DOLAR 32,2511 0.14%
EURO 35,0023 0.27%
ALTIN 2.417,880,36
BITCOIN 22366992,91%
Edirne
26°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Bayram” değil, “Seyran” değil…!

“Bayram” değil, “Seyran” değil…!

ABONE OL
4 Mayıs 2024 11:15
“Bayram” değil, “Seyran” değil…!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recep Çınar

Hemen hementüm ülkelerde her yıl 1 Mayıs’ta işçilerle ilgili gün kutlanır. Kutlamalar, kimine göre “İşçi Bayramı” kimine göre “Hak Arama”, kimine göre de “Emek ve Dayanışma günü”… olarak yapılır. 

Bayram’ın, sözlük anlamı şöyle: 

  1. İsim Millî veya Dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler.
  2. Özel olarak kutlanan gün veya günler.
  3. Mecaz Sevinç, Neşe… 
  4. Bizim kültürümüzde Bayram buluşma, ferah,  sürur ve şenlik günü demektir. Bayram, Dini ve Milli bakımdan ehemmiyeti olan, milletçe her yıl kutlanan gün veya günlerdir. Bayramlarda buluşma, görüşme, paylaşma vardır.                                                                                                                               

Bayram günlerinde insanlar birbirlerini ziyaret ederler, dargınlar barışır, dostluklar pekişir. Bunun yanında, Ahrete göç edenler anılır. Fakirler unutulmaz, yardımlar yapılır. Çocuklar sevindirilir, hediyeler verilir.

Geçtiğimiz hafta ‘1 Mayıs’ı kutladık. Ama nasıl?  Kimimiz Bayram, Kimimiz hak arama, Kimimiz de işçilerle ilgili bir gün olmasından dolayı “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutladı! Bence en doğrusu, işçilerle ilgili bir gün olması dolayısıyla  “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasıdır. Günümüz dünyasında en çok mağdur edilenlerin başında işçiler gelir. “İşçi Bayramı” dedikleri bu günde bile birçoğu şu veya bu şekilde çalışıyordu!

Peki, Gerçek İşçi Bayramı ne zaman, nasıl olur? 

İşçi, insanca yaşama hakkına sahip olunca onun için “Bayram” olur! Bu da günümüz şartlarında bir İşçi ve Emeklinin en az 30 bin TL maaş alması ile mümkün. Aslında, ülkemiz imkânları tüm insanımızı insanca yaşatmaya yeter. Ama “adil” paylaşımla! Kaynaklarımız rantçılara, sermayeye, faize, saraya, şatafata harcanmamalı!  Mevcut düzende çarklar, zengini daha zengin, fakiri daha fakirleştirmek için dönüyor! Aslına bakarsanız, ödenen vergilerimizden yandaş dernek ve vakıflara aktarılan paralar ile Saray’ın masrafları bile işçilerimizi ve emeklilerimizi insanca yaşama kavuşturmaya yeter!

Buyrun bakalım, geçen yıl kime ne ödenmiş?

  • Okçular Vakfı:  16.640.457,11 TL
  • Türgev: 51.593.040.70 TL
  • Tugva: 74.276.471,18 TL
  • TJ Vakfı: 41.363.939,34 TL
  • Ensar Vakfı: 29.797.240,53
  • Önder İHL Derneği: 13.290.324,65 TL
  • Türkiye Maarif Vakfı: 26.490.665,00 TL
  • İlim Yayma Vakfı: 9.365.326,00 TL
  • İnsan Vakfı: 4.335.820,00 TL
  • Asitane Vakfı: 1.770.454,00 TL
  • Birlik Vakfı: 758.300,00 TL
  • Yeni Dünya Vakfı: 1.401.576,42 TL
  • Darül-Fünun Vakfı: 726.688,50 TL
  • Mahmut Hüdai Vakfı: 16.476.823,48 TL

TOPLAM: 847.592.858,27 TL

Cumhurbaşkanlığı Beştepe Sarayının  2024 yılı  bütçesi : 12,3 milyar TL. Geçen yıla göre artış oranı yüzde 85!  Günde 33,6 milyon, saatte 1,4 milyon, dakikada ise 23 bin lira para harcanıyor. Bunlara benzer daha nice masraflar var! Mesela örtülü ödenek!  Ehhh ne yapalım,  itibardan tasarruf olmazmış!

2023 yılında Açık Döviz Pozisyonları ve KKM (Kur Korumalı Mevduat) uygulamasından Merkez Bankası 818 milyar TL zarar ettirildi! Ama İşçiye, Emekliye gelince paramız yok! Ülkemizde emekliler ile çalışan işçilerin sayısı 30 milyon civarında! Yani nüfusumuzun 1/3’ü kadar! Bunlara bir de bakmakla sorumlu olduklarını eklerseniz nüfusun yarısı demektir! Peki, bu insanlar 1 Mayıs’ı nasıl “Bayram” olarak kutlar? Ne diyordu Milli Görüş Lideri, 54. Hükümetin Başbakanı merhum Prof. Dr. N. Erbakan Hoca; “İşçi Bayramı kutlamakla işçiler bayram etmez! Sıkıysa işçiye % 100 zam ver! Buna da senin yüreğin yetmez”! 

Eskiden çokça kullanılan bir söz vardı; “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü!” şeklinde!  (Beklenmedik bir zamanda durup dururken gösterilen ilginin gizli bir nedeni olduğu düşünüldüğünde kullanılır.) Seyran ise; “Gidiş, açılma, ferahlanma…” anlamlarına gelir. Peki, biz bu durumda nereye gidiyoruz? 

Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde (Tekvir Suresi;26); “Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz? diye soruyor!

Dostça kalın…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.