eşya depolama
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
bandstanddiaries.com
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
Nuri Böcekbakan

Nuri Böcekbakan

21 Ağustos 2026 Cuma

MEVLİD KANDİLİ (Peygamberimiz, İman ve İstikamet)

MEVLİD KANDİLİ (Peygamberimiz, İman ve İstikamet)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kıymetli Okurlarım !

 En kalbi duygularımla   Muhabbetle saygı ile  özlemle  sizleri selamlıyorum, Cumanız  Mübarek  olsun. Cuma Günü  Gazetemizden  sizlere seslenmek sizlerle beraber olmak güzel bir duygu güzel  bir haslet.

            (AHZAB SURESİ – 21. AYET) konumuz ile alakalı en muhteşem özeti ortaya koymaktadır…

      “Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır.”

        Kıymetli Okurlarım!

        Hz. Peygamber (S.A.V.), kameri aylardan Rabiül-evvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi Mekke’de dünyaya gelmiştir. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır.Bizler  bu yıl Mevlid kandilini  24. Ağustos 2026  Pazartesi günü akşamı kutluyoruz.

        Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan, insanların gönlüne ferahlık, düşüncelere berraklık kazandıran bu kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çünkü onun dünyaya geldiği devrede, dünyanın üstünü kalın siyah bulutlar kaplamış idi…

        İnsanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuş, ahlâk tamamen kokuşmuştu. Kadınlar esir muamelesi görüyor, bir eşya gibi alınıp satılıyor, kız çocukları acımasızca diri diri toprağa gömülüyordu. Dünyada insanın en muhtaç olduğu şey olan huzur, sükûn, can ve mal güvenliği kalkmıştı. Dünyanın birçok köşeleri kanlı boğuşmalara sahne oluyordu.

        Vel hasılı kelam; Cihanın ıslahı, bir peygamberin gönderilmesine muhtaçtı. Bütün dünya, karanlıklar içinde, bir kurtarıcının gelmesini dört gözle bekliyordu.

        Kıymetli Okurlarım !

        İşte peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.), böyle bir zamanda dünyaya gelmişti. O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı.

        Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili Peygamberimiz (S.A.V.)’in gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir

        Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle Efendimiz’ (S.A.V.):

        “Âlemlere rahmet olarak gönderildi.” (ENBİYA SURESİ – 107. AYET)

        Kıymetli Okurlarım!

        Çok cahil ve çok acımasız olan bir toplum, Efendimiz (S.A.V.)’e ve onun getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. En ünlü şairler, O’nun (S.A.V.) getirdiği Kur’an’ın önünde ihtiramla durdular. Hükümdarlar O’na (S.A.V.) hizmetkâr olmak istediler…

        İnsanlar O’nun (S.A.V.) tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktılar… Bir zamanlar üç kuruş menfaati uğruna cinayet işleyenler O’nun (S.A.V.) talimatıyla mallarını fakirlere sadaka olarak dağıttılar..

        (S.A.V.) zengini fakirin yardımına koşturdu. Ruhları coşturdu. Düşman toplulukları, kan kardeşliğinden daha güçlü, daha sıcak duygularla birleştirdi.

        (S.A.V.) yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adaleti, hürriyeti ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehalet asrı, bir saadet asrı olup çıktı. Nihayet o asır, bütün asırlara taştı. Ve (S.A.V.), çağlar ötesiyle kucaklaştı.

        Ne isimler Efendimizin kandilinden nurlanmadı ki!

        Tarık bin Ziyad’lar, Selahaddin Eyyûbi’ler, Celaleddin Harzemşah’lar, Alparslan’lar, Gazi Osman’lar, Fatih’ler, Selim’ler, Süleyman’lar, Akşemseddin’ler, Güranî’ler, Geylâni’ler, Gazâlî’ler, Mevlâna’lar, Yunus’lar, Uluğ Bey’ler; O’(S.A.V.)’nun sevdasıyla yanıp, sevda yolunda ebedîleştiler.

        Yol üstündeki bağlardan kopardıkları üzüm salkımlarının yerine altın bağlayan ordunun ilham kaynağı oydu.

        Fatih’e, İstanbul’u fethettiren, cehdi aşılayan O’ydu..

        Bir düşünebiliyormusunuz!  

        (S.A.V.), Adetlerini ve alışkanlıklarını muhafaza etmekte son derece tutucu, son derece fanatik, son derece egoist ve menfaatperest bir toplumu, atalarından tevarüs ettiklerini amansız bir katılıkta sürdüren, çocuklarını canlı canlı gömerken bile ruhunda küçücük bir rikkat titreşimi meydana gelmeyen insanları gergef gibi işledi ve kısa zamanda vahşetten medeniyete ulaştırıp, Endülüs yoluyla Avrupa’ya muallim eyledi.

        Katı kalpli insanlar, O’nunla (S.A.V.) ve getirdikleriyle tanışınca, karıncayı incitmekten dahi çekinir oldular.

        Geleneklerinden ve putlarından bir sözle koptular.

        Şahsî çıkarı için başkalarının hukukunu çiğnemekte bir beis görmeyenler, O (S.A.V.) nura muhatap olduktan sonra yalnız insanların değil, hayvanların hakkını-hukukunu bile gözettiler. Bütün servetlerini Allah yolunda sebil ettiler.

        Zengin fakirin, hür kölenin, güçlü zayıfın, erkek kadının ve çocuğun himayecisi oldu. Zulmün yerini hak, hukuk, adalet; istibdadın yerini hürriyet, yalanın yerini doğruluk, ahlâksızlığın yerini iffet, menfaatin yerini yardımlaşma aldı.

        Böylece hayat, mücadeleden ibaret sayılmaktan kurtulup bir muavenet haline geldi. Kadının insandan sayılmadığı bir toplumda kadın hakları doğdu. O (S.A.V.), kadına nasıl davranılması gerektiğini bütün hayatıyla örnekledi. Her devrin insanına hem önder hem de örnek oldu…

        Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.), kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya bir millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O’nun (S.A.V.) diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi de budur.

        Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:                                                    

        “(Ey Muhammed!) Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.” (SEBE SURESİ – 28. AYET)

        İnsanlığın her zaman ve mekânda; Hz. Peygamber (S.A.V.)’in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı olduğu muhakkak bir gerçektir…

        Doğum yıldönümünde, O’nu (S.A.V.) anarken akla gelmesi gereken ilk şey, O’nun (S.A.V.), Kur’an-ı Kerim’de övülmüş olan yüksek ahlâkıdır:

        “(Ey Muhammed) Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin.”

                                                        (KALEM SURESİ – 4. AYET)

        O’nu (S.A.V.), Yüce Allah terbiye ettiği için bir insanda bulunması düşünülebilen güzel huyların hepsi O’nda (S.A.V.) toplanmıştı. Ahlâkının güzelliğini O’na (S.A.V.) inanmayanlar bile takdir ediyordu.

        Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurmaktadır:

        “Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır.”

(AHZAB SURESİ – 21. AYET)

        Efedimiz (S.A.V.)’i örnek almak, Kur’an’a uymaktır.

        Çünkü Hz. Aişe (R.Anha)’nın ifadesiyle O’nun (S.A.V.) ahlâkı Kur’an’dı.

        Kıymetli  Okurlarım !

        Âlemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimiz (S.A.V.)’in, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve sadece kandil simidi dağıtmak elbette ki yeterli değildir.

        O ’nun doğumunu anmaktan asıl maksat, evrensel olan risâletini, yüksek ahlâkını, faziletini, adalet ve doğruluğunu hatırlamak ve bunları hayatımızda uygulama azmini tazelemektir…

        Şurası asla unutulmamalıdır ki;

        Yüce Allah’ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu; Peygamberimiz (S.A.V.)’in yolundan gitmektir.

        Bu konuda Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:

        “(Ey Muhammed!) De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve son derece esirgeyicidir.” (ALİ-İMRAN SURESİ – 31.  AYET)

        .

        Efendimize aşık olan nice büyük gönüllü müslümanlar; Onunla ilgili nice nice güzel sözleri söylemekle hem kendilerini, hem de bizleri şereflendirmişlerdir…

Gel, ey Muhammed, bahardır…

Dudaklar ardında saklı

Âminlerimiz vardır…

Hacdan döner gibi gel;

Mi’râc’dan iner gibi gel;

Bekliyoruz yıllardır!

        Daha ne sözler ne sözler…

        Ya Rabbi!

        Bu gece âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Efendimiz (S.A.V.) hürmetine bizlere rahmet eyle.

        Ey Allahım! Bu gecede insanlığa gönderdiğin Şefkat Numunen                       Peygamberimiz (S.A.V.) hürmetine şefkatini Ümmet-i Muhammed’e indir.

        Bu gecede yeniden Efendimizin nurunu kalplerimize doldur.

        Bu gecede yeniden bizi Efendimize kavuştur.

        Ya Rabbi! Sevgililer Sevgilisinin geldiği bu gecede, Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Efendimiz’i şimdi yeniden hatırlayalım… 

        Kıymetli Kardeşlerim!

        Efendimizin bize bıraktığı iki emanet olan Kur’an ve Sünnet’e artık sımsıkı sarılma vakti gelmiştir….

        Kıymetli Okurlarım !

        Şu önemli noktayı bir kez daha hatırlatmadan geçmeyelim inşallah;

        Cenabı Allah’ı sevmenin yolunun Efendimize uymaktan geçtiği asla ve asla unutulmamalıdır…

        Söyleyen ne güzel söylemiş;

Doğdu ol sâatde ol sultân-ı dîn

Nûra gark oldu semâvât-ü zemîn

        Söyleyen ne güzel söylemiş;

Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,

Kumdan, ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi!

Lâkin, o ne hüsrândı ki: Hissetmedi gözler;

Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi!

        Kıymetli Kardeşlerim!

Bu gece ahlaki güzelliklere bürünme gecemizdir…

Bu gece Şefkat Peygamberimizi örnek alma gecemizdir…

Bu gece gönüllerimizi, bedenlerimizi diri tutma gecemizdir…

Bu gece Rahmet yağmurundan nasibimizi alma gecemizdir…

Bu gece bağışlananlardan olma gecemizdir…

Bu gece Peygamberimiz hürmetine affedilenlerden olma gecemizdir…

Bu gece İnsanlık Onurunu yeniden kazanma ve kazandırma gecemizdir…

Bu gece dua gecemizdir…

Bu gece maddi ve manevi desteklerimizle, dualarımızla zulüm altında inleyen kardeşlerimize destek olma gecemizdir…

        Ey Müslüman Kardeşlerim!

        Dünya ve ahiret cennetini mi istiyoruz?

        Selametin ve Cennetin yolu O Efendimiz (S.A.V.) dir…

        Gelin bu gece karar verelim.

        Artık yanlışlarımızı bir tarafa atalım.

        Artık ayrılıkları bırakalım.

        Ayrışma yollarını terk edelim.

        Bizler bugün Peygamberimize olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi çokça salat ve selam getirmekle ifade edeceğiz.

        Elbette ki bu hal; Yüce Rabbimizin bizlere bir emridir…

Kur’an-ı Kerimde de şöyle buyrulmaktadır;                                        

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar.

        Ey iman edenler!

        Siz de ona salât edin, selam edin.”

Devamını Oku

Cennet Vesilemiz, Aile Büyüklerimiz

Cennet Vesilemiz, Aile Büyüklerimiz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kıymetli Okurlarım !

 En kalbi duygularımla   Muhabbetle saygı ile  özlemle  sizleri selamlıyorum, Cumanız  Mübarek  olsun. Cuma Günü  Gazetemizden  sizlere seslenmek sizlerle beraber olmak güzel bir duygu güzel  bir haslet.

Mekke’nin fetih günüydü. Hasret bitmiş, vuslat gerçekleşmişti. Müminler âdeta bayram sevinci yaşıyor, hep birlikte Allah’a şükrediyorlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sadık dostu ve hicret arkadaşı Hz. Ebûbekir ise Mekke’ye girdiğinde doğruca babasının yanına gitti. Müslüman olmasını gönülden arzuladığı babasını Allah Resûlü (s.a.s)’in huzuruna getirdi. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) yürümekte zorluk çeken bu adamı karşısında görünce Hz. Ebûbekir’e şöyle dedi: “Keşke bu yaşlı adamcağızı buraya kadar yormasaydın da ben onun yanına gitseydim.” Bu nazik davranıştan sonra Hz. Ebûbekir’in babası Ebû Kuhâfe Müslüman oldu.[i]

Değerli okurlarım !

Başta anne babamız olmak üzere aile büyüklerimiz, bizi Yüce Rabbimizin rızasına ulaştıran cennet anahtarımızdır. Onlar, rahmet ve mağfiret vesilemizdir. Evlerimizin bereketidir, sohbetlerimizin neşesidir. Varlıkları huzurun kaynağı, güvenin teminatıdır; yoklukları ise yürek yarası, gönül sızısıdır. Onlar, ailemizi bir arada tutan müstesna şahsiyetlerdir. Ailelerimiz ve toplumumuz onlarla daha da güçlüdür. Birlik ve beraberliğimiz onlarla daha da kuvvetlidir. Ne kadar büyük olursa olsun, sorun ve sıkıntılarımızı onların destek ve dualarıyla daha kolay aşarız.

Kıymetli Okurlarım!

Büyüklerimiz, bizleri yetiştirmek için nice fedakarlıkta bulundular. Tecrübeleriyle bize her daim rehberlik ettiler. Sevgi ve saygıyı, iyilik ve adaleti, hürmet ve muhabbeti onlardan öğrendik. Hayat yolculuğumuzdaki sığınağımız ve dayanağımız onlar oldu. Milli ve manevi değerlerimizi onlar bize aktardı. Onlar, yaşayan tarihimizdir, yerleri asla doldurulamayacak olan hafızamızdır. Büyüklerimize saygı ve ilgi göstermek; geçmişimize sahip çıkmak, geleceğimizden emin olmaktır.

Değerli Dostlar!

Ne acıdır ki, her geçen gün nice ulu çınarımız yalnızlığa terkediliyor. Nice büyüğümüz, dört duvar arasında çocuklarını ve torunlarını görmeyi bekliyor. Bayramlarımız ve tatillerimiz, büyüklerimizi ziyaret yerine oyun ve eğlence fırsatları gibi görülmeye başlandı. Birçok insan, huzur ve mutluluğu bireysellikte arar hale geldi. Oysaki bizler; aile fertlerimizle, büyüklerimizle ve akrabalarımızla ilgilenmeyi emreden bir dinin mensuplarıyız. Ailemizden koparak bireysel bir hayatı tercih etmek, büyüklerimizden ve akrabalarımızdan uzaklaşarak kendi dünyamıza hapsolmak bizlere asla yakışmaz. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s), akrabalarımızla ilişkilerimiz ne kadar güçlü olursa Rabbimizle aramızdaki bağın da o kadar kuvvetli olacağını haber vermiştir.[ii] Ayrıca anne babasının sağlığına ulaşıp da onların gönlünü alamayan kişilere “Burnu yerde sürtünsün”[iii] sözüyle uyarıda bulunmuştur.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de bugünün ihtiyarlarının dünün gençleri, bugünün gençlerinin de yarının ihtiyarları olacağını şöyle haber vermektedir: “Sizi güçsüz yaratan, güçsüzlüğün ardından kuvvet veren, kuvvetli halinizden sonra da güçsüz hale getiren ve yaşlandıran Allah’tır. O dilediğini yaratır. O hakkıyla bilendir, üstün kudret sahibidir.”[iv] O halde bugün bize düşen, büyüklerimize şefkat ve merhametle muamele etmektir. Onlara gönül alıcı hoş sözler söylemek, kalplerini asla kırmamaktır. Ziyaretlerimizle, ilgi ve alakamızla hayır dualarına mazhar olmaktır. Hayatlarını kolaylaştırmak için atacağımız her bir adımın bizleri Rabbimizin rızasına ulaştıracağını unutmamaktır. Değerlerine bağlı, anne ve babasına saygılı, büyüklerine hürmetkâr, bütün insanlığa faydalı nesiller yetiştirmenin gayretinde olmaktır.

Sözlerimi  Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “Bir genç, bir ihtiyara hürmet ederse, Allah da ona yaşlılığında hürmet edecek birisini hazırlar.”[v]

[i] İbn Hanbel, VI, 350.

[ii] Ebû Dâvûd, Zekât, 45.

[iii] Müslim, Birr, 10.

[iv] Rûm, 30/54.

[v] Tirmizî, Birr, 75.

Devamını Oku

İMAN  SALİH AMEL VE GÜZEL AHLAKLA KEMALE ERER

İMAN  SALİH AMEL VE GÜZEL AHLAKLA KEMALE ERER
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kıymetli Okurlarım !

 En kalbi duygularımla   Muhabbetle saygı ile  özlemle  sizleri selamlıyorum, Cumanız  Mübarek  olsun. Cuma Günü  Gazetemizden  sizlere seslenmek sizlerle beraber olmak güzel bir duygu güzel  bir haslet.

  Ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İnsanlar, imtihan edilmeden, sadece ‘İman ettik’ demekle kurtulacaklarını mı sanıyorlar?”1

  Hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:

“Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin.

İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran.”2

 Değerli okurlarım!

Yüce dinimiz İslâm, iman, salih amel ve güzel ahlak ilkeleri ile bir bütündür. İslam; kökü iman, gövdesi salih ameller, meyvesi ise güzel ahlak olan bir ağaç gibidir.

 İnsanı, Rabbine kulluk makamına yükseltecek olan yegâne cevher, imandır. İman, öncelikle Allah’ı hakkıyla tanımak, O’nun varlığını ve birliğini gönle nakşetmek, eşi, benzeri ve ortağı olmadığını kabul etmektir. Sonra da içten bir bağlılıkla meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, kader ve kazaya; hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmaktır.

 Kıymetli Okurlarım!

İmanla şereflenen gönüller, ancak salih amellerin huzur veren iklimiyle buluştuğunda Allah katında yücelir ve O’nun rızasına nail olur. Salih amel, Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yapılan her türlü güzel davranıştır. َ “Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine kulluk et.” 3 emrine sadakat gösterip, bir ömür kulluk bilinciyle yaşamaktır.

Namaz, oruç, zekât ve hac gibi İslam’ın temeli olan ibadetleri vaktinde ve şartlarına uygun olarak eda etmektir. Helâl ve meşru olan işleri düzgün ve sağlam yapmaktır. İçki, kumar, zina, faiz ve israf gibi haramlardan uzak durmak, yalandan, gıybetten ve iftiradan sakınmaktır. Yetim malına el uzatmamak, rüşvete yeltenmemek, karaborsacılık yapmamaktır.

 Değerli Okurlarım!

 İmanımız, İslam ahlakını hayatımızın her alanına yansıtmakla kemale erer. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s) bir hadisinde “Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” 4 buyurmuştur.

Rahmet Elçisi (s.a.s)’e ümmet olmakla şereflenen her mümin, onu örnek alarak ahlakını güzelleştirir. İyilik, ihsan, iffet, takva, tevazu ve doğruluk gibi erdemlerle bezenir. Ailesinde ve çevresinde şefkat ve merhameti hâkim kılmak için gayret gösterir. Her türlü şiddetten, zulümden, kibirden ve cimrilikten uzak durur. Kul hakkı yemeyi, kamu hakkını ihlal etmeyi büyük bir günah olarak görür.

İmanımız, hayatımıza yön versin. Salih amellerimiz, bizleri Allah’a layıkıyla kul olmaya yöneltsin. Güzel ahlakımız, insanlara ve bütün mahlûkata karşı şefkat ve merhametle davranmaya sevk etsin. Sözlerimi Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu niyazıyla bitiriyorum: “Allah’ım! Beni amellerin ve ahlakın en güzeline kavuştur. Bunların en güzeline ancak sen ulaştırırsın. Beni kötü işlerden ve kötü ahlaktan da muhafaza et. Onlardan ancak sen koruyabilirsin.”

  1 Ankebût, 29/2. 2 Tirmizî, Birr, 55. 3 Hicr, 15/99. 4 İbn Hanbel, II, 381. 5 Nesâî, İftitâh, 16. D

Devamını Oku

Ahiret: Ebedi Yurdumuz”

Ahiret: Ebedi Yurdumuz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kıymetli Okurlarım !

 En kalbi duygularımla   Muhabbetle saygı ile  özlemle  sizleri selamlıyorum, Cumanız  Mübarek  olsun. Cuma Günü  Gazetemizden  sizlere seslenmek sizlerle beraber olmak güzel bir duygu güzel  bir haslet.

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, ahirete önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Haşr, 59/18)

Muhterem Okurlarım !

Geçici olan şu dünyada hepimiz birer yolcuyuz. Rabbimizin takdir ettiği kadar bir ömür sürüp, sonra da ebedi olan ahirete göç edeceğiz. Ahiret, dünyada yapıp ettiklerimizin karşılığını bulacağımız ebedi yurdumuzun adıdır. Ahirete iman ise altı iman esasından biridir.

Aziz Müminler!

Kıyamet mutlaka vuku bulacak, dünya hayatı bütün çekiciliği ve cazibesine rağmen bir gün sona erecektir. Bütün insanlar mahşerde Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda toplanacak, günahlarımız ve sevaplarımız Mîzan adı verilen şaşmaz terazide tartılacaktır. Amel defterimiz önümüze açılacak, “Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter.”[1] denilecektir. Dünyada iman edip salih amel işleyenler ve güzel ahlakı düstur edinenler, Allah’ın rahmetine nail olacak ve cennete gireceklerdir. Bu hayatta sorumluluklarını ihmal edenler ise karşılığında cehennemde cezalarını çekeceklerdir.

Kıymetli Okurlarım !

Ahirete iman, dünya hayatımıza yön vermelidir. Hesap bilinci, bizi kötülüklerden alıkoymalı, iyiliklere yönlendirmelidir. Ebedi bir hayat düşüncesi, özümüzle, sözümüzle ve yaşantımızla bizi iyi bir insan, ideal bir mümin kılmalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun!”[2]

Değerli Dostlar !

Ahirete iman eden mümin, kendisiyle, ailesiyle, çevresiyle, canlı cansız bütün yaratılmışlarla barışık yaşar. Onun elinden ve dilinden hiç kimseye zarar gelmez. O, bir başkasının malına, canına, iffet ve onuruna kastedemez.

Hesap gününe inanan mümin, eşine iyi davranır. Evlatlarından şefkat ve merhameti esirgemez. Anne-babasının duasını almanın ve rızalarını kazanmanın gayretinde olur. Akraba ve komşularının hakkını gözetir. Yetime, yoksula, dara düşene el uzatır.

Ebedi hayata iman eden mümin, kötülüklerden uzak durur. Kin, ihtiras, haset ve düşmanlık gibi olumsuz duygularla hareket etmez. Kul ve kamu hakkı yemez. Kazancına haram bulaştırmaz. Huzuru ve mutluluğu, mal ve mülkte, makam ve mevkide, şan ve şöhrette değil, Allah’a imanda, ibadetlerin hazzında ve ahlakın güzelliğinde arar.

Aziz Okurlarım!

Bu dünyada ne ekersek ahirette onu biçeceğiz. Dünyada iyilik adına ne yaparsak ahirette onu göreceğiz. Dünyada hayır ve sadaka adına ne verirsek ahirette onu bulacağız. Öyleyse dünya hayatının geçici hevesleri bize ahireti unutturmasın. Rabbimizin, “Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın…”[3] uyarısı aklımızdan çıkmasın. Ahirette bizi mahcup edecek her türlü söz ve davranıştan sakınalım. Unutmayalım ki, Rabbimiz, bizleri yaptıklarımızdan ve yapma imkânına sahip olduğumuz halde yapmadıklarımızdan da hesaba çekecektir.

Sözlerimi  bir ayet mealiyle bitiriyorum: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, ahirete önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”[4]

[1] İsrâ, 17/14.

[2] Buhârî, Edeb, 3.

[3] Fâtır, 35/5.

[4] Haşr, 59/18.

Devamını Oku

CUMA: HAFTALIK BAYRAM GÜNÜMÜZ

CUMA: HAFTALIK BAYRAM GÜNÜMÜZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 Her hafta Cuma günü tevhidin nişanesi minarelerden yankılanan ezan-ı Muhammedi ile camilere koşan kardeşlerim! En kalbi duygularımla   Muhabbetle saygı ile  özlemle  sizleri selamlıyorum, Cumanız  Mübarek  olsun. Cuma Günü  Gazetemizin  köşesinden sizlere seslenmek sizlerle beraber olmak güzel bir duygu güzel  bir haslet.

Allah’ın selamı, rahmeti ve mağfireti hepimizin üzerine olsun.

 Değerli Okurlarım ! Bugün, günlerden Cuma. Bugün, Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, güneşin doğduğu en hayırlı gün. Bugün, biz müminlerin haftalık bayramı. Bugün, Rabbimize olan kulluk sözünü tazelediğimiz mübarek bir gün. Bugün, kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırdığımız bereketli bir gün.

 Aziz Okurlarım !  Sözlerime  başlarken  ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınızda Allah’ı zikretmeye koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”2 Ayet-i kerimeden de anlaşılacağı üzere kendilerine Cuma namazı farz olan kimselerin, ezan okunduktan sonra yaptıkları alışveriş ve elde ettikleri kazanç helal değildir.

 Evet, bugün en önemli vazifemiz, bütün işlerimizi bir tarafa bırakarak Cuma namazı için camilerde buluşmaktır. Maddi ve manevi kirlerden arınmak için, neşe ve sevinç içerisinde Rabbimizin emrine uymaktır. Yanımızdaki kardeşimize rahatsızlık vermeden, tertemiz bir şekilde omuz omuza saf tutmaktır. 

 Kıymetli Okurlarım ! Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde bizlere şu müjdeyi vermektedir: “Cuma namazı vaktinde öyle bir an vardır ki insan o anda Allah’tan bir şey dilerse Allah dilediğini ona mutlaka verir.”

3 Bir başka hadisinde ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bizleri şöyle uyarmaktadır: “Her kim önemsemediğinden dolayı Cuma namazını üç defa terk ederse kalbi mühürlenir.”

4 Bu hadislerdeki müjde, ne güzel bir müjde; uyarı ise, ne büyük bir uyarıdır. Bu müjdeyi ve uyarıyı işiten bir mümin, Cuma namazını kasten terk edebilir mi hiç?

Değerli Ourlarım! Hutbe olmadan Cuma namazı olmaz. Hutbe, tıpkı namaz gibi Allah’ı zikretmektir. Hutbenin bir adabı vardır. Bu da minberdeki hatibi can kulağıyla dinlemektir. Hutbe esnasında asla konuşmamaktır. Telefonla ya da başka şeylerle meşgul olmamaktır. Allah Resûlü (s.a.s) hutbe adabı hususunda bizi şöyle uyarmaktadır:

“Cuma günü imam hutbe okurken konuşan arkadaşına ‘sus!’ bile desen, hatalı bir iş yapmış olursun.”

5  Aziz Kardeşlerim! Cuma gününün bereketinden, sevincinden, maddi ve manevi kazanımlarından kendimizi mahrum bırakmayalım. Günde beş defa eda ettiğimiz namazlarımızı Cuma namazıyla taçlandıralım. “Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.”

6 ilahi hitabına kulak vererek Cuma namazını birbirimize hatırlatalım. Gençlerimizi, çocuklarımızı sevgiyle, muhabbetle, güzel bir üslupla camiye teşvik edelim. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla Allah’ın evlerine koşalım. Çalışanlarımızın ve öğrenci kardeşlerimizin en önemli farz ibadetlerinden birisi olan Cuma namazını eda edebilmelerine yardımcı olalım. İş yerlerimizdeki mesai saatlerini, okullarımızdaki ders programlarını Cuma namazının vaktine göre düzenleyelim. Unutmayalım ki ibadet özgürlüğü ve insan haklarına riayet bunu gerektirir. Bu hususta hassas davranmayanlar büyük bir vebal altına girmektedir.

 1Müslim, Cum’a, 18. 2Cuma, 62/9. 3Tirmizî, Cum’a, 2. 4I ̇ bn Mâce, I ̇ kâmet, 93.  5Mü slim, Cum’a, 11. 6Zâriyât, 51/55. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Devamını Oku
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort avcılar escort avcılar escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort esenyurt escort şirinevler escort avrupa escort
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler