eşya depolama
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
bandstanddiaries.com
sakarya escort belek escort adana escort antalya escort ankara escort aydın escort bursa escort gaziantep escort istanbul escort samsun escort balıkesir escort mersin escort konya escort eskişehir escort izmir escort sınav analizi denizli vip transfer kocaeli escort malatya escortmaltepe escort muğla escort manisa escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort uşak escort yalova escort yozgat escort trabzon escort afyon escort aksaray escort amasya escort ardahan escort artvin escort bartın escort bayburt escort bolu escort burdur escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort edirne escort elazığ escort erzurum escort erzincan escort kırşehir escort van escort zonguldak escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort ığdır escort ısparta escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kırklareli escort kütahya escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort tunceli escort yozgat escort tokat escort tekirdağ escort kütahya escort balıkesir escort aydın escort edirne escort sivas escort uşak escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort adana escort vergi konseyi görüntülü sohbet urla siyaset haberleri ankara magazin istanbul magazin yalova magazin kütahya magazin elazığ magazin adıyaman magazin tokat magazin sivas magazin batman magazin erzurum magazin afyon magazin malatya magazin ordu magazin trabzon magazin mardin magazin eskişehir magazin denizli magazin muğla magazin van magazin aydın magazin tekirdağ escort balıkesir magazin samsun magazin kayseri magazin manisa magazin hatay magazin diyarbakır magazin mersin magazin kocaeli magazin gaziantep magazin konya magazin sakarya magazin antalya magazin bursa magazin izmir magazin istanbul otomobil fiyatları istanbul ekonomi istanbul eğitim istanbul seyahat istanbul gezi rehberi antalya alışveriş merkezleri antalya ticaret
Şükrü Akıllı

Şükrü Akıllı

02 Şubat 2026 Pazartesi

             GELE GELE GELDİK ULUS PAZARINA !

             GELE GELE GELDİK ULUS PAZARINA !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

              Son çeyrek yılda Ülkemi yoran ve sık sık yapılan seçimlerin sonuncusu 31 Mart 2024 tarihinde yapıldı. Yapılan son Yerel seçim sonuçları 24 yıldır Ülkemizi yöneten siyasi iktidarın yereldeki iktidarını kaybetmesine ve Ülke siyasetinin yeni bir döneme girmesi sonucunu doğurdu.

               Bu seçimlerde halk desteğini ve teveccühünü kaybeden, Yıllardır ülkeyi çoklu krizlerin içine sürükleyen, Ekonomideki kötü gidişatı uyguladığı politikalarla her geçen gün yeni krizlere sokan siyasi iktidarın kimyasının daha da bozulmasına sebep oldu. Bu seçim sonuçları Ülke nüfusunun üçte ikisine, Ekonominin dörtte üçüne ev sahipliği yapan kentleri yönetme sorumluluğunu CHP’li Belediyelere vermesi, iktidarın daha da otoriterleşmesine de neden oldu. Siyasi ortam gerginleşti, Muhalefet belediyeleri üzerinde her geçen gün baskılar artmaya başlandı.

                Başta CHP’ li Belediyeler olmak üzere halk iradesiyle seçilen ve göreve gelen Belediye başkanları görevden alınarak yerlerine Kayyum atandı. Siyasette önü kesilmek için 35 yıllık diploma  iptal ediliyor. Gece yarısı operasyonlarla evlerinden alınan Belediye Başkanları, Toplum nezdinde suçlu ilan edilerek, suç isnat edilerek ceza evlerine atıldılar. Akıl almaz hukuksuzluklar yaşandı, yaşanıyor. Hukuk ve yargılama usulleri ihlal ediliyor. Haklarında kesinleşmiş mahkeme karar bulunmayan seçilmiş Belediye Başkanlarının, aylardır tutuklu olarak cezaevlerinde halen mahkumiyetleri devam ediyor. Bu haksızlıklar, Bu hukuksuzluklar, bu adaletsizlikler devam ederken,

                  Bir yandan da Belediyeleri silkeleyin talimatlarıyla Hazine ve SGK borçlarının takip ve tahsili yönünde ekonomik abluka uygulamaları ile onların hizmet veremez hale gelmeleri amaçlandı. Kaynak dağıtımında eşit olmayan adaletsiz uygulamalar, Ulusal ve Uluslararası kredilerin onaylanmaması, halkın nitelikli kamu hizmetlerinden yararlanmamasına yönelik bir uygulama olarak kendini göstermektedir. Demokrasi ve Hukuk devletinden uzaklaşılmış bir ülkede, Bütün bu engelleme faaliyetlerinden en büyük zararı gören şüphesiz halktır.

                     Bu genel durum değerlendirmesinden sonra gelelim Yerele. Yani Edirne’ye ve Ulus pazarına; 2024 Yerel seçimlerinde Belediye tarihinde ilk defa bir kadın Belediye Başkanı seçildi. Avukat Filiz Gencan halkın büyük teveccühü ile oturduğu başkanlık koltuğunda sorunların çözümü noktasında olağanüstü bir gayret ve çaba içerisinde ekibiyle, çalışanlarıyla, canla başla gece gündüz durmadan başarıyla hizmet vermeye çalışıyor.

                      Hukukçu kimliği ile Filiz Başkanı ayrı bir yere oturtmalıyız. İcraatlarında önce hukuku ön plana aldığını gözlemliyoruz. Ulus pazarındaki hukuksuzluğu tespit etmesiyle başlattığı çalışmalarının sonuç vermemesi üzerine kapanmaya kadar gittiğini görüyoruz. Ulus pazarındaki curcuna Sayıştay murakıplarının da raporlarında tenkide alınmıştır. Pazaryerinde 367 tezgah var hepsi dolu. Pazar esnafını gerçek anlamda temsil etmeyen Oradaki kooperatifin 53 üyesi var, kooperatife ait 67 tezgah var. 30 dan fazla kişinin 2-3 tezgahı var. Esnaf olmayanlar tezgah almış. Tezgahlar el altından satılıyor, İnternet sitelerinde de satılık kiralıklar dolu. Tezgah kiraları oldukça düşük, Belediyeye zarar. Yani bir kamu zararı da öz konusu.

                         12.07.2012 tarihli Pazaryerleri hakkındaki yönetmeliği inceledim. Filiz Başkan haklı. Ben Ulus Pazarında yönetmeliğe uygun bir şey göremedim. Madem ki burada bir hukuksuzluk, bir adaletsizlik, bir düzensizlik, Ranta dayalı usulsüzlükler var. Belediyenin ve halkın hakları yıllardır gasp edilmiş. Uyarılar, görüşmeler, çözüm önerileri sonuçsuz kalırsa  bu şekilde devam etmesine göz yumulabilir mi?

                          Edirne’nin, Edirneli Belde halkının hakkını ve geleceğini korumak, düzensizliğe, hukuksuzluğa dur demek  için Pazaryeri kapatıldı diye mangalda kül bırakmayanlar, Yazanlar çizenler, ahkam kesenler, Siyasi tetikçilik yapanlar, Başkanı yıpratmaya çalışanlar, hakarete varan eleştirilerde bulunanlar hele bir durun bakalım. Bir düşünün. Bu aşamaya nasıl geldiğini bir değerlendirin. Bu sabırsızlık, bu pervasızlık nedendir?  Edep ve insaf yahu…

                          Belediye bu gidişata dur demek zorunda kaldı. Önce bu hakkını teslim edelim. Bir de Pazar yerinin (imar planında ticari alan) SGK’na Belediyenin önceki dönemlerden gelen birikmiş borçlarının ödenme konusu gündeme geldi. Edirne Belediyesi de silkelenen Belediyeler arasında. Belediyenin gelirleri belli. İller Bankasından alınan payın her ay %60’yakını borçlara kesiliyor. Borçların altında ezilen bir Belediye nasıl kamu hizmeti verecek? Aslında istenilen de hizmet veremiyor konumuna düşürmek herhalde!

                           Yerelde yapılan görüşmelerle pazaryeri sahasının Borca karşılık SGK devri konusunda çalışmalar başladı ama sonuca gidileceğine inanmıyorum. Yukarıdan bu işe onay çıkmaz. Belediye borçlu kalsın, daha da sıkıştırın, hizmet veremesinler mantığı ile hareket edilecektir diye düşünüyorum. 

                           Anlaşılıyor ki; Sosyal Belediyecilik, Sosyal devletin yansıması olmaktan çıkmış.  Geldiğimiz nokta bu… Her şeye rağmen Filiz Başkan yönetimindeki Edirne Belediyesinin, Sorunların hızla çözümü, Şeffaf, Dürüst, Hukuka uygun, Şehrin ve halkın yararını ön planda tutan bir anlayışla yılmadan, yorulmadan çalışmalarına devam edeceğine inanıyorum.

Devamını Oku

Selimiye Restorasyonunda son durum.

Selimiye Restorasyonunda son durum.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

             Mimar Sinan’ın 80 yaşında yarattığı ve ustalık eserim diye nitelendirdiği, Osmanlı-Türk ve Dünya mimarlık tarihinin en görkemli eserlerinden ve insanın yaratıcı dehasının bir başyapıtı olarak kabul edilen, Edirne’nin simgesi Selimiye Camii ve külliyesi Ramazan ayına kadar ibadet ve ziyarete açılıyor.

               4 Aralık 2025 tarihinde bu köşemde Selimiye-Restorasyon rezaletleri ve Riskleri başlığı altındaki yazımda Selimiye camii kapsamlı restorasyon çalışmalarından bahis etmiştim. Kısaca bir hatırlayalım.

                        “Kültür Bakanlığı üst Kurulu, Edirne Kültür Varlıklarını koruma Bölge kurulunun 19.06.2023 tarihinde onayladığı ve bu doğrultuda çalışmalar devam ederken Ankara’da bir grup kubbedeki hat-tezyinat uygulamalarıyla ilgili bir tartışma başlatıyorlar. Netice alamayınca kendilerine resmi bir hüviyet kazandırmak için Selimiye camii tetkik ve tahkik heyeti  adıyla Fatih Sultan Mehmet vakıf Üniversitesine başvurarak 29.09.2023 tarihinde bir yetki yazısı alıyorlar.  İddialarını ve projelerini 2024 yılında  Üst kurula, Bölge kuruluna veriyorlar Red ediliyor. Durmuyorlar belirli aralıklarla iki defa daha müracaat ediliyorlar, ancak kurullar yeterli belge ve bilimsel veri sunamadıkları gerekçesiyle her defasında taleplerini red ediyor.

                                   2024 yılında cami Restorasyon ve kubbe tezyinat çalışmaları tamamlama aşamasına gelmişken, bu kurul  Bakanlık üst kuruluna tekrar başvuruyor. İşte burada ne olmuş ise, kim ya da kimler devreye girmiş ise 3 defa red edilen talepleri bu defa onaylanıyor. Ardından Yıllarca emekolmayan heyetin projesine bu defa onlar da onay veriyor.

                                     Bu rezaletten, bu fiyaskodan sonra işler karışıyor. Tam yetkili ve Remi hüviyete haiz bilim kurulu yani Devlet ve Organları kenara itiliyor. Başta Üstlenici firma ne yapacağını bilemiyor, çünkü tüm çalışmalar tamamlanmak üzereyken bu yanlış ve hukuka aykırı karalarlar onları da şaşkın duruma düşürüyor. İmdada, İstanbul’da bir yurttaşımız yetişiyor. Avukatları kanalı ile 1 Eylül 2025 tarihinde Edirne İdare mahkemesinden Yürütmeyi durdurma talebinde bulunuyorlar.

                                    Bu durumun kamuoyuna yansımasıyla aylarca konu Görsel medyada, Basında aylarca tartışıldı. Yazıldı çizildi. Nihayet Edine İdare mahkemesi zaman kaybetmeden 7 Kasım 2025 tarihinde : Edirne Selimiye camiinde mevcut kalemişi katmanı ve yapı üzerinde bulunan dönem ekleri korunmalıdır, rekonstrüksiyon önerisi uygulanmamalıdır ve bu çalışmalardan kaçınılmalıdır. Tamamlanmış uygulamanın sökülmesi, korunması gerekli 18.yüzyıl katmanına zarar verecektir. Ayrıca kamu zararı ve kaynak israfına neden olacaktır. Selimiye’nin  Dünya mirası statüsü zedelenmemelidir diyerek , Ulusal ve Uluslararası hukuka ve koruma belgelerine dayanarak Yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.

                                       Kültür Bakanlığı Edirne İdare Mahkemesinin kararını bir üst mahkemeye taşıyarak itiraz etmiş ise de geçtiğimiz günlerde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Bakanlık itirazını red etmiştir. “

                             Bu ülkede hak hukuk tanımayan, iltimas ve kayırmacılık örneklerinden sadece biridir bu yukarıda ifade ettiklerim.  Dört yıl boyunca Selimiye Camii ve külliyesi restorasyon işlerine çok emekler verildi, büyük paralar harcandı, zamanında tamamlanması için olağanüstü bir çaba gösterildi. Her şey boşa gidecekti, Devlet içinde devlet olmaya çalışan zihniyete dur denilmeseydi. İyi ki duyarlı, korumacı, tarihimize ve eserlerimize sahip çıkan yurttaşlarımız ve Avukatlarımız ile Ulusal ve Uluslararası hukuk kurallarını uygulayan Hakimlerimiz var. En içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum.  Bitmedi,

                  Edirne’nin ufkunu süsleyen, Dünya mirası Selimiye Camii’nde kapsamlı restorasyon çalışmalarına 25.11.2021 tarihinde başlayıp 05.03.2026 tarihinde tamamlamayı taahhüt eden yüklenici firma GÜRYAPI RESTORASYON TAAHHÜT VE TİCARET A.Ş  ye, bu süreç zarfında en üst kademesindeki Yöneticisinden, Bilim insanlarına, Uzmanlarına, Teknik elamanlarına, Bilgili ve deneyimli saha çalışanlarına, Bedenen ağır ve büyük emekler sarf eden işçilerine bu kenti çok seven biri olarak teşekkür  etmek ve minnet duygularımı ifade etmek istiyorum.

                    Dünyanın en zor işlerinden biri de Onarımdır. Uzmanlık, hassasiyet, tarihi eseri koruma, saygı, sevgi, emek gibi değerlerle donanmış GÜRYAPI Şirketinin ve tüm mensuplarının paradan önce bu duygular içerisinde olduklarını, bu anlayışla çalıştıklarını, zaman zaman yapmış olduğum saha gözlemlerimden ve görüşmelerimden edindiğim intibamı da paylaşmak isterim.

                     Başa dönecek olursam, dört yıldır devam eden ve Restorasyon çalışmaları tamamlanmış ve saha temizliklerine başlanan, Özlemle ve sabırla ziyaret etmek ve ibadetini yapmak isteyen Edirneli ve Ülkemiz insanlarının gözleri aydın. Selimiye camii Ramazan ayı ile birlikte hizmete girecektir. Hayırlı olsun. Yaradanımız dua ve ibadetlerinizi kabul etsin.

Devamını Oku

SELİMİYE- RESTORASYON REZALETLERİ VE RİSKLERİ

SELİMİYE- RESTORASYON REZALETLERİ VE RİSKLERİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

                Bir süredir Edirne ve Ülke gündeminde konuşulan, tartışılan, Basında ve sosyal medyada yerini alan, Mimar Sinan’ın 80 yaşında yarattığı ve “Ustalık eserim” diye nitelendirdiği, Edirne’nin aynı zamanda Osmanlı dönemi’nin  simgesi, Dünya üzerindeki en estetik Mimari yapıların başında gelen Selimiye Camii Restorasyonundaki karmaşıklıklara, Yetkili kurulların çelişkili kararlarına, Usulsüz gelişmelere kısacası yaşanan rezaletlere , doğabilecek risklere ve Yargı sürecine parmak basmak istiyorum.

               Selimiye Camii’ndeki kapsamlı Restorasyon çalışmalarına 2021 yılında başlandığını bu yıl itibarıyla da büyük oranda tamamlandığını biliyoruz. Cami girişindeki tabeladan da 05.03.2026 tarihinde bitirileceği ibaresini görüyoruz. Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun caminin mevcut durumuna ilişkin restorasyon projesini 19.06.2023 tarihinde onaylamış ve özellikle Kubbedeki hat ve tezyinat (göz alıcı süsler, kalem işleri) uygulamaları Aralık 2024’ te tamamlanmış.

                 Restorasyona konu cami kubbesindeki işlemler 1751,1808,1883,1950,1983 yıllarında yapıldığı şekliyle günümüze kadar gelmiş. Ancak son projelerin uygulanmasına devam edilirken bakın neler olmuş!

                 2021 de başlayan kapsamlı restorasyon çalışmalarından kısa bir süre sonra bilhassa ana kubbe tezyinatlarının değiştirilmesini isteyen bir fikir ortaya atılmış, kapalı tartışmalar iki yıl sürmüş neticede bir grup hattat, nakkaş ve mimar bir araya gelmiş, sonuç alamamışlar. Aynı ekip bu defa”Selimiye Camii Tetkik ve Tahkik Heyeti”  kendilerine resmi bir hüviyet vermek için Fatih Sultan Vakıf Üniversitesine başvurarak, buradan 29.09.2023 tarihinde yetkilendirme yazısı almışlar.

                     Burada sormam gerek, adı geçen bu Vakıf Üniversitesi kim ki , gayri resmi bir oluşuma yetki belgesi verebiliyor. Devlet ve Kültür Bakanlığı yok mu bu Ülkede? Devlet içinde devlet…Bu bir rezalettir. Bakınız sonraki gelişmelere!

                      Gayri resmi bu heyet hazırladıkları projelerini bir yazı ile Şubat 2024 te Yüksek Bilim kuruluna sunuyorlar. Bilim kurulu yeterli belge ve bilimsel belge sunulamadığı gerekçesiyle talebi RED ediyor. Güzel..   Bu düzmece heyet boş durmuyor aynı projeyi bu defa Edirne Koruma Bölge Kuruluna Mayıs 2024 te tekrar sunuyorlar. Bölge kurulu da talebi RED ediyor. Olması gereken de bu..   Ancak bu heyet birkaç kez daha müracaat ederek Bilim kuruluna ve Bölge koruma kuruluna projesini sunuyor. Aynı gerekçelerle red ediliyor..

                        Üç defa projesi red edilen mezkür heyet, proje raporlarını 03.6.2025 tarihinde Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğüne teslim ediyor. 11.06.2025 tarihinde toplanan kurul yine projeye onay vermiyor. İşte bundan sonra ne olduysa oluyor! Kim ya da kimler devreye giriyor  bilemiyoruz… 29.7.2025 tarihinde toplanan Edirne Bölge Anıtlar kurulu, resmiyeti bulunmayan, bilimsel bilgi ve belgelere dayanmadan defalarca müracaatta bulunan adı geçen heyetin projesine bu defa ONAY  veriyor ve halıhazır projeyi de iptal ediyor. İnanılacak gibi değil!

                          Bu rezalet değil de nedir Allah aşkına. Kurulun bu kararı usule ve mevzuata aykırı değil midir? Kaldı ki Bölge kurulu, üst kurulu da görmezden gelmiştir.  Ne oldu Anıtlar kurulunun süreklilik kararlarına! Neden bilimsel bilgi, delil ve analizlerle elde edilen sonuçlara göre karar verilmemiştir. Sonuç itibarıyla devletin kurumu kendi kararlarını çelişik hale getirmiştir. Yazık ama çok yazık işte geldiğimiz nokta….

                           Karar aldırmak gibi görev ve yetkisi olmayan, Resmi ve hukuki temsiliyeti bulunmayan, kendilerine resmi bir hüviyet vermek için Devletin organlarını tanımayarak Vakıf Üniversitesini kullanan, Halkı ve devleti yanıltmaya yönelik tavrı, Halkı yanıltmaya yönelik girişimi, Tezvirat ile  aksi kampanyaları, dolayısıyla mercek altına alınmalıdır diye düşünüyorum.

                            Yaşanan bu rezillikleri Sosyal medyada görerek İstanbul’da yaşayan (İsmi bende mahfuz) Tarih bölümü mezunu, tarihi eserleri koruma sevdalısı Yurttaşımız değerli avukatlarına yetki vererek, Avukatlarının da çok haklı savunmalarıyla Edirne İdare Mahkemesine dava açılmasaydı ve Mahkeme de çok kısa zamanda, yaşanan bu rezaletlere, bu hukuksuzluklara dur diyerek yürütmenin durdurulmasına karar vermeseydi neler olacaktı?

                             Tamamlanmış tüm düzenlemelerin kazınmasına, Kamu zararı ve kaynak israfına, Devlet kurumlarının kendi içinde tenakuza düşmesine, Selimiye Camii’nin UNESCO Dünya mirası listesinden düşmesine, Bilim kurulu gözetiminde devam eden ve dört ay sonra bitmesi gereken restorasyon faaliyetlerine müdahaleyi açık hale getirmesine, aksi bir emsalin oluşumuna kapı aralayacaktı. Bu itibarla Ata yadigarı ve Dünya miras listesindeki Selimiye Camii ve Edirne konusunda hassasiyetlerini gösteren, Sahip çıkan İstanbul’daki yurttaşımıza ve Değerli Avukatlarına bu kenti çok seven biri olarak teşekkür etmeyi de borç biliyorum.

                                İnanıyorum ki İdare Mahkemesi kararı bir üst mahkemeye taşınmaz ve kesinleşir. Aksi takdirde 4 yıldır Selimiye Camiini ziyaret edemeyerek mahrum bırakılan halk daha da bekleyecektir. Edirne ve Bölge turizmi de turizm gelirlerinden mahrum kalacaktır.

Temennim gelecek nesillere bir kafa karışıklığı yaratmadan güzel bir ülke bırakılmasıdır.

Devamını Oku

Edirne kurtuluşunun 103 yıl önceki ilk töreni

Edirne kurtuluşunun 103 yıl önceki ilk töreni
0

BEĞENDİM

ABONE OL

                 Milli mücadeleyi askeri anlamda başarıya ulaştıran Mudanya mütarekesinin ardından 25 Kasım 1922 de Yunan işgalinden kurtulan Edirne’de bu gelişmenin yıldönümü olan 25 Kasım 1923 te ilk defa kurtuluş törenleri düzenlenmiştir. Günümüze kadar da bu törenler her yıl düzenlenmekte ve coşku ile kutlanmaktadır.

                103 yıl önce düzenlenen ilk törenlere bakalım.  Bu tören bölge halkının büyük ilgisine yol açmış 50 bini aşkın coşkun katılımın yanı sıra Yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 14 kişilik bir heyet Meclis Başkanı Fethi Okyar başkanlığında Edirne’ye gönderilmiştir. Dönemin Belediye Başkanı İbrahim Zağra,  kurtuluş tören hazırlıklarına aylar öncesinden başlamış.  Ankara, İstanbul başta olmak üzere çok sayıda il yöneticilerine davet mektupları göndermiş.  Ayrıca Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’e ve Meclise de telgraflar göndermiş.

                    Kurtuluş törenleri kutlama programı hazırlanmış. Program gereği şehrin dört bir yanı Bayraklarla süslenmiş. Tabi bu çok kolay olmamış. Çünkü Yunanlılar Edirne’yi boşaltırken şehirde kırmızı renkli kumaş bırakmadıklarından, görevlilerin önderliğinde halkın da canla başla sağladıkları katkı ile çarşaf ve patiskalar kırmızıya boyanarak yüzlerce bayrak hazırlanmış. Kutlama gününden önce de her taraf bayraklarla donatılmış, Zafer takları konulmuş.

                      Kurtuluş törenlerine katılacak olan, Büyük Millet Meclisi başkanı Fethi Okyar başkanlığındaki 11 kişilik heyet İstanbul temaslarından sonra, oradan katılan Kazım Karabekir Paşa ve diğer 14 kişi ile birlikte 24 Kasım 1923’te Trenle Edirne’ye hareket ediyorlar. Akşam saatlerinde coşkulu bir kalabalık tarafından Fenerlerle, mızıkalarla, marşlarla, sloganlarla karşılanıyorlar. Belediyeye hareket eden heyet üyelerinin bir kısmı Belediyede, diğerleri de Trakya kulübünde ve Vakıflara ait mekanlarda misafir ediliyorlar.

                        25 Kasım sabahı Edirne halkı ve çevreden gelen yurttaşlarımız İşgalden ebedi kurtuluşa ulaşmanın sevgi, coşku ve heyecanıyla sabahın erken saatlerinde, Belediye önünde toplanıyor. Meclis Başkanı Fethi bey ve Kazım Karabekir paşa resmi kabuller yapıyor. Belediye Başkanı İbrahim Zağra günün anlam ve önemine dair heyecanlı konuşma yapıyor. Bu arada o gün bütün işyerleri kapalı oluyor. Sabah 08.00 de Öğrenciler, esnaf cemiyetleri ve halk Türk ocağı önünde toplanarak Vilayet binasındaki törene katılıyor. Daha sonra Orduya teşekkür etmek üzere Askeri daireye gidiliyorlar. İlk kurtuluş töreninin yapılacağı Selimiye önünde oldukça yoğun bir halk topluluğu Ankara’dan gelen Heyeti ve protokoldeki zevatı coşku ile karşılıyor.    Selimiye önündeki törende Belediye Başkanı İbrahim bey, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’in Edirne Belediye Riyaseti Aliyesine hitaplı şu mektubunu coşkulu alkışlar eşliğinde okuyor. “ Davetnamenizi memnuniyetle aldım. Düşman elinde bulunduğu felaketli günlerde elem ve hüznü candan ve derinden hissettiğimiz sevgili Edirne’mizin kurtuluş gününe tesadüf eden bu mutlu gününüzde aranızda bulunmayı cidden arzu ederdim. Hasbelmazere bu şereften mahrumiyetimden dolayı pek müteessirim. Millet Meclisimizden seçilen Milletvekili heyetimiz ve Meclis başkanı Fethi beyefendinin benim de vekilim olarak kabul buyurulmasını rica eder ve güzel şehrinizin muhterem ahalisi için ebedi ferah ve saadet temenni ederim efendim.”  Konuşmaların ardından Selimiye camiinde özel olarak davet edilen hoca tarafından dualar ediliyor. Gece de tüm halkın ve Askerlerin katılımıyla büyük bir fener alayı yapılıyor.

                    Büyük Millet Meclisi heyeti ertesi gün birçok incelemeler ve halkla yaptıkları görüşmelerden sonra 27 Kasım 1923 sabahı Edirne’den ayrılıyor.   Edirne’nin ilk kurtuluş yıldönümü töreninin, halkın bağımsızlık bilincini yansıttığını, Devlet tarafından Edirne’ye verilen siyasi önemi gösterdiğini söylemek mümkün.

                       Ülkemizin ve Şehrimizin bir daha işgal görmemesi dileğiyle 25 Kasım Edirne’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 103’ncü yılında, Milli Mücadelenin ve ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, Kurtuluş mücadelesinde canları pahasına bağımsızlık için mücadele eden, şehit ve gazi olan tüm kahramanlarımıza en derin minnet ve şükran duygularımızı sunuyor, Onları rahmetle anıyor ve manevi huzurlarında saygı ile eğiliyoruz.

              Bu vesile ile tüm Edirne halkımızın bu mutlu günü kutlu olsun.  

Devamını Oku

ATATÜRK  SÖNMEZ BİR IŞIKTIR

ATATÜRK  SÖNMEZ BİR IŞIKTIR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

           Bu gün 10 Kasım..

           Türkiye Cumhuriyeti’nin  kurucusu , tüm dünyaya örnek olmuş büyük devlet adamı , Gazi  Mustafa Kemal  Atatürk’ü  ebediyete intikalinin  87. Yılında giderek büyüyen bir özlemle anıyoruz.

           87 yıl önce Atatürk’ün vefatı üzerine, Yerel Basında, Ulusal Basında ve Dünya basınında neler yazıldığı konusundaki merakımı gidermek ve Okuyucularımızla paylaşmak için araştırma ve inceleme yapmak üzere, İl halk Kütüphanesi yetkililerinin yardım ve katkılarıyla arşive indim. Tarih kokan o günkü gazetelerden elde ettiğim bilgi ve haberleri tarihe kayıt düşmek üzere sizlerle paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum.

           1938 yılında Edirne’de basın yayın hayatını sürdüren bir gazete varmış. Edirne Postası. O tarihlerde her gün yayınlanamıyormuş. 11 Kasım tarihli sayısında Ata’nın ölümünü ”Büyük Şef Atatürk’ümüzü kaybettik. Fakat onun büyük eseri yaşıyor ve yaşayacaktır. Türk milleti bıraktığı emanetin ebedi bekçisidir” manşeti ile duyururken baş sayfadaki resmi tebliğde şöyle deniliyor. Aynen naklediyorum. “Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk’ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir. Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu şefini, İnsanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan zıyaından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki ölmez olan onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye’sidir. Türk gençliği onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyetini daima koruyacak ve onun izinde yürüyecektir. ATATÜRK Türkün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır” deniliyor.

            Arşiv çalışmalarımda Ulusal basından  Ulus gazetesini bulabildim. Gazetenin 9 Kasım Çarşamba günkü sayısının baş sayfasında  yayınlanan  9 kişilik Prof. ve Dr. lar heyeti raporunun 2. Maddesinde ”Bugün saat 18.30 da hastalık birden bire normal seyrinden çıkarak şiddetlenmiş ve sıhhi vaziyetleri yeniden ciddiyet kesbetmiştir. Hararet derecesi 36.4, Nabız muntazam 100, teneffüs 22 dir” deniliyor.

            Ulus gazetesinin Atatürk’ün ölümünün ikici günündeki  sayısında  manşetten” Başımız sağ olsun- Millet Ağlıyor- Göz yaşlarımızı artık ekmeğe katık ediyoruz” ifadeleriyle Atamızın vefatı haber yapılırken tüm sayfalarında fotoğraflarla anlatım yapılıyor,

            Ulusal basında yer alan diğer gazeteler arşivde olmadığından, sadece Ulus gazetesinden yararlanabildim. Bilindiği üzere Mustafa Kemal Atatürk, tüm dünyanın önünde saygı ile eğildiği bir liderdi. Şimdi gelin dünya basınındaki gazetelerin manşetlerine bir bakalım.

             & İngiliz Gazeteleri- “Atatürk adı kadar..muasır hiçbir isim büyük bir saygı telkin etmemiştir” sözleri ile Atatürk’e sayfalar dolusu yer verirken bir başka İngiliz gazetesi  Onun iradesi altında Türkiye Avrupa heyetinin kıymetli bir azası haline geldi” manşeti ile Atatürk’ten övgü ile söz etmektedir.

             & Fransa Paris-soir gazetesi “ Kemal ATATÜRK “ başlığı ile “Muzaffer bir komutan, Türklerin Babası, Yeni Türkiye’yi yaratı, Sultanları kovdu, Kadınlara hürriyet verdi, Fesi kaldırdı, Memleketinde radikal bir inkılap yaptı” ifadeleriyle ve fotoğraflarla Ata’mıza sayfalarında yer vererek taziyelerini iletmişler.

              & Yunan Gazeteleri “Atatürk’ün adı, Dünya tarihinin kahramanları arasında silinmez bir şekilde kalacaktır”başlığından sonra şu ifadeler yer alıyor.” Biz Yunanlılar onun Türk-Yunan dostluğuna ve teşriki mesaisine sarsılmaz inancını heyecanla hatırlayacağız. Eğer  Türkiye büyük kurucusunu kaybediyorsa, Yunanistan da büyük ve emin bir dostunu kaybediyor. Yunan milleti dost ve müttefik Türk milletinin matemine bütün kalbiyle iştirak etmektedir”.  Denilmektedir.

              & Macar Gazeteleri “ Atatürk, ebedi  uykusunu  müsterih olarak uyuyabilir. Zira eserinin dirilen milletine saadet yolunu açtığını biliyordu” başlığı ile baş sayfasında haber yapıyor.

              & Bulgar gazeteleri “Bu müstesna ve büyük adamın ölümünden sonra Dünya, eskisi kadar enteresan değildir” manşeti ile Ata’nın ölümünü halkla paylaşıyor.

              & Alman gazeteleri “ Türk milleti en büyük oğlunu kaybetti” Baş sayfa manşeti ile Türk milletinin büyük acısına samimi olarak iştirak ettiklerini ifade ediyorlar. İcraat adamı olan Atatürk memleketin  ihya ve imarını dahili islahatla ve komşularla takip edilen  bir dostluk politikasıyla temin etmiştir. Beyanlarında bulunuyorlar.

              & Polonya gazeteleri “ Atatürk büyük vatanperver ve askeri  dehadır” manşeti ile, hatırasına heyecanlı yazı ve fotoğraflarla gazetelerde yer vermişlerdir.

              & Çekoslavak  gazeteleri “Atatürk arkasında, istikbalinden emin bir devlet  bırakmıştır” manşetini atarak, Türk milletinin acılarını paylaşmışlar , Atatürk’ün şahsında yeni Türkiye’ye ruh veren bir adam kaybolmuştur. Böyle bir insana sahip oldukları için Türkleri gıpta ediyoruz diyorlar ve günlerce Atatürk’ün başarılarından söz ediyorlar.

              & Sovyet Gazeteleri “ Atatürk’ün ismi Türkiye’nin bütün kurtuluş hareketine bağlıdır” başlığı ile kurtuluş hareketinde Atatürk’ün başarısı bütün dünyanın askeri makamları yüksek takdir ve tasvibine mashar olmuştur demekteler. Devrimlere, Atatürk’ün dünya görüşlerine çok sayıda makalelerle ve fotoğraflarla yer vermişlerdir.

              & İtalyan gazeteleri “ Türkiye’de yeni bir zihniyet yaratan adam” başlığı ile ölüm haberini verirken, Atatürk fotoğrafları ile yazı ve makaleler yer almıştır.

              & Norveç Gazeteleri “Devlet reisleri arasında biricik vaziyete sahip olan Atatürk’tür” manşetini baş sahifelerinde haber yaparken, Atatürk sayesinde Türkiye’nin  güçlü bir ülke olduğunu, Cumhuriyetle emin bir yolda yürüyerek kalkınacağını, dile getirmişler.

              & Romen Gazeteleri ve bu köşeme sığdıramayacağım diğer ülke gazeteleri de, Atatürk’ün ölüm haberine baş sayfalarında yer verirlerken, Devlet Başkanlarının, yöneticilerinin yoğun bir şekilde taziye mesajları da ilettiklerini görmekteyiz. Bu da gösteriyor ki bütün dünya basını, Büyük Önderimizin vefatından oldukça etkilenmişlerdir.  Atatürk’ün ebedi aramızdan ayrılışı ile, yediden yetmişe Türk halkı günlerce gözyaşı dökerken, yas tutarken, insanlık aleminde de onulmaz bir yara uyandırmıştır.

                Sağlığında olsun vefatından sonra olsun,içimizdeki bazı bedbahtlar Atatürk için ihanet zinciri tohumları hep atılmıştır. İtibarsızlaştırma, karalama kampanyalarına tevessül edenler, onun hedeflerini engellemeye çalışanlar, onu yok etmeye çalışanlar, hakarete varan düzeyde eleştirenler olmadı mı? Elbette oldu. Tarih bunlara şahittir.

                Son yıllarda da, adını kitaplardan, cadde ve meydanlardan silme gayretlerine,

Onun en büyük eserim dediği Cumhuriyetin temel taşları ile oynanmasına, onu unutturma gayretlerine üzülerek tanık oluyoruz. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, Gaflet ve delalet içerisinde olanlar tarihin karanlık sayfalarında kaybolup gideceklerdir.

                Türk ulusu Ata’sına, devrimlerine, Cumhuriyet değerlerine, ilkelerine ve onun manevi şahsiyetine her zamankinden daha büyük sevgi ve bağlılıkla sahip çıkacaktır. Atatürk’ün ölümsüzlüğü nesiller boyu devam edecektir. Onu yaşatarak yaşayacağız.

                ŞÜKRAN, GURUR VE ÖZLEMLE ANIYORUZ.

Devamını Oku
escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler