da gelecek!)

Politika; Eski Yunan medeniyetine ait bir terim. Günümüzde her ne kadar ‘Siyaset’in yerine kullanılıyor sa da sırıtıyor! Çünkü politikanın Türkçe karşılığı “çokyüzlülük”  demektir. Buda bizim dilimizde olumsuzluk ifade eder.

Siyaset’e gelince;  İslam Medeniyetine ait bir terim olup “Halkı, dünya ve ahrette kurtulacakları yola irşat etmekle, onların salah (kurtuluş) ve menfaatlerine çalışmak” şeklinde tarif edilir. Zira Cenab-ı Allah, insanlar arasında mutlaka adaletle hükmedilmesi için emanetlerin (Devlet yönetimine ait vazifelerin) ehline (dürüst, adil insanlara) verilmesini istemektedir. (Nisa Suresi: 58).

İşte günümüzde, politika siyasetin yerine ikame edildiğinden/edilmeye çalışıldığından ve politika kapsamında her şey mubah sayıldığından “politik skandal”lar sık sık yaşanıyor ve siyaset kirleniyor. Siyaset kirlenince de ahlak bozuluyor!

Her İşte Ahlak!

Ahlak, “Huy ve karakter” gibi anlamlara gelmektedir. Bilginler, bir ilim dalı olan ‘ahlak’ın çeşitli tariflerini yapmışlardır.

Mesela; “Ahlak, her iyi huyu benimsemek ve her kötü huydan sıyrılmaktır.” 

Bir başka tarifte; “Ahlak, iyilik yapmak ve kötülüklerden sakınmak/sakındırmak için uyulması gereken kuralları öğreten bir ilimdir.”

Diğer bir tarifte ise; “Ahlak, insandaki manevi değerler ve davranışlar topluluğudur” şeklinde anlatılır.

Rahmetli Erbakan Hoca, yarım asırlık siyasi mücadelesinde “önce ahlak ve maneviyat” sloganını adeta bayraklaştırmıştı.                 

Peygamberimiz bu konudaki bir hadislerinde; “Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” der.

Rabbimiz ise bir ayette Peygamberimiz için ; “Muhakkak ki sen pek yüce bir ahlâk üzerindesin” (Kalem suresi, 4. ayet) diyor. 

Allah Resulü (sav) bir başka hadislerinde ise; “Allahü Teâlâ’ya günahsız dille dua edin!” Sahabe soruyor:  “Yâ Resûlallah, günahsız dilimiz yoktur, nasıl günahsız dille dua edeceğiz?”

Şöyle açıklar günahsız dille dua etmeyi;  “Sizin diliniz kendiniz hakkında günahlıdır, ama başkaları hakkında günahlı değildir. Öyle olunca siz başkaları hakkında günahsız olan dilinizle dua edin, onlar da sizin hakkınızda günahsız olan dilleriyle dua etsinler. Böylece günahsız ağızlarla birbirinize dua etmiş, makbul duaları almış sayılırsınız”buyururlar.

Mehmet Ali Ünsal’ın yazdığı “En Güzel Ahlak” şiirinde öyle diyor; Güzel düşün,
Güzel hayaller kur, Güzel söyle, Güzel şeyler duy, Budur en güzel ahlak,  Budur en güzel huy!
Çirkine, kötüye mesafe koy, Küçüklerini sev büyüklerini say, İyinin doğrunun hep yanında ol! Budur dostum en ideal yol, Budur en güzel ahlak, Budur en güzel huy.

Ahlak konusunda anlatılan bir hikayede şöyle der; 3 arkadaş; Su, ateş ve ahlak dostluk kurmuşlar. Bir gün birlikte dağda, kırda, bayırda dolaşırlarken birisi; Gezimiz güzel de, “birbirimizi kaybedersek nasıl buluşuruz“ diye.

SU cevap vermiş:  “Nerede bir şırıltı, çağıltı duyarsanız ben oradayım.”

ATEŞ’e sorarlar,  “Seni yitirirsek ne yapalım”? “Bir duman gördüğünüz yerde  bilin ki ben orda varım.”

Su ve ateş birlikte AHLAK’a  döner ve sorarlar; “söyle bakalım ahlak, peki ya seni kaybedersek nasıl bulabiliriz?”    

AHLAK’ın cevabı şu olur: “Üzgünüm arkadaşlar! Beni kaybederseniz bir daha bulamazsınız”!

Gelin biz her işimizde, her sahada (siyaset, ekonomi, ticaret, eğitim, insani ilişkiler…) ahlakımızı koruyalım, onu ön planda tutalım. Göreceksiniz o zaman Kendimiz de, Toplumumuz da, Ülkemiz de çok şey kazanacak.

Dostça kalın…

Devamını Oku

Kapanmayan Yara, GAZZE!

Kapanmayan Yara, GAZZE!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

Ekim 2023’te Filistin Gazze’de başlayan Yahudi katliamı 2 yılı geçti hala sürüyor! Başta İslam ülkeleri olmak üzere Dünya da bu katliamı seyrediyor! Soykırımcı İsrail, Gazze’de tek bir canlı Müslüman dahi bırakmak istemiyor. Zaman zaman yapılan ateşkes anlaşmalarına da uymayan İsrail, Gazze’ye insani yardım girmesine bile engel oluyor. Son kararla yapılan Ateşkes Anlaşmasının ikinci aşamasında İsrail, Gazze’ye girmesi gereken 600 TIR insani yardımı fazla bulmuş ve bunu 200’e düşürmeyi teklif ediyor!

Katil İsrail, 2 yılı aşkın sürdürdüğü vahşi saldırılar ve abluka ile Gazze halkını kıtlığa ve açlıktan ölüme sürükledi. Bugüne dek bu abluka yüzünden yüzlerce Gazzeli açlık ve yetersiz beslenme sebebiyle hayatını kaybetti.

İsrail Gazze’de insanlık tarihinin en ağır zulümlerinden birini yapıyor. Gazze’de her geçen gün açlık artıyor! Dünya da seyrediyor! Bütün bu olup bitenler karşısında 2 milyarlık İslam âlemi ise ne yapıyor veya ne kadar yapıyor?

Konu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de birçok ayetler var. Bunlardan birisinde; “O kimselerdir ki, kendi haklarına tecavüz vaki olduğu zaman, onlar yardımlaşırlar (ve intikam alırlar, haklarını yerine getirirler) diyor Rabbimiz, Şura Suresi 39. Ayette. Bir avuç Yahudi’nin çevresi Müslümanlarla çevrili! Bugün bu yılanın kafasını ezmeyenler, yarın ayni zulmün kendilerine de yapılacağının acaba farkında değiller mi?                                                                                                    

Bakın, Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Gazze’deki soykırıma karşı sessiz kalan dünyaya seslendi!  Uluslararası toplumun ikiyüzlülüğünü sert sözlerle eleştiren BM Raportörü, İsrail’in uluslararası mahkemelerde yargılanan bir “apartheid devleti” (beyaz – siyah ayırımı yapan) olduğunu belirterek, bu ülkenin BM Genel Kurulu’ndaki koltuğunu hak etmediğini savundu. Albanese, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması gerektiğine de değindi ve, “Gazze’deki soykırım karşısında gerçeği susturamazsınız. İsrail şu anda BM Genel Kurulu’nda diğer üye devletler gibi oturmamalı. Üyeliği derhal askıya alınmalı” çağrısında bulundu.

İsrail’in “yasa dışı bir işgalci” olduğunu da hatırlatan Albanese, bu ülkenin hem Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) hem de Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde yargılandığının altını çizdi.

“Beni Susturamazsınız”!

Son dönemde kendisine yönelik artan baskı, tehdit ve yaptırımlara da değinen Albanese, geri adım atmayacağını net bir dille ifade etti. Asılsız antisemitizm ve terörizm suçlamalarının kendisini yıldıramayacağını belirten Albanese,”Bunlar beni susturamadı, çünkü soykırım karşısında gerçeği susturamazsınız. Bu adaletsizliğin sona ermesi sadece zaman meselesi” şeklinde konuştu.

“İsrail Ordusunda Savaşan Yabancılar Yargılanmalı”

Açıklamalarının en dikkat çekici bölümünde ise Gazze’deki suçlara ortak olan bireylere işaret etti.

Sadece devletlerin değil, şirketlerin ve bireylerin de hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Albanese, şu kritik uyarıyı yaptı: “İngiliz, Fransız, İtalyan, Belçikalı, hatta Tunuslu bazı vatandaşlar İsrail ordusunda savaşıyor! Onlar da hesap vermeli. Onlar da şüpheli olarak değerlendirilmeli.”

Albanese açıklamasında, Gazze’deki katliamın sorumlularının er ya da geç adalet önüne çıkarılmasının hayati önem Geçtiğimiz günlerde Barselona’daki “Filistin’e yardım” etkinliğinde Manchester City’nin dünyaca ünlü hocası Pep Guardiola ise, “Selamunaleyküm” diyerek başladığı konuşmasında, Barselona’daki yardım gecesine damga vurdu. Gazze’deki insanlık dramına sitem eden Futbol dünyasının zirvesindeki isim Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola, Gazze’de yaşananları sadece bir savaş değil, çocukların kurban edildiği bir trajedi olarak tanımladı ve uluslararası topluma sert açıklamalar yaptı.

Guardiola, konuşmasının en çarpıcı bölümünde ise o çocukların sessiz çığlığını dillendirdi! Dünyanın sağır kaldığı o yakarışı şu sözlerle hayal ettiğini söyledi: Hep şöyle dediklerini hayal ediyorum: “Neredesiniz? Gelin, bize yardım edin!”  Maalesef şu ana kadar bu bile gereği gibi yapılmadı!

Avrupa ülkelerinde zaman zaman on binlerce insan Filistin’e destek vermek, ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını protesto etmek ve Avrupa hükümetlerini İsrail’e silah satışını durdurmaya çağırmak için sokaklara dökülüyor! İslam Dünyası ise hala uykuda!

“HANS”lar anladı da “HASAN”lar anlayamadı! Anlasalardı,  şimdiye kadar İsrail’in tepesine çökmüş olurlardı! Aynen, 1974’de Başbakan Vekili olarak merhum Erbakan Hoca’nın Ordumuzu harekete geçirip Kıbrıs’ta Rumların oradaki Müslümanlara zulmettikleri için kafalarına çöktüğü gibi!

(Başbakan Ecevit idi. Ancak o tarihte Ecevit İngiltere/Londra’da Garantör Devletler toplantısında idi).   

Günümüzde başta Filistin/Gazze olmak üzere Sudan ve Doğu Türkistandaki Müslümanlar zulüm altında iken 2026 yılı Türkiye için müzik dolu geçecekmiş! Dünya müziğin devleri yıl boyunca ülkemizde hayranlarıyla buluşacakmış!

Bilet fiyatları 1.522 TL ile 12.600 TL arasında değişiyormuş. (Sanatçı/Şarkıcı ise konser başına yaklaşık 500 bin dolar)! Satışın başlamasıyla birlikte adeta dijital bir izdiham yaşanmış. Kısa süre içinde 170 binin üzerinde kişi online bilet kuyruğuna girmiş! Orhan Gencebay’a da “Yazıklar olsun, yazıklar olsun” şarkısını söyletmeli!

Yara, Müzik  ile mi kapanır, yoksa Yardım/Tedavi ile mi?

Dostça kalın…

Devamını Oku

Evlilik= “Birlikte her şey daha güzel!”

Evlilik= “Birlikte her şey daha güzel!”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

İslam Medeniyetinde evlilik nesil yetiştirmek, evlât terbiyesi, neslin muhafazası ve insanlık haysiyetinin korunması bakımından son derece lüzumlu ve vazgeçilmez bir değerdir. İslâm bu değere o kadar ehemmiyet vermiştir ki, onu yok etmeye kasteden çürük ve sefil münasebetleri tamamen reddetmiş ve haram kılmıştır. “Bu itibarla “zina” fiilini, en ağır bir şekilde yasaklamış ve ona yaklaştıran bütün kapıları da kapatmıştır. Zira o çirkin hâl; “nikâhın zarafet, nezahet ve meşruiyetine çılgınca bir saldırış ve nesilleri yok eden acımasız bir cinayettir. Nikâh gibi bir saadet ve huzur dünyasını, fuhşun murdarlığına değişmek kadar büyük bir gaflet, cehalet ve ahmaklık olamaz” diyor, İslam Âlimlerimiz!

Evlilik konusunda pek çok Hadisler var;Peygamberimiz (sav);“Evlenin, çoğalın! Çünkü ben (kıyamet gününde) diğer ümmetlere karşı sizin (çokluğunuzla) iftihar edeceğim!”  diyor, (Abdurrezzâk, el-Musannef, VI, 173.)

Kur’an-ı Kerimde evlilik konusunda 20’den fazla ayet var! (bir örnek)   “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum Suresi: 21, ayet) .

Bunu, neden yazı konusu yaptım? 

07.01.2026 tarihli Milli Gazetede ülkemizde “nüfus azalması” konulu bir haber yayımlandı. Nüfusumuzunazalışının altından ise dev bir sosyal kriz çıktığı yazıyordu. Eşler arasındaki güveni yıkan dijital kumar, aileleri bebek sahibi olmaktan uzaklaştırıyormuş! TÜİK’in açıklamasına göre doğurganlık oranı 2,10 bandından 1,48’e düşmüş! Bunun da geleceğimiz açısından alarm zilleri çaldığını yazıyor. Yani çalışma hayatının doğurganlık hızı üzerinde sınırlı bir etkisi olduğu, istihdamda olmayan kadınların da çocuk sayısının düştüğü ortaya çıkıyor.

Bundaki temel etken hiç şüphesiz şehirde kadınların giderek daha fazla yalnızlaşmasıdır. Ayrıca, kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği görmediği, yükün büyük bir bölümü kadınların omuzlarına yüklendiği belirtiliyor. Hal bu ki aile hayatıyla da bizlere en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor; “Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarılarıdır”. Evet, tam olarak mesele budur. Bizim zihniyetimizin, bizim toplum ve aile yapımızın omurgası işte budur. İnancımızın bize emrettiği de bu.

İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde açıklanan verilere göre, Türkiye’de doğurganlığın düşmesindeki temel sebeplerden biri “eşler arası güven sorunu” olarak saptanmış. Araştırmacılar, eşlerin birbirine duyduğu güvenin sarsılmasının temelinde dijital kumar ve bahis bağımlılığının yattığını ifade ediliyor. Bununla da kalmıyor!

Çocuk Oyunları: Dijital çocuk oyunlarının içerisine yerleştirilen “mikro kumar” desenlerinin, küçük yaştaki çocukları bağımlılığa hazırladığı vurgulanıyor.

Güven Krizi: Bağımlılık nedeniyle bozulan ekonomik dengeler, aile içindeki huzuru ve eşlerin birbirine olan güvenini yok ettiği bildiriliyor.

Sosyal Medya: Avustralya hükümeti, 16 yaş altı gençlerin sosyal medya platformlarına erişimini yasaklayan yasayı dünyada bir ilk olarak hayata geçirdi.

Ayni uygulamayı İngiltere hükümetinin de gündeminde. Yapılan araştırmada halkın yüzde74’ü yasaklanmasından yana. Bu konu son günlerde ülkemizde de gündeme geldi, bakalım ne yapılacak!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da, 16 yaşın altındaki gençlere yönelik sosyal medya düzenlemesinin bu yıl tamamlanacağını belirterek, “16 yaşın üstündeki çocuklarımızın sosyal medyaya erişimine müsaade edelim istiyoruz.” dedi.

Acil Seferberlik Çağrısı!;

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve uzmanlar, dijital kumarla mücadelede geleneksel yöntemlerin artık yetersiz kaldığına işaret ediyor. Sorunun çözümü için sadece kurumların iyi niyetinin yetmeyeceği, çok katmanlı ve ortak bir “seferberlik” hareketine ihtiyaç duyulduğunu açıklıyor. Ayrıca, Pandemi döneminde artan bu bağımlılığın, bugün toplumsal nüfus yapımızı tehdit eden bir boyuta ulaştığı bildirildi.

Peki, Dijital Kumar Nedir? Sanal kumar bağımlılığı, dijitalleşen çağımızda fiziksel kumar alışkanlığının çevrimiçi platformlara taşınmasıyla ortaya çıkan yeni nesil bir bağımlılık türüdür. Artık yalnızca kumarhanelerde değil, internet bağlantısı olan her yerden erişilebilen sanal kumar siteleri, bireyleri gizli ve kontrolsüz bir şekilde bu alışkanlığa sürükleyebilmektedir.

Sanal Kumar Bağımlılığı ise; Teknolojinin gelişmesiyle birlikte eğlence alışkanlıklarımız da dijital ortama taşındı.

Ancak bu dijital dönüşüm beraberinde bazı riskleri de getirdi. “Uzmanlar, bunlardan biri de sanal kumar bağımlılığıdır. Sanal ortamda oynanan bahis, casino, poker, slot ve diğer kumar türlerine aşırı düşkünlük, bireylerin sosyal yaşamını, ekonomik durumunu ve psikolojik sağlığını olumsuz etkiliyor. Tıpkı madde bağımlılığı gibi, bu durum da beyin kimyasını etkileyerek bağımlılığın gelişmesine neden olabilir” deniyor.                                                                                                                                                         Bu arada ulusal basında, “TDV ve Diyanet elini taşın altına koydu”  başlığı ile bir haber yayımlandı. “Yeni evlenecek gençler dikkat: Bunları yapana geri ödemesiz tam 500 bin TL çeyiz desteği verilecek” şeklinde!  Ancak kurallar katı!: Gençlerin 18-35 yaş aralığında olması. Her iki tarafın da ilk evliliğini yapıyor olması. Aylık gelirlerinin iki asgari ücret toplamını geçmemesi gerekiyor! O zaman, Nikâh Müftülükte, 500 Bin TL Cepte! Tamam, güzel bir proje. Ama bunun altından nasıl kalkılır? Her yıl yüz binlerce çift evleniyor. Bunların birçoğu altından yıllarca kalkamayacağı borcun altına giriyor! Söz konusu destek kaç çifte sağlanabilecek!

Son günlerde konu ile ilgili yayınlanan bir haberde ise; “Son yıllardaenflasyonun erittiği Türk Lirası (TL), asırlık düğün geleneklerini de değiştirdi! Eskiden düğünlerin en heyecanlı anı, metrelerce uzayan takı kuyrukları ve yakalara iğnelenen banknotlardı. Ancak o devir kapanmak üzere! Cüzdanlardaki nakit sıkıntısı ve paranın hacmen yer kaplayıp değerce küçülmesi, düğün sahiplerini pratik ama şaşırtıcı bir çözüme itti!”

Artık zarfların içini doldurmak zorlaşınca, teknoloji imdada yetişti!; ‘zarfı sandığa at’ devri bitti, “hesaba gönder” dönemi başladı!.

Müslümanlar olarak bizim her konuda ölçülerimiz var! Bizim ölçülerimiz, Dinimiz İslam’ın iki ana kaynağı; Kur’an ve Peygamberimizin Sünnetidir! Her konuda çözümü bunlarda aramalıyız!  

Şunu da unutmayalım ki; “Evlilik, iki müminin (Erkek – Kadın) Cennete giden yolda birbirine destek olması demektir. Birlikte her şey daha güzel!”

Dostça kalın…

Devamını Oku

TEMİZLİK!

TEMİZLİK!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

Temizlik, İslam kültüründe yalnızca fiziksel bir düzeni değil; aynı zamanda ahlakı, sağlığı ve toplumsal saygınlığı temsil eder. Günlük yaşamdan dine, aile düzeninden toplumsal ilişkilere kadar pek çok alanda temizlik vurgusu yapan atasözleri, yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılır. Temizlik ile ilgili atasözleri, hem bireysel hem de toplumsal yaşamda temizliğin neden vazgeçilmez olduğunu kısa ama etkili ifadelerle anlatır.

Dinimiz de her zaman temiz olmayı söyler, iman temizliği de önemlidir ve temizlik ailede başlar.

Temizlik hakkında söylenmiş birçok farklı atasözünden bazıları ve anlamları şöyle;

* Evini temiz tut misafir gelebilir, kendini temiz tut Azrail gelebilir.

 (İnsanın her an ne olacağını bilemediği için sürekli temiz olması gerekir).

*Kan dökenin kanı temiz kalmaz. (Elini bir kere kana bulayanın içi de vicdanı da kirlenmiştir).

* Temiz avlu evin süsüdür. (Bir yerin temiz olması en güzel süs ve gösteriştir).

* Aslanyattığı yerden belli olur! (Bir kişinin nasıl biri olduğu evinin ve etrafının temiz ve düzeninden belli olur).

* Temizlik imandandır. (Dinimiz de her zaman temiz olmayı söylemektedir, iman temizliği de önemlidir).

Peygamberimizden temizlikle ilgili bazı hadisler:

  • “Temizlik imandandır.” 
  • “Yemekten evvel ve yemekten sonra ellerinizi yıkayınız.”
  •  “Benim ümmetim kıyamet gününde yüzleri parlak, elleri ve ayakları nurlu olarak hasrolunacaktır. Herkes gücünün yettiği kadar bu parlaklığı arttırsın.” 
  • “Şüphe yok ki Yüce Allah temizdir, temizliği sever.” 
  • “Evlerinizin çevresini temiz tutun.” 
  • “Misvak kullanarak kılınan namazın, misvaksız namaza üstünlüğü yetmiş kattır.” 
  • “Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizlenin, zira cennete temizler girer.
  •  “Temizlik İmanın yarısıdır!”
  • “Allah (cc) temizdir, temizleri sever.
  •  Günümüz Edirne’sinde en önemli sorunlardan biri temizlik! Temizlik aileden başlar, ama çarşıda, pazarda… devam eder! İlk Okulda çocuklara temizlik genel kuralları öğretilmezse, Evde de uygulaması gereği gibi gösterilmezse, esnafı ile halkı ile de kurallara riayet edilmezse çocuklar da onlara benzer! Dışarıda sigara içen günümüz insanının en az yüzde 70 – 80’i izmaritini ve biten paketini sokağa atıyor!

Kapıkule’den Batı’ya doğru çıkıp Atlas Okyanusuna kadar gitseniz temizlik, tertip ve düzensizlikte Edirne kadar geri kalmış bir şehir değil Kasaba bile göremezsiniz! Bu durum Edirne için büyük ayıp!

Bu konuda kendimize de, Aileye de, bilhassa ilköğretimde okullarda da,  Belediye’ye de görevler düşüyor! Kurallar uygulanmak ve uyulmak için vardır! Aile ve Okullar üzerlerine düşeni yapar, Belediye de yapmakla sorumlu olduğu temizlik hizmetlerini gereği gibi yapar ve kurallara uyulmasını sağlarsa sorun çözülür.

Belediyelerde temizlik çalışması nasıl yapılırmış, bakalım!

Belediyelerin temizlik çalışmaları şu adımlarla gerçekleştirildiği belirtilir:

  • Çöp Toplama: Belediye sınırları içindeki cadde ve sokaklarda çöplerin toplanması ve konteynerlerin uygun yerlere konulması.
  • Genel Temizlik: Cadde, sokak, kaldırım ve meydanların günlük olarak süpürülmesi gerektiğinde yıkanması.
  • Çevre Koruma: Atıkların kaynağında azaltılması, ayrılması, toplanması, taşınması ve bertaraf edilmesi işlemlerinin yürütülmesi.
  • Halkı Bilinçlendirme: Temizlik konusunda bilinç düzeyini yükseltmek için çeşitli etkinlikler düzenlenmesi ve kitle iletişim araçlarından yararlanılması. (Bunun en basiti, Temizlik konusunda broşür hazırlanarak her eve ulaştırılması!)
  • Özel Durumlar: Doğal afetler gibi olağanüstü durumlarda temizlik faaliyetlerinin yürütülmesi ve diğer kurum ve kuruluşlara yardım edilmesi.

Bu çalışmalar, Belediyelerin Temizlik İşleri Müdürlükleri tarafından organize edilir ve gerekli personel ve ekipman sağlanır. Peki, bu konuda Belediyemizde bunlara ne kadar riayet ediliyor? Yoksa temizlik işleri biriminin bunlardan haberi yok mu?

Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün bazı görevleri ise şöyle:

  • Çevre temizliği: Meydan, cadde, sokak, ana arterler, üst geçit ve alt geçitlerin süpürülmesi ve yıkanması. 
  • Atık yönetimi: Evsel atıkların toplanması ve katı atık depolama sahasına veya aktarma istasyonuna nakli. 
  • Moloz ve atık temizliği: Kaçak dökülen moloz, cüruf ve eski ev eşyalarının toplanması. 
  • Pazar yeri temizliği: Semt pazarlarının çöplerinin toplanıp yıkanması. 
  • Kamu alanlarının temizliği: Mesire alanları, parklar ve belediye hizmet binalarının temizlenmesi. 
  • Eğitim ve bilinçlendirme: Çevre temizliği bilincini artırmak için etkinlikler düzenlenmesi. 
  •  İşbirliği: Çevre kirliliğini önlemek için diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılması. 

Temizlik İşleri Müdürlüğü, Belediye Başkanına veya başkan yardımcısına bağlı olarak çalışır.  Belediyemiz acaba bu kuralların ne kadarının uygulanmasını sağlıyor!

Geçtiğimiz günlerdeki ulusal basında temizlik konusunda yer alan bazı Belediyelerin yaptığı çalışmalardan birkaç örnek;                                                                                                                                                                                   Didim Belediyesi; Çevre kirliliğine karşı kameralarla denetimi güçlendiriyor. Görüntü kaydıyla tespit edilen ihlaller hakkında yaptırım uygulanıyor.

İnegöl Belediyesi; Kar yağışıyla birlikte çalışmalarını bu yönde yoğunlaştıran İnegöl Belediyesi, bir yandan kırsal ve merkezde yolları temizlerken bir yandan da yaya ulaşımını kolaylaştırmak adına kaldırım temizliğine başladı. İnegöl Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü kontrolünde başta ana arterler olmak üzere şehrin genelinde kaldırımlar kar ve buzdan temizleniyor.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Karla mücadele çalışmaları kapsamında kent merkezindeki kaldırımlar ve parkları güvenli hale getiriyor. Ekipler, yayaların güvenli ulaşımını sağlamak için yoğun bir şekilde çalışıyor.

Gaziantep’te uygulanmaya başlandı!;  Gaziantep’te ambalaj atıklarının çevreye kontrolsüz şekilde bırakılmasını önleyerek vatandaşların teşvikli geri dönüşüm sistemine katılımını sağlayan Depozitosu Olan Ambalajlar  (DOA) Cihazı hizmete girdi. 

 Peki, Edirne Belediyesi tertip, düzen ve temizlik konusunda, başta Kaleiçi semti üzere bilhassa eski semtlerde temizlik konusunda ne yapıyor, ne kadar yaptı? İşte fotoğraflarda görülüyor!

Dostça kalın…

Devamını Oku

Sanat, Estetik ve Mimarlık!

Sanat, Estetik ve Mimarlık!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

Sanat;  “Belli bir uygarlığın anlayış ve beğeni ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım; zanaat” şeklinde tarif edilir.
Bir başka tarifte ise; “Bir şey yapmada gösterilen ustalık” şeklinde.
Estetik ;  BuTerimi 1750 yılında ilk ortaya atan Alman düşünür ‘Alexander Gottlieb Baumgarten‘in’ tanımladığı şekliyle estetik, duyusal bilginin bilimidir; konusu da duyusal yetkinliktir. Gerçekleştirmek istediği, güzel üstünde düşünme sanatıdır. Estetik kavramı güzel olanı aramak duyumsamak şeklinde açıklanır.

Mimarlık veya Mimari ise;  “Binaları ve diğer fiziki yapıları tasarlama ve kurma sanatı ve bilimi” olarak tarif edilir. Bu üçü bir arada gereği gibi uygulanırsa örnek şehir oluşur!

Bugün toplum olarak yukarıda ele aldığım üç konuda dünya ortalamasının maalesef çok gerisinde kaldık! Hâlbuki bizim bin yıllık medeniyetimizde bu üç konu zirve yapmış ve biz bugün onlardan kalan bir kısmı ile övünüyoruz! Edirne’mizde nereye baksanız bunu çok rahat görürsünüz, bunca tarumara rağmen! Ne yazık ki bugün yüzyıllarca önce ecdadımızın yapmış olduklarını gereği gibi korumaktan bile aciz kaldık, iki yıl öncesine kadar! Son iki yılda bir “şeyler” değil, “çok şeyler” oldu ve olmaya da devam ediyor, Sayın Valimiz sayesinde.

Sanat, estetik ve mimaride ecdadımıza ayak uyduramayınca da ortaya “ucubeler” çıkıyor! Peki, zaman zaman kullanılan bu kelime ne anlam ifade ediyor? “Acayip, çok şaşılacak derecede çirkin olan şey”!

Bir zamanlar şehirler Sultanı ünvanı ile anılan Edirne’mizin günümüzde ise her köşe bucağı “ucubelerle” dolu!

Şehrimizden bazı örnekler seçtim.

Şehrimizin muhtelif yerlerinde değişik şekillerde pek çok  “ucube”  bina, sembol veya heykeller mevcut. Bunlara aklıselimle bakıldığında şehrimizin tarihi dokusu ile uyum sağladığını söyleyebilir miyiz? Biraz olsun sanat ve estetikten nasibi olan insan, bilhassa son yüzyılda yapılan bu yapıların yüzde doksanını kabul etmesi mümkün değildir. 2014 yılında Belediye’den birileri Billboardlara, 20 yıl önce çekilmiş bir fotoğraf ile yeni çekilmiş bir fotoğrafı yan yana koyup üzerlerine; “böyle idi, böyle oldu” yazmak suretiyle çok büyük işler yapılmış gibi kendilerinden önceki dönemle kendi dönemleri arasındaki farkı göstermeye çalışmışlardı. Hal bu ki en önemli fark ise önceki yıllarda çekilen fotoğraf siyah beyaz, yenisi ise renkli! Fark bu!

Çöp, Yol, Kaldırım, Kanalizasyon, Temizlik, Trafik ve Park… gibi temel hizmetleri dahi gereği gibi yapmayan bir yerel yönetim, bir takım süslemelerle, makyajlarla toplumu oyalamaya çalışıyor. Sonuçta,  toplumumuza Sanat, Estetik ve Mimari diye bir takım “ucubeler” yutturulmaya çalışılıyor! Bütün bu yapılanlara pek ses çıkarılmadığı için de “yutturduk” sanıyorlar! 

Bilhassa son 50 yıldaki mimari yapılarımız ise ayrı bir ucube oluşturuyor!

Unutmayalım ki, bugün değilse bile gelecek nesiller bu “ucubeleri” yutturmaya çalışanları da ses çıkarmayıp yutanları da müspet yâd etmeyeceklerdir!

Dostça kalın… 

  • Şehrimizden Sanat, Estetik ve Mimarlıktan bazı örnek fotoğraflar (!?) (5 adet)
  • Bilhassa son 50 yılda bizim kültürümüzle alakası olmayan Heykellerimiz de çoğaldı!       Her köşe bucakta bir şeyler dikildi! (5 örnek heykel!)
  • (Malum, bizim inancımızda heykele yer yoktur!)

Devamını Oku
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler