11 Ağustos 2026 Salı
BEYLER KENDİNİZE GELİN!
Anlamını Kaybeden Sinemanın Hikâyesi
19 MAYIS 1919 VE ÖNEMİ
Z Kuşağı İçin Etkili Ders Çalışmanın ve Kişisel Gelişimin Önemi
Afet Farkındalık Kampı’nda itfaiye eğitimi
KIRKPINAR: BİR GÜREŞTEN ÇOK DAHA FAZLASI
Beynimiz; yaklaşık 86 milyar nöron, günün her anı birbirleriyle iletişim kurmaktadır. İletişim için sürekli elektriksel sinyaller üretilir ve iyon dengesi korur. Beyin uyurken bile çalışmaya devam eder; anıları düzenler ve hayati işlevleri yönetir.
Beynimiz vücut ağırlığımızın yalnızca yaklaşık %2’sini oluşturmasına rağmen, dinlenme halindeyken harcadığımız enerjinin yaklaşık %20’sini tek başına kullanmaktadır. Kalp ise vücut ağırlığının %0,5’i kadardır. Oksijenimizin %20’sini beyin kullanır. Beynin temel yakıtı glikozdur, günde yaklaşık 120 gr. ihtiyacı vardır. Uyurken beyin enerjimizin %17’sini kullanır.
Modern süper bilgisayarlar milyonlarca transistörle çalışırken, insan beyninde ise yaklaşık 86 milyar sinir hücresi bulunmaktadır. Bu hücrelerin kendi aralarında kurdukları bağlar ise toplamda tam 100 trilyon sinirsel bağlantı anlamına gelmektedir. Bu sayı, şu an dünyadaki tüm internet kablolarının, telefon hatlarının ve uyduların oluşturduğu küresel iletişim şebekesinden kat kat daha büyüktür. Nörobilim alanında yapılan bilimsel araştırmalar, insan beyninin depolama kapasitesinin 2,5 petabayt (2,5 milyon gigabayt) seviyesinde olduğunu doğrulamaktadır. Bu muazzam kapasite, aralıksız 300 yıl boyunca yüksek çözünürlüklü televizyon yayını kaydetmeye eşdeğerdir. Üstelik beyin, dijital diskler gibi aşınmaz, bozulmaz ve 20 yıl önceki bir çocukluk hatırasını saliseler içinde bulup getirecek kusursuz bir dosyalama algoritmasıyla çalışmaktadır.
Ancak Güney Kaliforniya Üniversitesi tarafından yürütülen ve yirmi yılı kapsayan yeni bir araştırma, orta yaşlarda televizyon karşısında geçirilen uzun saatlerin beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlar bıraktığını ortaya koydu. Uzmanların elde ettiği verilere göre, 50’li yaşlarında düzenli olarak televizyon izleyen yetişkinlerin beyin hacimlerinde yirmi yıl sonra belirgin bir küçülme ve beyaz madde hasarı meydana geliyor. Bilim insanları, 1.700 katılımcının verilerini uzun vadeli olarak inceleyerek çarpıcı sonuçlara ulaştı. Beynin hafıza için hayati önem taşıyan bölgelerinde de ciddi hacim kayıpları tespit edildi.
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2026/07/260721000822.htm
Akıllı telefonlardan araçlara, ham petrolden tarım ürünlerine kadar, küresel ticaretin hacim olarak %80’inden fazlası gemilerle taşınmaktadır. Bu devasa hareketin arkasında, kıtaları birbirine bağlayan ve küresel ekonominin işleyişini sağlayan bir avuç stratejik deniz taşımacılığı rotası bulunmaktadır.
Başlıca Deniz Taşımacılığı Rotası
Asya – Avrupa Rotası
Dünyanın en yoğun ticaret koridorlarından biri olan bu rota, Süveyş Kanalı üzerinden Asya’nın üretim merkezlerini Avrupa pazarlarıyla birleştirir.
Pasifik Üzeri Güzergâhı
Asya’yı Kuzey Amerika’ya bağlar ve dünyanın en büyük konteynerli kargo hacimlerinden birini taşır.
Atlantik Üzeri Güzergâhı
Avrupa ile Kuzey Amerika arasında hayati bir bağlantı oluşturur; imalat ürünleri, enerji ve endüstriyel ürünlerin ticaretini destekler.
Orta Doğu – Asya Enerji Rotası
Hürmüz Boğazı üzerinden enerji ihtiyacı yüksek Asya ekonomilerine ham petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve petrol ürünlerinin taşınması için kritik bir koridordur.
Güney Amerika – Asya Dökme Yük Ticaret Rotası
Küresel endüstrileri ve gıda tedarik zincirlerini destekleyen demir cevheri, soya fasulyesi, tahıl ve diğer dökme yüklerin taşınması için hayati öneme sahiptir.
Stratejik Deniz Geçitleri
Küresel deniz taşımacılığının verimliliği, birkaç önemli geçide bağlıdır:
✔ Süveyş Kanalı
✔ Panama Kanalı
✔ Malakka Boğazı
✔ Hürmüz Boğazı
✔ Ümit Burnu
Bu su yolları, seyahat mesafelerini kısaltır, yakıt tüketimini azaltır ve daha hızlı, daha verimli uluslararası ticareti mümkün kılar.
Bu Güzergâhlarda Seyreden Gemiler;
• Konteyner Gemileri
• Dökme Yük Gemileri
• Petrol Tankerleri
• LNG Tankerleri
• Araç Taşıyıcı Gemiler (Ro-Ro)
Ro-Ro veya Roll-on-Roll-off taşımacılığı, bir yükün (yani bir aracın), özel gemi aracılığıyla deniz yolu kullanarak nakledilmesidir. Bir roll-on-roll-off gemisi, arkadan yükleme asansörü veya rampası olan bir gemi türüdür. Bu sistem, araba ve kamyonetler, kamyonlar gibi haddeleme yüklerinin yanı sıra her türlü yükü yüklemeyi ve indirmeyi mümkün kılar. Ro-Ro taşıma yöntemi genellikle üreticiler ve ithalatçılar tarafından kullanılmaktadır.
Çoğu tedarikçi, büyük boyutlara ve ağırlığa sahip araçlar için Ro-Ro taşımacılığı kullanır. Buradaki avantaj, geminin özel sistemi sayesinde yüklerin daha hızlı yüklenip boşaltılabilmesi ve hasar riskinin de daha az olmasıdır. Ro-ro taşımacılığının fiyatları normalden farklı ölçülmektedir. Ro-Ro taşımacılığında yükün metre cinsinden uzunluğunun güverte sayısı ve genişliği ile çarpılmasıyla hesaplanır. Ro-Ro taşımacılıkta sadece araç değil insanların yolculuk yapması da mümkündür. Ancak her gemi buna uygun değildir.
Ro-Ro gemileri ve işlevleri şöyledir:
• Yük araçlarını taşıyan Ro-Ro gemileri (PCTC)
• Sadece araba taşıyan Ro-Ro gemileri (PCC)
• Araba ve yolcu taşıyan Ro-Ro gemileri (ROPAX)
• Araba ve konteyner taşıyan Ro-Ro gemileri (CONRO)
Roll-on/roll-off gemileri, kendi tekerlekleri veya kendinden tahrikli modüler taşıyıcı gibi bir platform aracı kullanarak araba , kamyon, yarı treyler, treyler ve vagon gibi tekerlekli yükleri taşımak üzere tasarlanmış, yük gemileridir.
Taze meyveler Ro-ro ile nasıl taşınır?
Konteyner gemilerinin aksine, Ro-Ro gemileri rampalarla birbirine bağlı iç araç güverteleriyle tasarlanmıştır. Konteynerleri vinçlerle gemiye kaldırmak yerine, araçlar sadece gemiye gidip çıkar.
Taze meyveler, paketleme evinde veya depoda soğutmalı bir kamyona veya soğutmalı römorka yüklenir. Soğutma ünitesi, taşınan meyve türüne göre gerekli sıcaklığa ayarlanır. Kamyon veya römork, geminin rampasını kullanarak doğrudan Ro-Ro gemisine gider. Yolculuk sırasında, soğutmalı römork geminin içinde belirlenmiş bir alanda park edilir.
Gemi tipine bağlı olarak: Kendi kendine çalışan soğutucu kamyonlar kendi soğutma üniteleriyle çalışmaya devam ediyor.
Soğutucu römorklar, geminin elektrik gücüne özel soğutucu prizlerle bağlanarak yolculuk boyunca sürekli sıcaklık kontrolünü sağlar.
✅ Soğuk zinciri başlangıçtan varış noktasına kadar korur.
✅ Daha az yük taşıma, hasar riskinin azalması anlamına gelir.
✅ Daha hızlı yükleme ve boşaltma.
✅ Soğutmalı kamyonların doğrudan nihai varış noktasına ulaştığı sınır ötesi teslimatlar için idealdir.
Bugün banka kartı ve kredi kartı, finansal işlemleri kolaylaştıran en önemli ödeme araçları haline geldi. Nakit taşıma zorunluluğunu ortadan kaldıran bu kartlar, alışverişten fatura ödemelerine, online işlemlerden otomatik ödemelere kadar pek çok alanda pratik çözümler sunmaktadır. Banka kartı doğrudan mevcut bakiyeyi kullanırken, kredi kartı belirlenen bir limit çerçevesinde harcama yapma imkânı tanımaktadır. Bu iki kart türü arasındaki farkları ve avantajlarını bilmek, bilinçli bir bütçe yönetimi açısından oldukça önem taşımaktadır.
Banka kartı ve kredi kartı, kullanıcılarının harcama alışkanlıklarını doğrudan etkilerken, doğru kullanıldığında büyük avantajlar sağlayabilir. Kredi kartları taksit imkânı ve çeşitli kampanyalar sunarken, banka kartları ise borçlanmadan harcama yapmayı tercih edenler için güvenli bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Ancak her iki kart türünü de doğru yönetmek, bütçe kontrolünü sağlamak ve olası faiz maliyetlerinden kaçınmak için bilinçli bir kullanım gerekir.
1990 yılında 13 kamu ve özel Türk bankasının ortaklığıyla kurulan ve 2020 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş. (TCMB)’nin hâkim hissedarı olduğu Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. (BKM) ödeme sistemleri ekosistemine güvenli ve hızlı çözümler üreten teknoloji odaklı bir kurumdur.
Verimli operasyonları ve yüksek işlem hacmi ile dünyada alanında örnek gösterilen BKM, güçlü teknik donanım ve insan kaynaklarıyla ödeme sistemlerinde perakende sektörüne, kamuya ve bireylere en iyi hizmeti sunmaya odaklanmıştır. Bugün, dijital ödemelerin gelişimine katkıda bulunmayı görev edinen BKM, milli temel altyapılar ve sistemler geliştirerek ekosistemde verimlilik, kolaylık, hız, güvenlik ve güvenilirlik kazandırmayı hedeflemektedir.
BKM’den 2026 yılı ilk beş ayı verileri ise şöyledir
| Toplam Kredi Kartı | 149.007.927 |
| Toplam Banka Kartı | 216.616.255 |
Kredi kartı ve banka kartı sayıları banka sayılarının artması ile ilişkisi olmamasına rağmen özellikle kamuda maaş promosyonundan dolayı her üç yılda bir bir öncekinden başka bir banka ile anlaşma sağlanmış olmasının da etkisi olup uzun süre çalışanlarının cebinde banka kartı sayısı oldukça fazladır.
| POS Sayısı | 1.982.610 |
| ATM Sayısı | 56.920 |
Tablo.1 Yerli Kredi Kartlarının Yurt İçi Kullanımı
| 2026 YILI | ||||||
| Dönem | İşlem Adedi | İşlem Tutarı (Milyon TL) | ||||
| Alışveriş | Nakit Çekme | Toplam | Alışveriş | Nakit Çekme | Toplam | |
| OCAK | 961.826.140 | 13.861.870 | 975.688.010 | 1.916.276,16 | 78.114,68 | 1.994.390,84 |
| ŞUBAT | 874.100.807 | 12.611.097 | 886.711.904 | 1.852.935,13 | 76.326,93 | 1.929.262,06 |
| MART | 972.521.140 | 13.950.850 | 986.471.990 | 2.141.530,78 | 85.542,21 | 2.227.072,99 |
| NISAN | 1.014.364.831 | 13.609.052 | 1.027.973.883 | 2.109.453,49 | 79.592,35 | 2.189.045,85 |
| MAYIS | 1.062.248.540 | 13.212.138 | 1.075.460.678 | 2.119.861,59 | 78.385,91 | 2.198.247,50 |
Kaynak: https://bkm.com.tr/yerli-kredi-kartlarinin-yurt-ici-kullanimi/
2026 yılı ilk beş ayında yerli kredi kartlarının alışveriş adedi artarken nakit çekme adedi 13 milyon civarındadır. İşlem tutarlarına bakıldığında nakit çekme tutarı Mart 2026’dan sonra azalırken, alışveriş miktarı ise aynı dönemden sonra artmıştır.
| İşlem Adedi | İşlem Tutarı (Milyon TL) | |||||
| Alışveriş | Nakit Çekme | Toplam | Alışveriş | Nakit Çekme | Toplam | |
| OCAK | 47.767.507 | 88.318 | 47.855.825 | 79.253,43 | 425,34 | 79.678,77 |
| ŞUBAT | 42.736.843 | 76.788 | 42.813.631 | 66.623,47 | 386,89 | 67.010,35 |
| MART | 48.756.282 | 86.340 | 48.842.622 | 77.256,96 | 426,31 | 77.683,27 |
| NISAN | 45.335.050 | 77.644 | 45.412.694 | 75.725,83 | 387,08 | 76.112,91 |
| MAYIS | 52.082.317 | 89.771 | 52.172.088 | 93.064,32 | 438,38 | 93.502,70 |
| 2026 YILI | 236.677.999 | 418.861 | 237.096.860 | 391.924,02 | 2.063,99 | 393.988,01 |
Yerli kredi kartlarının işlem adedi aynı dönemde artış kaydederken, toplam tutarda artmış ve bu artışta alışverişten kaynaklanmaktadır. Yurtdışına her nedenden dolayı giden yerli kart sahipleri alışverişten dolayı kredi kartlarında tutar yönünden artışa neden olmuştur. Gerekçelerine ekonomik yönden bakmak ger
| İşlem Adedi | İşlem Tutarı (Milyon TL) | |||||
| Alışveriş | Nakit Çekme | Toplam | Alışveriş | Nakit Çekme | Toplam | |
| OCAK | 47.767.507 | 88.318 | 47.855.825 | 79.253,43 | 425,34 | 79.678,77 |
| ŞUBAT | 42.736.843 | 76.788 | 42.813.631 | 66.623,47 | 386,89 | 67.010,35 |
| MART | 48.756.282 | 86.340 | 48.842.622 | 77.256,96 | 426,31 | 77.683,27 |
| NISAN | 45.335.050 | 77.644 | 45.412.694 | 75.725,83 | 387,08 | 76.112,91 |
| MAYIS | 52.082.317 | 89.771 | 52.172.088 | 93.064,32 | 438,38 | 93.502,70 |
| 2026 YILI | 236.677.999 | 418.861 | 237.096.860 | 391.924,02 | 2.063,99 | 393.988,01 |
ekir.
Kaynak:
Ülkemizde faizsiz bankacılık ilkeleri ile faaliyet gösteren bankalar için kullanılan Katılım Bankacılığı kavramı üzerine yapılan literatür taramalarında dünyada yaygın olarak İslami Bankacılık kavramının kullanıldığı görülmektedir.
Türkiye’de faizsiz bankacılık prensipleri ile faaliyet gösteren bankalar Katılım Bankası olarak nitelendirilmektedir. Katılım Bankacılığı kavramı ilk defa 1999 yılında Albaraka Türk tarafından yayınlanan Bereket Dergisi’nde Temel Hazıroğlu ve Mehmet Emin Özcan tarafından kaleme alınan “Bankacılıkta yeni bir boyut: Katılım Bankacılığı” isimli yazı ile gündeme gelmiştir. Geçmişte Özel Finans Kurumları ve İslami Bankacılık kavramları kullanılırken; günümüzde katılım bankacılığı ve faizsiz bankacılık kavramları kullanılmaktadır.
Tasarruflarını faizsiz bankacılık ilkelerine göre değerlendirmek isteyen insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de katılım bankalarının kurulmasının temel nedeni oluşturmuştur.
Dini hassasiyeti bulunan insanlar geçmişten günümüze geleneksel bankalardan uzak durmuş ve birikimlerini alternatif yöntemler ile koruma altına almaya veya değerlendirmeye çalışmışlardır. Bu sebeple Müslüman toplumun yoğunluklu olduğu toplumlarda dini hassasiyetleri bulunan insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve bu insanların birikimlerini ekonomiye kazandırabilmek adına Katılım Bankalarının kurulma süreçleri başlamıştır. Katılım bankalarının kurulmasındaki ekonomik nedenler tüketicilerden çok ülke ekonomileri ile ilişkilidir. Ülkemizdeki faiz hassasiyeti nedeniyle bankalarda değerlendirmeyen tasarrufların ve yastık altı olarak tabir edilen atıl fonların ülke ekonomisine kazandırılması katılım bankalarının kurulmasındaki en büyük ekonomik nedeni oluşturmaktadır. Katılım bankalarının ülke ekonomilerine katkı sağlamasının yanında, faiz geliri elde edildiği için bankalarda çalışmak istemeyen bir kitleye istihdam sağladıkları da söylenebilir. Bu yönüyle de katılım bankaları tarafından sağlanan fonlar ve kullandırılan finansmanların ticarete ve piyasaya doğrudan etkisi bulunduğu gibi, ülke ekonomisine katkı da sağlamaktadır.
Kamu sermayeli 3, yerli sermayeli 4, yabancı 3 olmak üzere Mart 2026 itibariyle 10 Katılım Bankası vardır.
Nisan 2026 itibariyle (milyon TL cinsinden) aktifleri 4.674.846 iken sektör içindeki payı %9,27 olurken toplanan fonlar 3.124.487 iken sektör içindeki payı %10,71 olmuştur. Kullandırdığı fonlar 2.019.324 iken sektör içindeki payı %7,9 olarak gerçekleşmiştir. Özkaynakları 340.349, şube sayısı 1.507, personel sayısı ise 22.789’dur.
Kaynak:
Bilge Baykal, Şükrü Çınar, türk Katılım Bankacılığı Sektöründe Marka Sadakatine Etki Eden Faktörler, BDDK Bankacılık ve Finansal Piyasalar Dergisi Cilt: 17 Sayı: 1
Türkiye Katılım Bankaları Birliği, https://tkbb.org.tr/veripetegi-detay/5