eşya depolama
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
bandstanddiaries.com
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
Mehmet Ali Esmer

Mehmet Ali Esmer

07 Temmuz 2026 Salı

RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI-2

RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI-2
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çocuk hafızama kazınan bir başka isim ise, bugün Sn. Valimiz Yunus Sezer’in teşebbüsleri ile restore edilen Tarihi Selimiye Meydanındaki, Havlucular Hanının orta aksında bir kemer göz dükkânda kasaplık yapan Ruhi (Amca) Durmazer’di (Resim.8). Etimizi hep ondan alırdık. Alışveriş kadar sohbetin de kıymetli olduğu yıllardı.

Resim.8 1992 Edirne, Rahmetli Ruhi Durmazer ile Havlucular Çarşısındaki  dükkanının önünde.

O Kasap dükkanının hemen yanında ise geleceğin “Sosyete Manavı” olarak tanınacak Aydoğan Bilgen (Resim.9)

Resim.9  Aydoğan Bilgen Ağabeyimiz.

ağabeyimizin dükkânı vardı. Elbette o da bizim Edirne’deki aile manavımızdı. Aydoğan ağabeyi ilk tanıdığımda yedi yaşındaydım, kendisi ise on yedi yaşlarında genç bir delikanlıydı. Hatırladığım babama birçok kişinin yaptığı gibi “Komutanım” değil, “Ayhan Abi” diye hitap ederdi. Ne zaman babamla dükkanına uğrasak her çocuğa yaptığı gibi mutlaka bana da bir meyve ikram ederdi. Şimdi düşünüyorum da, o zaman ailemin bile bana zorla yediremeyeceği Muşmulayı severek ve isteyerek yedirmeyi başarmıştı. Şimdi anlıyorum bunun sebebi, tüm mesele yaşım küçük olmasına rağmen beni ciddiye alıp, değer veriyor olması ve ikramıyla bana kendimi önemli hissettirmesiydi. Çocuk kalbimde bıraktığı iz belki de bu yüzden hâlâ silinmedi.

Sene 1973. Babamın tayini gelmiş ve Edirne’den İstanbul’a doğru ayrılık zamanı gelmişti. Artık bizi beş yıl boyunca bağrına basan Edirne’mizden, o gölgesinde koşturduğumuz Selimiye’den ve edindiğimiz tüm komşulardan, dostlardan, arkadaşlarımızdan ayrılık zamanı başa çatmıştı. Komşularla veda esnası gözyaşlarımız sel oldu. Kız kardeşim ve ben gözyaşları ile ayrıldık bu yuva bildiğimiz Şehr-i Edirne’den. Ve bir daha da hiçbir ayrıldığımız şehir için gözyaşı dökmedik zaten. Hatta bu ayrılıkta benim isyanım o kadar büyük oldu ki, gittiğimiz koskoca İstanbul’da insanlar konuşurken, niye benim gibi Trakya şivesiyle konuşmuyorlar diye ben onları garipseyip kızıyordum. Çocukluk işte, “gözünü ilk açan ördek yavrusu “tabiri bu olsa gerek.

Gel zaman, git zaman Edirne hasretiyle geçen 41 yıl….

Gerçi arada 1992 ve 1993 yıllarında hem askerlik hem de çalıştığım TV kanalı vesilesi ile Edirne’ye iki görev ziyaretim oldu. Elbette ilk işim Nevin Öğretmenimi, Rüstem Amcayı, Ruhi Amca’yı ve Aydoğan Ağabeye koşup, onları bıraktığım yerde bulmak oldu. Sonrası pek tabii ki uzun uzun hasretlik sohbetleri. Tek üzüntüm, herkesle hatıra resmi çekilmişken, Aydoğan ağabeyimi ve Nevin öğretmenimi atlamış olmamdı. Kısmet…

Demiştim ya 41 yıl sonra sene 2014. İşlerimden ötürü Edirne’ye gelip gitmelerim başlamıştı. Gayet doğal olarak tekrar o güzel insanların ardına düştüm. Haliyle elbet öncelik İlkokul arkadaşlarımın. Gültaç (Özkaya)’nın yardımıyla peşpeşe kadîm kardeşlerimiz Aynur İşgören’e, Bülent Dağdeviren’e, Fatma Gülderen Kuruoğlu’na, Gülter Erbilgin’e, Levent Çelikelli’ye, Haluk Yalçındağ’a, ErhanŞengel’e, Meliha Yonca’ya, Muharrem Niş’e, Nuran Özerdoğan’a, Tuncer İnceler’e, Aydın Peköz’e, Sezer Eratik’e, Nazmi ve Arif’e eriştik. Aşağı yukarı ana ekip tamam. Bir araya geldiğimizde gördük ki, sadece kız kardeşlerimizin soyadları değişmiş ama hepimizde değişmeyen o ilkokul yıllarımızdaki saf ve temiz duygular, eksilmeyen çocuksu bir coşku. Bugün hala görüşür (Resim.9) ve haberleşiriz.

Resim.10 Kadim İSTİKLAL ilkokulu kardeşliğimiz. 12.11.2017

Peşine düştüğüm diğer isimlerden Rüstem amca ve Ruhi Amcamızın hakkın rahmetine kavuşmuş olduğunu büyük bir kederle ile öğrendim. Rüstem amcanın eşi Cimmiye abla da Edirne’ye gelip gittiğimin haberini almış, tam ziyaretine gidecekken onun da vefat haberini işitmem ise ayrı bir sızı oldu bende. Nevin öğretmenimden sağ olduğuna dair haberlerini alıyorum, fakat bir türlü cesaret edip arayarak yanına gitmeyi beceremedim. Ancak Aydoğan ağabeyimi Havlucular Hanında bıraktığım yerde değil, aynı çarşının Kıyık caddesine bakan köşesinde buldum. Tabelasında “Sosyete Manavı” yazan bu dükkâna, “acaba o mu?” diye hafızamda kalan siması ile çekine çekine girdim. Bir iki kelamdan sonra hasretle birbirimize sarıldık. Söz babamdan, eğitimden, Edirne’deki işlerimle devam etti gitti. Bu sefer atlamamak için dükkanında birlikte bir hatıra resmi çektirdik (Resim.BAŞLIK). Sonra bu resmi hep dükkanının başköşesinde görür oldum hep. Yine bize değer vererek bizi onurlandırmıştı. O tarihten üç yıl sonra Edirne’ye kesin yerleşmiştik. O zaman içinde yine bizim aile dostumuz ve yine bizim aile manavımızdı Aydoğan ağabeyimiz (Resim.10).

Resim.10 SOSYETE MANAVI Aydoğan BİLGEN

Yıllar sora yine bir araya gelmiştik. 2 sene önceye kadar o amansız rahatsızlık yakasına yapışana kadar defalarca dükkanında uzun uzun oturduk, kâh derin nasihatler aldık.  kâh en dertlerimizle dertleştik. Netice itibarı ile yaslandığım ulu bir çınar, tutunduğum dal oldu. Çoğu zaman oturduğum yerden gözlemlerdim soyadı ile müsemma olan o bilge insanı. Ölçü ve tartıdaki hassasiyeti ve cömertliği, insanlara müşteri olsun olmasın nezaketi, kibarlığı, soru soranı boş çevirmeyip gayet düzgün ve anlaşılır cevap verişleri, hele o Edirne’nin adeta yüksek şurasını andıran dükkân sohbet meclisleri. Hele ki seçim zamanı bütün parti başkan, aday ve ileri gelenlerinin mutlak uğrak yeriydi mekânı. Orası adeta Edirne’nin haber alma ve toplama merkezi idi. Edirne’de nerede yeni bir haber var, fazla uzağa gitmeye gerek yok, hemen o çok Sevdiği Selimiye Camisine tam cephe manzaralı dükkanında buluverirsiniz kendinizi. Edirne’nin geçmişi, aileleri, haberleri hep ondan sorulurdu. Ayaklı kütüphane, yaşayan son büyük çınarı idi Edirne’nin. Ne de olsa Edirne’nin bilge adamıydı AYDOĞAN BİLGEN ağabeyimiz. (Resim.11)

 Resim.11 Edirne’nin son çınarı, soyadı ile müsemma olan o bilge insan

Yine tarih aylardan ve günlerden 30 Haziran 2026. Günlerden Salı ve saat 22.29. Evde sıcaktan balkonda oturduğumuz yerde eşimin telefonu çalıyor ve bir ucunda Müzeyyen abla… Telefonun sesiyle “eyvah” dedim ve o an göğsümün içinde çocukluğumdan kalan bir tel daha koptu sanki. İçimden o düşündüğüm şeyin olmaması için hızlı hızlı dua ettiğim saniyelerde acı haber gecikmedi. Evet iki senedir yoğun tedavi ve yoğun bakım üniteleri uğraş veren Aydoğan ağabeyimiz için Hakkın emri vaki olmuş, Hakkın rahmetine kavuşmuştu. Artık bizim için hükme ve hüküm sahibine teslimiyetten başka çaremiz yoktu. Kafam bulandı, sonra bir anda 41 yıl sonra 23.11.2014 tarihinde bir araya geldiğimizdeki ve her daim dükkanının baş köşesinde sergilediği ilk birlikte çekildiğimiz resim geldi gözümün önüne. (Resim.BAŞLIK) Şöyle bir düşündüm ve anladım 53 yıl önce neden ağlayarak Edirne’den ayrıldığımı? Meğer beni ve kardeşimi ağlatan ayrılık gözyaşları sadece ayrıldığımız bir mekân arılığı için değilmiş, Zamanında karşılık beklenmeksizin yaşanmış saf ve temiz komşuluk, dostluk ve arkadaşlıklardan yoksun kalmanın gözyaşları imiş. İşte o an gördüm resmin arkasındaki saklı gözyaşları gerçeğini, Şimdi kulaklarımda Aydoğan ağabeyimin güzel nasihatleri dilimin ucunda Rahmetli Cem Karaca’nın sözleri;

“Birgün belki hayattan
   Geçmişteki günlerden
   Bir teselli ararsın
   Bak o zaman resmime
   Gör akan o yaşları”

GÜLE GÜLE GÜZEL İNSAN,

ALLAH’IN RAHMETİ, ŞEVKATİ, MERHAMETİ SENİN TERAZİNDEKİ CÖMERTLİĞİN KADAR BOL VE GANİ, İNSANLARA VERDİĞİN DEĞER VE HİZMET KADAR BEREKETLİ OLSUN. MAKAMIN CENNETİN EN GÜZEL MAKAMI OLSUN. ALLAH SENİ KORKU VE TASALARDAN EBEDİYYEN UZAK KILSIN, SONSUZ RAHMETİNE DAİM YAKIN ETSİN🥲

Devamını Oku

RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI

RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sene 1968… Subay olan babamın tayini Erzurum’dan Edirne’ye çıkmış, biz de bu vesileyle Edirne’ye gelmiştik.

Henüz altı yaşındaydım ama o günü bugün gibi hatırlıyorum. Gece vakti trenden indikten sonra, rahmetli babamın, önceden gelip Saruca Paşa Mahallesi’nde kiraladığı eve faytonla gitmiştik. İlk defa bir faytona binmenin unutulmaz heyecanını ve keyfini yaşamıştım.

Yeni evimiz sobayla ısınıyordu ama ev sahiplerimiz Tahir (Erdoğan) Amca, Fatma Teyze, Ahmet Abi, Fatmanur Abla ve Ergun kardeşimiz öylesine sıcak insanlardı ki, o bize yetiverdi.  Evimizin bahçeye açılan balkonundan bir merdivenle inilen meyve ağacı dolu bahçe, etrafında durmadan dolanan kümes hayvanları ve bu bahçede tüm komşularla birlikte geçen neşe dolu günler.   

Henüz yedi yaşıma bile girmeden, bugün yıkılan Orduevinin yerinde olan tarihi bir yapı olan Kurtuluş İlkokulu’nda başlamıştım okula (Resim.1). Bir yarıyıl sonra okul binası yıkılınca da eğitimimize bugünkü yerine taşınan yeni binada (Resim.2) devam ettik öğretime.

O yıllarda ailem sayesinde Edirne’de çok güzel dostluk köprüleri kuruldu. Bunlardan biri, bir dönem dükkânında çıraklık yaptığım, Edirne’nin ilk (ŞAR) şarküteri (Resim.6) sahibi ve

Devamını Oku

EDİRNE BALON HANGARININYANSIMALARI 2.BÖLÜM

EDİRNE BALON HANGARININYANSIMALARI 2.BÖLÜM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YIL, 1913; İSTANBUL-EDİRNE-NEVŞEHİR ARASI “UÇAK-BALON-ZEPLİN” HATTI (8)

Ürgüp Sucuoğlu Konağı ile “Osmanlı Matbuat ve Çizgi Dünyasında” Zeplin, Uçak, Balon ve İstanbul

O dönem haberlerin bu kadar hızlı ve detaylı bir şekilde Anadolu halkına iletilmesi eldeki haberleşme imkanlarının kısıtlı olmasından ötürü kolay değildi. Elbette Ürgüp Sucuoğlu Konağı duvarlarına yapılan resimler misali, bu tür benzeri eylemlerle, ülkenin en karanlık ve karmaşık yıllarında, bir umut ışığı bekleyen Anadolu insanının İstanbul’dan gelen haberlere karşı nasıl bir hassasiyet ve aciliyet içinde olduğunu çok net bir biçimde göstermektedir.  Kim bilir, belkide o yüzden Anadolu insanı bir anda kendine umut ışığı olan  MUSTAFA KEMAL’i bağrına bastı ve o Anadolu insanın bitip tükenmez çilesinin doğurduğu umut ışığı MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ismiyle hayat buldu. 

Teşekkürler Anadolu, Teşekkürler Nevşehir, Teşekkürler Ürgüp!…

————————————————————– son ————————————————-

Yararlanılan Kaynaklar;

  • ARIK Rüçhan, Batılaşma Dönemi Anadolu Tasvir Sanatı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları, Ankara, 1988
  • BAŞKAN, Seyfi, Başlangıcından Cumhuriyet Dönemine Kadar Türklerde Resim, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara, 2. Baskı 2014
  • BÜYÜKMIHÇI, Ebru, Kayseri’de Yaşam ve Konut Kültürü, Erciyes Üniversitesi Yayınları, Kayseri, Ekim 2005,
  • DEMİR, Tanju – ATİK, Ayşe, “II.Meşrutiyet Dönemi Karikatüristlerinin Gözünde Osmanlı Devletinin İktisadi Çöküşü” isimli Makale, Tarih Okulu Dergisi (TOD), Mart 2016, Yıl 9, SayıXXV, sayfa 1061 – 1105.
  • ESMER, Mehmet Ali, “YIL, 1913; İSTANBUL-EDİRNE-NEVŞEHİR ARASI “UÇAK-BALON-ZEPLİN” HATTI  –  1.Bölüm” isimli Makale, İŞ’TE NEVŞEHİR, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Dergisi, 2018-Sayı 25,
  • ESMER, Mehmet Ali, Avanos’un Eski Türk Evleri, Kültür Bakanlığı yayınları, Ankara, 20.08.1992,
  • GURLİT, Cornelius,(Notlarla yaına hazırlayan: M.Özer), Edirne’deki Yapılar, Yöre Dergisi ”Yöresel Kitaplar Dizisi”, Edirne, 2006
  • KAZANCIGİL, Ratip, Edirne Mahalleleri Tarihçesi, 1529-1990, Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi Yayınları, İstanbul, 1992,
  • KOMİSYON, Bulgaristan Milli Kütüphanesi Belgeleri Işığında Edirne’de Yaşam, Trakya Üniversitesi Yayınları,İstanbul, 2010,
  • KORUT, Ahmet, Edirne İli Yakın Çevre İncelemeleri, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 28 Ekim 1972,
  • ÖZDEMİR, Murat, Büyük Boyutlu Duvar Resmi (Fresco-Sıva üstü)Teknikleri ve Çağdaş Uygulamaları, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1991, (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi),
  • ŞEN, İsmail, “Meşrutiyetten Cumhuriyete Karikatürlerde Havacılık” isimli dört bölümlük makale dizisi. AYLIK HAVACILILIK DERGİSİ UTED, Uçak Teknisyenleri Dergisi, 2017, Sayı 344,345,346,347
  • UNAT , Faik Reşit, Hicrî Tarihleri Milâdî Tarihe Çevirme Kılavuzu, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara.1988




NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ TURİZM FAKÜLTESİ, TURİZM REHBERLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ EDİRNE’DEYDİ…

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi, Turizm Rehberliği Bölümü Öğrencileri, hocaları Öğr. Görv.si Filiz Yüksel ve  Öğr. Görv. Hülya Ceylan eşliğinde 16.Mart.2019 tarihinde Sinan ve Selimiye Cami Vakfı (SİSEV) ‘ nın konuğu olarak Edirne’yi, Edirne’nin tarihi eserlerini, tarihi Edirne Belediye Binasındaki Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne ziyaretlerinde kaldığı odasını, yerdeşimiz Mimar Koca Sinan’ın ustalık eseri olan Selimiye Cami ve külliyesini gezdi.

Resim 2 Mimar Sinan mumyası
Resim 3 Edirne Caddelerinde
Resim 4 Atatürk Odası
Resim 5 Selimiye Cami Sultan Mahfili
Resim7 Selimiye Cami Harim Cümle kapısı
Resim 8 Hülya ve Filiz Hocalarımız

Devamını Oku

EDİRNE BALON HANGARININYANSIMALARI 2.BÖLÜM

EDİRNE BALON HANGARININYANSIMALARI 2.BÖLÜM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YIL, 1913; İSTANBUL-EDİRNE-NEVŞEHİR ARASI “UÇAK-BALON-ZEPLİN” HATTI (7)

Ürgüp Sucuoğlu Konağı ile “Osmanlı Matbuat ve Çizgi Dünyasında” Zeplin, Uçak, Balon ve İstanbul

3. OSMANLI SON DÖNEMİ YAZILI MATBUATINDA “ÇİZGİLERLE BALON-ZEPLİN-UÇAK”

1909 – 1913 yılları arasında böylesine önemli gelişmeler olurken, 1997 yılında bir araştırma eylemi sırasında, Ürgüp’te tesadüfen karşımıza çıkan iki muhteşem duvar resminin, seneler sonra, tarihe düşülmüş önemli bir not niteliğinde olduğunu gördük. Daha sonra da “konu ile başka çizimler veya resimler var mı?” sorusuna yanıt ararken karşımıza, elbette bu kadar önemli gelişmeleri konu edinmiş ve  o devrin matbuatında yayınlanmış bazı kareler çıktı. Gerek güldürmeye, gerek düşündürmeye, gerekse de gelecek için tahminler yürütmeye esas alan bu karelerin bazılarını konumuz ile alakalı olacağını düşünerek, yazımızın son bölümünde paylaşmayı uygun bulduk (Resim.36-45).

Resim 38  “Elli sene sonra Türkiye” Kalem Mizah Dergisi, sayı 17 Kanun-i evvel 1329
Resim 39  “1950 senesinde İstanbul manzarası” https://uteddergi.com/
Resim 40 Ayasofya Camisi üzerinde uçaklar https://uteddergi.com/
Resim 42 “- Karagöz; yatak, yorgan, süpürge, kürek ne ise vücuda getirdiğimiz bu aletle uçabilecek miyiz dersin?… / – Rüzgar yorganı Şişirdi… Biraz havalandık gibi…
Resim 43 “- Aman Karagöz, ben bu işten vazgeçtim. “-Karagöz; vaziyetim çok fena, beyin üstü gideceğim, aman bırakma…/ – Canım Hacivat, o da bizden başka bir şey yapmadı ya!”  Karagöz, 2 Kanun-i evvel 1325
Resim 41 “Burada iyice dezenfekte icra etmeden, eskiden kalma mikrop yuvaları temizlenmeden oturulmaz.” Karagöz Mizah Dergisi 10 Nisan 1326
Resim 35 Osmanlı zamanından, Galata üzerinde Zeplin Kartpostalı. https://twitter.com/abbas_ustaoglu/status/855072262881456129
Resim 44 “SADÂBÂD BALONLARI – Hava böyle eserse Babıali’ye yanaşmak kabil değil.” Kalem 23 Nisan 1325 (6.9.1909)

4. SONUÇ Osmanlı döneminde Duvar Resimlerini “Geç Dönem Osmanlı Sanatı” olarak nitelendiren Prof. Dr. Rüçhan Arık hocamız;” Yüzyıllarca süren minyatür sanatının yalnızca bir mutlu azınlığın malı olmadığı, Batı etkisiyle anıtsal duvar resmi yapmaya kalkışan halk ressamlarının, âdetâ büyütülmüş minyatürler gibi resim yapmasına yol açacak kadar halkın da malı olduğu, bu resimlerden anlaşılmaktadır” demektedir[1].  Aynı doğrultuda Yrd. Doç. Dr. Seyfi Baskan, kitap resimlerinin (minyatür) Duvar Resimlerine yerini bırakmasını 18. Yüzyılın ikinci yarısından sonrasına tarihler[2]. Ve Duvar resim tekniğinin “Geleneksel Mimari Süsleme tekniği olan Kalem İşi denilen nakış tekniğinden “ bir farkı olmadığını ifade etmektedir ki, şimdiye kadar pratikle elde ettiğimiz kişisel tecrübeler de bu ifadeyi doğrulamaktadır.

Yine yıllar boyu edindiğimiz tecrübeler ve bilgiler ışığında, duvarlara nakşedilen kalemişi resimlerin, sadece süsleme amacı ile değil, aynı zamanda içinde yer aldığı mekânların önem ve kullanım amacını ifade etmek için veya herhangi bir özlemi, dileği veya tarihi bir olayı belgeleme amacı ile yapılmış olduğunu gördük.  Bu bağlamda Nevşehir ili, Ürgüp ilçesi, Sucuoğlu Konağının kışlık bölümündeki Baş Odanın duvarlarını karşılıklı olarak süsleyen bu iki kalem işi tablonun, konu itibarı ile yapılma sebebi hakkında iki değişik ihtimal olduğunu aklımıza getirmektedir.


  • [1] ARIK Rüçhan, Batılaşma Dönemi Anadolu Tasvir Sanatı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları, Ankara, 1988,Sayfa.V

[2] BAŞKAN, Seyfi, Başlangıcından Cumhuriyet Dönemine Kadar Türklerde Resim, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara, 2. Baskı 2014, sayfa 173

  1. Evin sahibi ya  o dönem, bütün bu olup bitenlere birebir şahit olup 1912-1913 yılında hükümet değişikliği döneminde küslük / hayal kırıklığı yaşayıp memlekete dönen ve döneminde yapılanları unutmamak /unutturmamak amacı ile evinin duvarlarına tarif ile bu resimleri çizdirdi.
  2. O kasvetli buhranlı, dört bir taraftan düşman saldırıları ile sarsılmış 1909-1913 Osmanlı yıllarında Türk Milletinin kurtuluş umudu olan Türk Ordusundaki yapılan her büyük yenilik ve atılım, Anadolu’da bezginlik içinde ama umutla bekleyen Türk Milleti için, bir milat, bir umut ışığı ve bir kurtuluş nişanesi olarak kabul edilmiş ve olaylar anında moral motivasyonu için bu evin duvarlarına yansıtılmıştı.

Ayrıca ev sahibi hakkında da bilgi şu çok önemli bilgileri vermektedir;

  1. Ev sahibinin duvara çizdirdiği devlet arması ile sağlam bir Vatansever olduğunu,
  2. Ülkedeki askeri konulardaki yeni gelişmelere karşı çok duyarlı olduğunu,
  3. Asker kökenli olabileceğine,
Devamını Oku

EDİRNE BALON HANGARININYANSIMALARI 2.BÖLÜM

EDİRNE BALON HANGARININYANSIMALARI 2.BÖLÜM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YIL, 1913; İSTANBUL-EDİRNE-NEVŞEHİR ARASI “UÇAK-BALON-ZEPLİN” HATTI (6)

Ürgüp Sucuoğlu Konağı ile “Osmanlı Matbuat ve Çizgi Dünyasında” Zeplin, Uçak, Balon ve İstanbul

Resim 28 Duvar resminden Tunca kıyısındaki Kasır detayı.

Buradaki Roma Sur çiziminin alt ucu, ırmak kenarında, ışıklığı olan bir Kasır  (Resim.28) betimlemesi yapılmıştır. Bu görüntü, o dönemi yansıtan bir gravürde yer alan, Tunca Nehri Tavuk Ormanı Sahilinde Hicri 11. Yüzyılda yapılmış olan Kafesli Kasır’ı (Resim.29)  anımsatmaktadır.

Resim 29 Tunca kıyısı tavuk Ormanı Hicri 11. Yy. dan kalma Kasır gravürü. (Dr. Rıfat Osman’dan)

Dolayısı ile resim boyunca betimlenmiş ırmağın Tunca Nehrini temsil ettiğini biraz daha rahat söyleyebiliriz. Zira manzara üzerine işlenen köprünün 12 gözlü olması, gerçekte peş peşe gelen Tunca (Ekmekçioğlu Ahmet Paşa) (Resim.30)  ve Meriç (Sultan Mecit) Köprülerinin her ikisinin de 12 gözlü olmasına rağmen, Tunca nehrinin kente olan yakın olan mesafesi, tahmin önceliğini Tunca Nehri ve üzerindeki köprüye (Resim.31) vermektedir. Kulenin sol yanında iki katlı ve üzerinde belli belirsiz sallanan bayrağı ile resmi kurum olduğu anlaşılan bir bina vardır (Resim.24). Kent kalabalığı içinde yer alan, gerçekte bu büyüklüğü ve önemi temsil eden tek bina 1897-99 yıllarında Vali Vekili Müşir Arif Paşa tarafından yaptırılan ve o gün-bugün Ordu Karargahı olarak kullanılan Tümen Karargâh (Daire-i Müşir)Binası (Resim.32) olmalıdır.

Resim 30 Duvar Resminden Tunca (Ekmekcizade) Köprüsü Detayı
Resim 31 Tunca (Ekmekcizade) Köprüsü 2012
Resim 32 Osmanlı son dönemi yapıldığı yıllara ait “Daire-i Müşir “ binası (Fotoğraf; Cengiz Bulut özel arşivinden)

Kulenin sağ hizası yanında duran ve belli belirsiz minareleri, iki küçük, bir büyük kubbesi ile bir cami yer almaktadır. Yivli minaresi, iki yanında birer(aslında ikişer adettir) küçük, ortada bir büyük kubbesi ile bu caminin Üçşerefeli (Yeni) Cami olduğuna dair hiçbir kuşku yoktur. Türk Cami Mimarisi Gelişim silsilesinde ilk defa dört minareli olarak inşa edilen bu caminin buradaki tasvirinde (Resim.33) her ne kadar tek minare gibi gözükse de, hemen arkasındaki belli belirsiz minare karaltıları sanki bu camiyi tamamlıyor gibidir (Resim.34). “Edirne’nin Manzarası” konulu büyük duvar resminin tam da bu kısımda resmin en dikkat çekici iki figürü karşımıza çıkmaktadır. Makedon  Kulesi ve Üçşerefeli (Yeni) Cami üzerinde,

Resim 33 Duvar Resminden Üçşerefeli Cami Detayı
Resim 34 Günümüzde Üç şerefeli Cami ve yivli  (burmalı) minaresi (http://www.gezenek.com/mekan/uc-serefeli-camii-248)
 

gökyüzünde uçan Zeplin görünümlü “Keşşaf Balonu” (Resim.35)   ve Uçak  (Resim.36) betimlemeleri vardır. Ki Edirne ile Balon -Uçak ilişkisini  (Resim.37) anlatan ayrıntılı bilgileri bu makelemizin ilk bölümünde konu etmiştik[1]. Uçak resminin sağ yanında ise daha önce de söz ettiğimiz gibi resmin üzerindeki tek Osmanlıca

 Resim 35 Duvar Resminden Trachen tipi Keşif Balonu detayı.

[1] ESMER,Mehmet Ali, “YIL, 1913; İSTANBUL-EDİRNE-NEVŞEHİR ARASI “UÇAK-BALON-ZEPLİN” HATTI  –  1.Bölüm” isimli Makale, İŞ’TE NEVŞEHİR, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Dergisi, 2018-Sayı 25, s.53-56

Resim 36 Duvar resminden Uçak resmi  ve “Edirne’nin Manzarası” Yazısından detay.

(Küre biçimli balon yerine torpido mermisi biçimli sabit) balondur ve tek sepeti  vardır. İki sepetli olan torpido biçimli Balonların, bir sepeti insan taşıyan kabin, diğeri ise güdümlü motoru taşıyan kabin olup, mucidinin ismine ithafen “Zeplin” olarak bilinen hava araçlarıdır. Resmin bütününde, her ne kadar Selimiye Cami tasvirinde olduğu gibi eksik ve kusurlar, Balonun tek sepet yerine çift sepetli betimlemesi olsa da ve bazı yapılar tam yerinde olmasa da, bu manzarayı duvara nakşettiren kişinin Edirne’yi gördüğü ve muhtemelen ilgi duyduğu Havacılık olaylarına da süratle vakıf olduğu ortadadır. Bu arada duvara resimleri yapan Nakkaşın, “Edirne’nin Manzarası” isimli eserini, yaptırandan aldığı tarif ile kendi hayal dünyasını ustalıkla birleştirerek meydana getirdiği, bizim açımızdan kaçınılmaz bir gerçek olsa gerek…

Resim 37 “Edirne’de askeri keşşâf balonunun ilk tecrübe-i suûdiyesi: Balonun sundurmasından ihracıyla is’âdı ameliyâtı” Osmanlıca yayınlanan “Şehbal Dergisi” Sayı .56, sayfa.149 /   1 temmuz 1328 (Rumi) (http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/yordambt/yordam.php?aTumu=edirne%20%20balon&bolumsanal=008)  

Resim 37 “Edirne’de askeri keşşâf balonunun ilk tecrübe-i suûdiyesi: Balonun sundurmasından ihracıyla is’âdı ameliyâtı” Osmanlıca yayınlanan “Şehbal Dergisi” Sayı .56, sayfa.149 /   1 temmuz 1328 (Rumi) (http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/yordambt/yordam.php?aTumu=edirne%20%20balon&bolumsanal=008)
Devamını Oku
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort avcılar escort avcılar escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort esenyurt escort şirinevler escort avrupa escort
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler