eşya depolama
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
bandstanddiaries.com
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
Olcay Dal

Olcay Dal

23 Nisan 2026 Perşembe

23 Nisan ayrı heyecan.

23 Nisan ayrı heyecan.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

23 Nisan’ın heyecanı her yaş için aynı iken anlamı her yaş için farklıdır. 30’lu yaşların üzerindeki herkesin 23 Nisan dendiğinde aklına gelen ilk şey çocukluk yılların ait danslı, renkli kıyafetli, bayramdan geçmeli o heyecanlı gün olur.

Malumunuz 23 Nisan heyecanı haftalar öncesinden başlardı, provalarla geçen günlerden sonra erkeklerin saçlarının tarandığı, kızların saçlarının örüldüğü, yeni kıyafet ve ayakkabıların giyildiği, neşeli o serin bahar sabahı nihayet gelirdi. Okunan şiirler, söylenen şarkılar, danslar ve filmli eski fotoğraf makinelerine verilen bitmek bilmeyen pozlar ve dinmeyen alkışlarla geçit töreni sona ererdi. Edirne’de dondurmanın da ilk 23 Nisan’da satışa çıkmasıyla bayram heyecanımız ikiye katlanırdı. 24 Nisan’ın da tatil olması katlanan bu heyecan pastasının çileği olurdu.

Yukarıda da dediğim gibi 23 Nisan’ın anlamı her yaş için farklı oluyor. Çocukluğumuzda hissettiğimiz heyecan yetişkin olduğumuzda yerini minnet ve takdir duygusuna bırakıyor. Çocuk Bayramı olmasının yanında büyüdükçe Ulusal Egemenlik Bayramı tarafı daha ağır basıyor 23 Nisan’ın. Mustafa Kemal dehası bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Halka rağmen, halkın iradesine rağmen bir şey yapmak yerine 1920 şartlarında her ilden temsilcilerin seçilerek Ankara’ya gelmesini istemek yani halkın sesine kulak vermek bizleri bugün bile hayrete düşüren bir demokrasi örneği oluyor. Bir şeyler yapmayı çoktan kafasına koymuş ve buna dair planları çoktan hazırlamış Mustafa Kemal Paşa’nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açmadan bir yıl önce 22 Haziran 1919’da “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.” diyerek Amasya’da işaret ettiği bu karar ulusal egemenliğin rastgele çıkmış bir olgu olmadığını da ispatlıyor.

 “Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.” sözünün anlamını 106 yıl sonra bugün çok daha iyi anlıyoruz tıpkı “Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar” sözünü anladığımız gibi.

23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını çocuklara bayram olarak hediye etmesi seçme ve seçilme yaşına geldiğinde o çocuklara ulusal egemenliğin, milli iradenin ne demek olduğunu anlatmak içinmiş meğerse. Mustafa Kemal’in vizyonerliği diye bir gerçek olduğu bir kez daha ispatlanmış oluyor. Üstelik Mustafa Kemal bu dersi sadece Türk çocuklarına değil tüm dünya çocuklarına öğretiyor.

Merhum Halit Kıvanç’ın sunumuyla eski TRT’li günlerde tüm dünya çocuklarıyla birlikte Ankara’da; renkli kıyafetlerle, ailelerin coşkusuyla tüm şehirlerimizde kutlanan 23 Nisan Çocuk Bayramı’na ve 1920 Türkiye’sinde görmezden gelinmeyen millet iradesine özlemlerimle dünün çocuğu bugünün seçmeni olarak herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.

Olcay DAL

Eğitim-İŞ Edirne

Şube Sekreteri

Devamını Oku

Tek tip

Tek tip
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2025-2026 eğitim öğretim yılı 1 Eylül itibariyle başlıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da hayata geçirilecek yeni uygulamalar var. Öğretmenlerin kılık kıyafetinden tutun da öğrencilerin üniformalarına kadar uzanan bu uygulamaların çoğu içerikle değil şekil ile ilgili.

