DOLAR 32,2511 0.14%
EURO 35,0023 0.27%
ALTIN 2.417,880,36
BITCOIN 22372943,11%
Edirne
26°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Çatıdaki Adam ve Ekonomi!

Çatıdaki Adam ve Ekonomi!

ABONE OL
8 Mayıs 2024 15:30
Çatıdaki Adam ve Ekonomi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

Genel’i ile Yerel’i ile seçim sürecini atlattık. Her ikisinin de sonuçlarından, bazıları “umduklarımız oldu”

derken,  bazıları da sürprizlerle karşılaştılar. Kaybeden yine halkımız oldu! Çünkü seçim sonuçları yeni ümitler değil, yeni yük getirdi, hem de çok ağır bir ekonomik yük!

Son zamanlarda basında en çok yer alan haberlerin başında ekonomi geliyor! Son birkaç hafta içersindeki haberlere baktığımızda ekonomi haberleri adeta insanın içini karartıyor! İşte, özetle bazı örnekler;

Bakanlık bütçe açığını duyurdu! 15.04.2024                                                                   

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, 2024 yılının ilk çeyreğinde merkezi yönetim bütçesinin verdiği bütçe açığı belli oldu.  Ocak-Mart döneminde bütçe giderleri 2 trilyon 150,7 milyar lira olurken, bütçe gelirleri ise 1 trilyon 637,2 milyar lira oldu. Böylece bütçe açığı 513,5 milyar lira olarak açıklandı.

1 Milyon Dolardan 250 Bin Dolara, 250 Bin Dolardan 400 Bin Dolara Vatandaşlık!  16.04.2024

Yabancıların Türkiye’de taşınmaz satın almasının önündeki sınırlamaları kaldıran ve “Mütekabiliyet Yasası” olarak bilinen düzenleme Mayıs 2012’de yürürlüğe girdi. 2024 yılı Şubat sonu Türkiye’de yabancılara satılan konut sayısı 384 bin 519 adet oldu!

T.C. vatandaşlığı için gayrimenkul alımlarında fiyat, Eylül 2018’den itibaren 1 milyon dolardan 250 bin dolara düşürüldü. Kamuoyunda tepkilerin yükselmesiyle birlikte geri adım atmak zorunda kalan iktidar, 13 Haziran 2022’de ise bu miktarı 400 bin dolara çıkardı.

Yabancılara gayrimenkul satışı en yüksek 67 bin 940 adet ile 2022 yılında gerçekleşti. 2021’de yabancılar toplamda 58 bin 576 taşınmaz satın aldı. 2023’te ise yabancıya gayrimenkul satışı 35 bin adet seviyesine geriledi.

Meğer yoksul bir ülkeymişiz! 19.04.2024

Görenlerimiz vardır,  resmi metinlerde yer alan şu satırlar dikkat çekicidir;

* “Dünya Bankası’nın temel amacı dünya üzerindeki yoksulluk ile mücadele etmektir. Bu amaçla Dünya Bankası maddi ve teknik yardım sağlamak suretiyle ülkelerin gelişme kapasitelerinin artırılmasını teminen gerekli çalışmalarda bulunmaktadır” deniyor!

Bu satırlarda yer alan ifadelerden yola çıkarsak, Dünya Bankası’nın temel fonksiyonlarından biri, yoksul ve fakir ülkelere yardım etmek! Yani, yoksullukla, fakirlikle mücadele etmek!

Peki, ama daha geçenlerde, Dünya Bankası ile 18 milyar dolarlık kredi anlaşması yapmadık mı?

İyi de o zaman bu krediye imza koyanlar, Türkiye’nin yoksul, fakir olduğuna inandıkları için mi bu imzayı attılar! İnanmak güç! Çünkü;

* Hani ülkemiz ekonomisi şöyle güçlüydü, böyle güçlüydü!

* Cebimizden para vererek uzaya astronot göndermedik mi? Elbette uzaya da gidelim ama önce emeklimizi içinde bulunduğu durumundan kurtaralım!

* Hani, paraya ihtiyacımız yoktu, bütçemiz yeterliydi?

* Tamam, enflasyon şimdilerde yüksekti ama yakın zamanda o da düşecekti! O halde Dünya Bankası’ndan kredi işi de nereden çıktı?

Haa, Dünya Bankası’ndan aldığımız bu kredinin büyük bölümü de öyle anlaşılıyor ki, faiz ödemesi için kurban edilecek!

* SEKA Kağıt Fabrikalarımızı zararına satıp A4 kağıdını bile Rusya’dan ithal etmek ancak “ben ekonomistim” diyen bir CB olan ülkede olur!

Kredi Borcu 3 Trilyon 245 Milyar TL’ye Çıktı! 22.04.2024

Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı Finansal Hesaplar Raporu’na göre, Türkiye’de 2023 yılsonuna kadar hane halklarının borçları ciddi bir artış gösterdi. 2022 sonunda 1 trilyon 858 milyar TL olan borçlar, 2023 sonunda 3 trilyon 245 milyar TL’ye ulaştı. Bu dönemde kredi kullananların üzerindeki borç yükü ise 1 trilyon 387 milyar TL artarak büyük bir sıçrama yaşadı.

Türkiye enflasyonda zirveyi zorluyor! 22.04.2024

Türkiye, enflasyonda dünya zirvesine oynayarak adeta bir rekor kırıyor. Fiyat artışlarında az gelişmişlik ve ekonomik krizlerle özdeşleşen Afrika ülkelerini bile geride bırakan Türkiye, bu acı tabloda dünya genelinde dördüncü sırada yer aldı. Tüketici enflasyonunun 4,5 yılı aşkın süredir çift haneli seviyelerde seyrettiği ülkemiz, en yüksek enflasyona sahip dördüncü ülke konumunda.

Mart ayı enflasyon oranı yüzde 68,5 olarak açıklanan Türkiye, bu oranla uzun süre hiperenflasyonun görüldüğü Güney Amerika ülkesi Venezuela’yı bile geride bıraktı. Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), nisan ayında yıllık bazda yüzde 2,4 olarak belirlendi!

Hazine’den 3 aylık dönem için büyük borçlanma! 02.05.2024

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Mayıs-Haziran-Temmuz 3 aylık döneme ilişkin iç borçlanma stratejisini açıkladı. Bakanlık Mayısta 210,4 milyar liralık, Haziranda 224,9 milyar liralık ve Temmuzda 179,7 milyar liralık iç borçlanmaya gidecek.  (Borç Yiğidin kamçısıymış!)

Nisan 2024 enflasyonu ne kadar oldu? 03.05.2024

Aylık bazda enflasyonun yüzde 3,18 artış gösterdiği açıklandı. Bu, özellikle tüketicilerin günlük yaşamlarını etkileyen temel harcamalarda belirgin bir artış olduğunu gösteriyor. Özellikle gıda ve enerji gibi temel ihtiyaç maddelerinde yaşanan fiyat artışları, enflasyon rakamlarını yukarı çekmiş olabilir.

Yıllık enflasyon ise nisan ayında yüzde 69,80’e yükseldi. Vatandaşa ise kemerleri daha fazla sıkmak kaldı!

Ekonomide 17 ayın zirvesi görüldü! 04.05.2024 Tüketici fiyatı endeksindeki (TÜFE) değişim 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,18, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 18,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,80 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,64 olarak gerçekleşti.

ENAG ise Nisan ayı enflasyon oranında yüzde 5,02 artış göstererek son 12 aylık artışı yüzde 124,35’e olarak açıkladı.

VE ÇATIDAKİ ADAMIN AŞAĞIYA İNDİRİLMESİ (hikâyesi)!

Bir gün köyün birinde usta, binanın damını aktarmak için seyyar bir merdivenle çatıya çıkar. Rüzgârdan yere düşen merdiven kırılır, işi bitince usta sağa-sola bakınır ama aşağıya inemez! Etrafa seslenince halk, evin çevresinde toplanır ve damdan inmesi için bir çözüm ararlar ama bulamazlar. Oradan geçen bir deli öne atılır; “Bana bir ip bulun” der. Bir ip bulup getirirler. Deli, ipin ucunu çatıdaki adama atar ve beline bağla der, adam da bağlar! İpin diğer ucu da Deli’dedir. Deli, ipi kuvvetli bir şekilde çektiği gibi adam paldır – küldür aşağı iner! İner ama kol – bacak kırılır!

Halk deli’ye, “ne yaptın, adamı sakatladın” derler. Deli de; “Yahu geçenlerde bizim mahallede kuyuya biri düşmüştü, aşağıya bir ip attılar ve adamı yukarı çekerek kurtardılar” diyor!

İşte, İktidarın 22 yıldır yaptıkları, delinin çatıdaki adamı iple çekip aşağıya indirmesine benziyor! 22 yıldır kırıp dökmedikleri ne kaldı ki! Ekonomi mi, Ahlak mı, Dış politika mı, Eğitim mi, Tarım ve Hayvancılık mı, Üretim ve istihdam mı …?

Peki, Çözüm ne? “Yeni bir Dünya, Adil Düzen!

Adil Düzen temel esasları itibariyle asırlar boyu, hâkim olduğu devirlerin gereklerine uygun olarak tatbik edilmiş bir düzendir. Kâmil ve tam bir düzendir. Kuvveti üstün tutan Batı medeniyetinin bir dejenerasyona uğrayarak “kalkınıyoruz, gelişiyoruz” adı altında sonradan kurduğu Kapitalizm ve Sosyalizm ise Adil Düzen’i bozarak, çarpıtarak meydana getirilmiş haksız düzenlerdir. Bunun için şimdi bütün insanlığın kurtuluşu için yeniden Adil Düzen’e dönme zamanı gelmiştir.

NOT: Merak edenler MGV yayınlarından bu konu ile ilgili kitabı temin edip okuyabilirler.

Dostça kalın… 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.