16 Şubat 2026 Pazartesi
Recep Çınar
Yazılarımı takip edenler hatırlar, “3Ç” konusunu daha önce, 21.10.2019 tarihli yazımda kaleme almıştım.
Konu, 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde Refah Partisi İstanbul’da birinci parti çıkmış ve başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanlığını kazanmıştı. O zaman CHP’den devralınan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi iflas noktasına gelmiş, her taraf “Çöp, Çamur ve Çukur” şeklinde ifade edilmişti!

Gelelim Edirne’ye!
103 yıllık Cumhuriyet döneminde Edirne Belediyesi en fazla CHP’li başkanlar ile yönetildi. Sadece son 5 dönemde (çeyrek asır) Edirne’yi CHP’li Hamdi Sedefçi ve Recep Gürkan yönetmişti. Son 2 yıldır da CHP’li Sayın Av Filiz Gencan görevde. Gelinen noktada durum ortada, Belediye Sigorta borçlarını bile ödeyemez hale geldi!
Belediye’nin ilgili birim yetkilileri şehri mahalle mahalle bir dolaşsınlar bakalım, neler görecekler! Çöp, Çamur ve Çukur’dan başka! Üstelik olması gerekenin 2 katından fazla personele sahipler! İtirazları varsa böyle mağdur bırakılmış bir şehir göstersinler, Türkiye dâhil Batı’da Atlas Okyanusuna kadar olan coğrafyada!

Edirne neden bu duruma mahkûm ediliyor? Nasıl sahipsiz bir şehir halkıyız biz! Bize bu mağduriyeti yaşatanları inadına tekrar tekrar seçip göreve nasıl getiriyoruz! İnsan, ayni delikten defaatla ısırılır mı?
Bir zamanlar Şehirler Sultanı / Sultanlar Şehri olarak anılan Edirne son yüz yılda çok mağdur edildi. Ne imar planları, ne altyapısı, ne de üst yapısı… Edirne gibi bir şehre yakışmıyor. Onca yıldır Trafik, Park sorunu, WC sorunu dahi gereği gibi çözülmüş değil.

Belediye şimdi de Kasap dükkânları, Lokantalar, Dev Mutfaklar açmakla yapamadığı öncelikli hizmet açıklarını kapatmaya çalışıyor! Bunlar olmasın mı? Lokanta, mutfak… Elbette güzel hizmetler. Ancak, yıllardır birikmiş işlerde “ehem”i “mühim”e tercih ederek yapılacak işleri sıraya koymak lazım. Mühim önemli, ama Ehem daha önemli! Mesela; Çarşıda kalbi durmuş ve yere yığılmış bir insanı siz, Acil Hastaneye götürmeye çalışıyorsunuz, O da size, “önce beni berbere götürün traş olayım, sonra da hastaneye gidelim” diyor! O’nun önceliği (Ehem olanı) Hastane mi yoksa Berber mi?
Maksadım, bağcı dövmek değil, üzüm yemek! Bizim kültürümüzde yanlışlar söylenir doğrusu gösterilir.
Çöp – Çamur – Çukur’la devam! Yani; 3Ç!
Edirne Belediye Başkanı Sayın Av Filiz Gencan, 4 ay kadar önce, 27.10.2025 tarihli basına verdiği beyanatta „Edirne’de Alt Yapı tarihe gömülüyor demişti! Ve işe, Su borularının yenilenmesi ile başladılar. Şu anda da Kaleiçi semtinin su boruları döşeniyor. Döşeniyor da, görmeyenler ve merak edenler gidip bir görsünler bakalım! Çöp, Çamur ve Çukur ile nasıl yaşanırmış? Bu yollarda yürürken insanların ayakkabıları çamur içinde kalıyor. Bu semtte ikamet edenlere hiç olmazsa birer çift lastik çizme verin!

Edirne’de yıllar önce ele alınması gereken altyapı, üstyapı yenilenmesi onlarca yıl geriye atıldı. Önce Su borularını döşeme ile başlandı, ama Alt yapı onunla bitmiyor! Çok önemli bir de kanalizasyon sorunu var! Gün geçmiyor ki bazı caddelerde vidanjör gelip tıkanıklıkları gidersin. Yıllardır yollara üst üste atılan asfaltlar, standartlara uymayan, gelişigüzel yapılan yaya kaldırımları şehrimize dışardan, içerden gelenleri hayrete düşürüyor. „Edirne, böyle mi olmalı“ diyorlar! Haksızlar mı? Şehircilikte Dünya standartlarına uygun yapılmış kaç işimiz var?

Şimdi, Belediye’nin su borularını döşetmekle başladığı bu işler umarız aksatılmadan yürütülür ve bir an önce Edirne Çöp, Çamur, ve Çukur’dankurtulmuş olur. Burada akla takılan diğer önemli bir husus ise şehirlerde altyapı, üstyapı çalışmaları 6 ile 9. Aylar (Haziran-Eylül) arasında yapılması gerekirken, Edirne Belediyesi bu işi niye uygun olmayan zamanda, kışın ortasında yapıyor? Halk bilmeyebilir, ama işin uzmanları buna şaşıyor ve bu böyle olmaz diyorlar!
Dostça kalın…