Okullarımızda tek tip üniforma zorunlu hale getirildi. Yerinde bir karar oldu olmasına ama üniformalarda okulun ismini taşıyan arma olmamasını anlamlandırmak güç. Bir gencin öğrenci olduğu belli olsun ama hangi okulun öğrencisi olduğu neden belli olmasın? En ufak bir olayda o olay hangi bakanlığın alanına giriyorsa yetkilileri sırtına reklam almış futbol takımı edasıyla giydikleri yeleklerde bakanlığının ismini taşıyorken öğrenciler neden okullarının isimlerini göğüslerinde taşımasın ki? Daha doğrusu neden bir bakanlık bunu istesin ki? Bakanlık, yokluklar içerindeki okuluna katkı sağlamak amacıyla aile birlikleri yoluyla arma için bağış talep eden idarecilerine önlem mi alıyor acaba? Çözümün armayı kaldırmak değil de okullarımıza yeterli kaynağı sağlamak olması gerekmez mi?

Üniformanın tek tip olması yeterli görülmeyerek öğrencilerin giyeceği ayakkabıların da tek tip olacağı konuşuluyor. Şu önceden belirtilmeli ki üniformayı kaldırıp serbest kıyafeti getiren bu iktidardı, gelin görün ki serbest kıyafeti kaldırıp üniformayı geri getiren de yine aynı iktidar oldu. Üniforma olmalı mı sorusuna eğitimcilerin ortak cevabı evet olacaktır. Eğitim bilimleri de böyle söylüyor.

Peki, öğrencilerin ayakkabısı da tek tip olmalı mı? Bu arada ücretsiz verilecekse bence olabilir ama ayakkabıya gelene kadar tek tip olması gereken o kadar çok şey var ki. Öğrencilerin ayakkabıları tek tip olacağına Türkiye’deki her okulda öğrencilere verilecek ücretsiz öğle yemeği tek tip olmalı. Anaokulundan liseye her öğrenci tuvaletinin sıvı sabunu, tuvalet kâğıdı, kâğıt havlusu ve çamaşır suyu ve sağlığa uygunluk seviyesi tek tip olmalı. Velilerden istenen ihtiyaç listesi var ya, hani bulaşık makinesi deterjanından fotokopi kâğıdına kadar her şeyin yazılı olduğu o liste, işte bu liste de tek tip olmalı yani boş olmalı, hatta hiç liste diye bir şey olmamalı. Kredi kartı geçer hale gelen okul kantinlerinde mikroskop altında neşterle kesilmiş sucuklu tost değil de günlük kalorisi hesaplanmış sağlıklı yiyecekler almaya yarayacak ve her öğrenciye aylık olarak ücretsiz dağıtılacak tek tip kartlar olmalı. Ayakkabı yerine öğrencilerin tuvaletten değil de koridordan temiz ve ücretsiz su içeceği sebiller tek tip olmalı. Her öğrencinin ayakkabısı değil de cebindeki harçlığın miktarı tek tip olmalı. Liseye girmek, üniversiteye yerleşmek ve kamuda görev almak için girilen sınavlar tek tip olmalı. Evet, onlar zaten tek tip de şaibesizlik ve güvenirlik açısından da tek tip olmalı. Mülakatlar tek tip olmalı, tanıdığı olmayıp yazılı sınavdan yüksek puan alanla yüksek mevkilerde tanıdığı olup düşük puan alana yapılan mülakatı kastediyorum. Olacaksa ayakkabılar yerine öğretmenler tek tip olmalı. Aynı öğretmenler odasında baş, uzman, kadrolu, görevlendirme, sözleşmeli, ücretli, proje okulu öğretmeni değil de öğretmen olmalı. Üstelik okullarda sadece öğretmenlik eğitimi almış kişiler olmalı yapılan protokollerle görev verilen eğitimden anlamayan şahıslar değil. Eğitim fakültesi mezunları zincir markette kasiyerlik değil de tek tip iş yapmalı, o da öğretmenlik olmalı. Eğitime hazırlık ödeneği de tek tip olmalı yani eğitim iş kolundaki tüm çalışanlara ödenmeli.

Tek tip olması gereken şeyler ne Saraçlar’daki dükkanlar, ne de çocuklarımızın ayakkabılarıdır. Tek tip olacaksa yukarıdakiler olmalıdır.

Olcay DAL

Eğitim-İş Edirne

Şube Sekreteri

Devamını Oku

Eğitimin Aylık Raporu

Eğitimin Aylık Raporu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olcay Dal

Okullar açılalı bu hafta tam 1 ay oldu.

Daha önceki yılların açılış haftalarında yaşanan belirsizlikler bu yılki açılış haftasında da yaşandı. Yıllar da geçse hiçbir şeyin değişmediği bir kez daha tecrübe edildi.

Kadrolu hizmetli olmamasının yarattığı sonuç idarecilerin gayretiyle temizlenmiş okullar oldu. İdarecilerin asıl işinin bu olmaması sebebiyle de temizlik ve bakım işleri sürdürülebilir olmadı.

Okullarımızda ve özellikle yatılı okullarımızın pansiyonlarında güvenlik personeli olmayışı da yine kangren olmuş sorunlardan biriydi ve halen çözülmüş değil.

Öğrencilerimiz ağır ekonomik krizden etkilenmeye devam ediyor. Zaten evlerinde besleyici kahvaltı etme imkanından mahrum olan çocuklarımız kantinlerdeki yüksek fiyatlar yüzünden okullarında da doyurucu ve sağlıklı öğle yemeği yiyemiyorlar. Çoğunun öğle yemeği okul yakınlarındaki zincir marketlerden aldıkları paketli yiyeceklerden ibaret. Onların da ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır, taklit-tağşiş ve sahtecilikten sicilleri kabarık.

Tuvalet dışında ücretsiz temiz su içme imkanları hâlâ yok. Daha önce konan su arıtıcılarının bazıları bakımları yapılmadığı için kullanım dışı kalmış durumda.

Öğretmen görevlendirmeleri de sorunlarla başladı. Sürecin şeffaf işlemeyişi sıkıntılar yarattı. Yapılan bazı yanlış görevlendirmeler iptal edilse de öğretmenler bu eğitim öğretim yılına da huzurlu bir başlangıç yapamadı.

Müfredat konusunda kendisine danışılmayan, yeni model için fikirleri sorulmayan öğretmenlerden ülke genelinde açılacak öğretmenevi kafelerine isim önerisi istenmesi öğretmenler odalarında esprilere konu oldu.

Kurtuluş Savaşımızın en sıkıntılı günlerinde bile eğitimi geliştirmek amacıyla 1.Maarif Kongresini toplayan, öğretmenlerin mevcut koşullarının iyi olmadığının farkında olan ama bunu geliştirmek için söz veren ve bu sözünü de yerine getiren Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyorum. Tüm meslektaşlarımın bir kez daha okuması dileklerimle o kongrede öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmanın bir kısmını paylaşıyorum. “Milletimizin yaratılıştan gelen elverişliliğini geliştirmek sizlere düşüyor. Öğretmenlere ulusal hükümetimizce candan ve gönülden istendiği kadar iyi ve rahat yaşama koşullarının sağlanamamış olduğunu bilirim. Ama ulusumuzu yetiştirmek gibi kutsal bir ödevi benimsemiş olan yüce topluluğunuzun bugünkü şartları göz önünde bulundurarak, her türlü güçlüğü göze alarak bu yolda sarsılmadan yürüyeceğine de güvenim vardır. Göreviniz pek önemlidir, ulusun yaşamasıyla yakından ilgilidir. Bunda başarılı olmanızı Tanrıdan dilerim.”

Devamını Oku

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU ÜNİVERSİTE TERCİHLERİNİ DE ETKİLEDİ

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU ÜNİVERSİTE TERCİHLERİNİ DE ETKİLEDİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olcay Dal

8-9 Haziran’da yapılan üniversite sınavının sonuçları 16 Temmuz’da açıklandı ve tercih süreci 2 Ağustos Cuma bitiyor. 12 yıl önceki mini mini birlerin üniversite öğrencisi olmasına sayılı günler kaldı.

Sınava dayalı eğitim sistemimizin sıralamaya dayalı sınavının sonuçları açıklanıp puan ve sıralamalar öğrenildiğinde özellikle öğretmen olmayı çok önceden kafasına koymuş ve çalışmalarını buna göre yapmış gençlerimiz ne yazık ki mutlu bir tercih süreci yaşayamadı. Öğretmen olmak isteyen gençlerimizin hevesleri kursaklarında kaldı diyebiliriz. Bunun sebebi Öğretmenlik Meslek Kanunu. Eğitim fakültelerine yerleşseler bile diplomalarının onları öğretmen yapmaya yetmeyeceğini öğrenen gençlerimiz önce kendilerine sonra da öğretmenlerine “Ben şimdi ne yapacağım?” sorusunu sıkça sordu. Gençler haklı çünkü eğitim fakültesi mezunu olmalarının, eğitim bilimleri dersleri ve formasyon eğitimi almalarının hiçbir önemi olmayacak. Bu sene üniversiteli olacak gençlerimiz 4 yıl sonraki mezuniyet törenlerinde ailelerine sarılıp kepli cübbeli fotoğraf çekilirken “Anne baba, bakın ben artık öğretmen oldum.” diyemeyecekler. Öğretmen olma şartları değişti. Üniversite diplomasının bir önemi kalmadı. 4 yıllık üniversite eğitimi üstüne diploma, diploma üstüne KPSS, KPSS üstüne mülakat, mülakat üstüne dersli sınavlı Milli Eğitim Akademisi, akademi üstüne 2 yıllık sözleşmeli öğretmenlik, 2 yıllık sözleşmeli öğretmenlik üstüne başarılı sayılırlarsa anca o zaman öğretmen oldum diyebilecekler.

Öğretmen olmayı hedefleyen öğrencilerimiz bu seneye kadar eğitim fakültelerinin dışında edebiyat fakültelerini de rahatlıkla tercih edebiliyorlardı. İngilizce Mütercim Tercümanlık, Türk Dili ve Edebiyatı gibi bölümleri okurken aldıkları formasyon eğitimi isteyenlerin öğretmen olmasına yeterli oluyordu. Edebiyat fakülteleri bu eğitim hâlâ veriyor ama öğretmen olmanın garantisi ortadan kalktı.

Gençlerimiz öğretmen olmanın zorlaştığını anlayınca üniversite tercihlerinde öğretmenliklerden başka bölümlere yöneldiler.

Eskiden üniversiteye hazırlanmak için dershaneye gidilirdi. Sonra üniversite bitince KPSS’ye hazırlanmak için de dershaneye gidilir oldu. Şimdi üniversitenin kendisi dershane oldu. Milli Eğitim Akademisine hazırlanmak için 4 yıllık dershane görünümlü üniversite eğitimi şart artık.

Kural her zamanki gibi tam da maçın ortasında değiştirildi. Liseden bu yıl mezun olanlar öğretmen olma hedeflerini 4 yıl önce koymuşlardı. Hedefleri olan çalışkan gençlerimizi 4 yıl sonra ne olacağını öngöremez hale getirdik.

Kuşaklar yaratıp onları biçmeye bayılıyoruz. 4+4+4 Kuşağı, Okula Erken Başlayanlar Kuşağı, Tablet Kuşağı, Pandemi Kuşağı, Öğretmen Olma Kararını Lise Birde Vermiş Öğretmenlik Meslek Kanunu Mağdurları Kuşağı, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Kuşağı, Ataması Yapılmadığı İçin Zincir Marketlerde Kasiyer Olmak Zorunda Kalan Öğretmenler Kuşağı, Ataması Yapılmadığı İçin Polis ve Asker Olan Öğretmenler Kuşağı. Bizde kuşak biter mi? Bitmez.

Devamını Oku

OLMAK YA DA OLMAMAK

OLMAK YA DA OLMAMAK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olcay Dal

Artık öğretmen olmak için 4 yıllık eğitim fakültesini bitirmek yeterli olmayacak. Gerçi şu anda da yeterli olmuyor. Öğretmen olmak için 4 yıllık üniversitenin üstüne bir de KPSS’ye girilmesi gerekiyor ama bu da yeterli olmuyor çünkü 4 yıl üniversite artı KPSS’nin üstüne bir de mülakata girmek zorunda bırakılıyor öğretmen olmak isteyen her gencimiz. Güvenlik soruşturmasını da unutmamak gerekir. Mülakatın her ne kadar yerel seçimlerden önce kaldırılacağı iddia edilmiş olsa da bu vaat henüz gerçekleştirilmedi ve gerçekleştirilmesi de zor görünüyor. 

Öğretmenlik Meslek Kanunu tasarısı yasalaşırsa öğretmen olmak için yukarıda sayılanlar da yeterli olmayacak. 4 yıl üniversite artı KPSS artı mülakatın üstüne Milli Eğitim Akademisini bitirme zorunluluğu da getirilecek. Öğretmen adayları bu akademiye KPSS puanlarına göre alınacak ve şimdilik 550 saat olduğu iddia edilen bir eğitimi daha tamamlamak zorunda kalacak. Yeterli bulunmasının ardından sözleşmeli öğretmen olarak çalıştırılacak ve anca 3 yıl sonra kadroya alınacak. Kısacası öğretmen olmak için tıp fakültesinden 1 yıl daha fazla okunacak yani 7 yılda öğretmen olunacak.

Eğitim fakültesi mezunu bir genci çağıracaksınız bunca yıl boşuna dirsek çürütmüşsün sen gel önce KPSS sınavına bir gir bakalım diyeceksiniz, sonra mülakata alacaksınız, ardından akademiye girme mecburiyetinde bırakacaksınız, akademiden sonra da elemeye tabi tutacaksınız ama yine de öğretmen olarak atamasını yapmayacak, sözleşmeli öğretmen adı altında çalışmaya mahkum bırakacaksınız. Bütün bu aşamalardan sağ salim geçer hayatta kalırsa 3 yıl sonra kadrolu öğretmen yapacaksınız da maddi manevi ihya edecek misiniz 7 yılda yetiştirdiğiniz öğretmene yoksulluk sınırı altında maaş vermeyi bırakacak mısınız Şiddete uğradığında elini tutacak mısınız Her eğitim öğretim yılında bir şeyleri değiştirmesini istemeyi bırakacak mısınız Başladığı şartlarda emekli olmasına izin verecek misiniz Emekli ederken ev ve araba alma hayali kurduracak mısınız

Öğretmen eğitim fakültesinde yetişir. Eğer öğretmenlerde istenilen özellikler bulunamıyorsa bu sorunun kaynağı eğitim fakülteleridir. Fakülteleri elden geçirir ve gerekli yenilikleri yaparsanız sorunu çözmüş olursunuz. Eğer böyle de bir sorun varsa.

Eğitim fakültelerini iyileştirmek varken öğretmen akademisi diye bir sistem icat ederseniz sadece bizim tornamızdan geçenleri öğretmen olarak atayacağız demiş olursunuz. Üniversitelere, siz 4 yılda öğretmen yetiştiremiyorsunuz bakın görün ben 4+3 yılda nasıl yetiştiriyorum demiş olursunuz. Böylesi bir durumda eğitim fakültelerinin de ses yükseltmesi gerekir.

Getirilmesi düşünülen bu yenilikle tek hedeflenen üniversite mezunu gençlerin işsizliğini 3 yıl ötelemektir. Gerçek niyet öğretmenlerin eğitimini geliştirmek ise ilk neşter eğitim fakültelerine vurulmalıdır.

Devamını Oku
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort avcılar escort avcılar escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort esenyurt escort şirinevler escort avrupa escort
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler